22 Aralık 2017 Cuma

Yılbaşı Hediyeleşme Etkinliği Eşleşme Sonuçları

22 Aralık 2017 Cuma

Sevili Dostlar,

Ay başında başlattığım Yılbaşı Hediyeleşme Etkinliğimin eşleşmelerini nihayet yaptım. Tek tek kağıtlara adlarımızı yazdım Masal hanımımız çekti.

Aşağıda eşleşme listesini yazmadan önce hediye konseptimizi hatırlatmak istedim.Bildiğiniz üzere Yılbaşı Konsepti çerçevesinde 1 Kupa, 1 Çikolata ve 1 Kozmetik ürünü olarak paketlerimizi hazırlıyoruz.



Hediyelerimizi önümüzdeki hafta kargoya verebilirsek Yılbaşı öncesi arkadaşlarımıza ulaşır diye düşünüyorum. Öncelikle katılan, davet ettiğim ve beni kırmayan tüm arkadaşlarıma çok teşekkür ediyorum.İyi ki varsınız.Hediyeleriniz ulaştıktan sonra güzel yazılarınızı okumak için sabırsızlıkla bekliyorum.

Olmaz ama olur da herhangi bir suistimal, ne bileyim karşılıksız hediye vs durumu olursa tarafıma bildirmenizi de önemle rica ediyorum.

Hepinize tekrar teşekkür eder, yanımda olduğunuz için ayrıca mutluluk duyduğumu da belirtmek isterim.

Sevgiler....


Berikanın günlüğü & Fantagirro

Neşeli Süs Evim & Sessiz Kaldım

Mavi Dükkan & Yeliz'in Keşifleri

Şükran'ca Paylaşımlar & Sevilay Efsa Aktaş

Carpe Diem & Mary's Life

Fatofotofan & Fatma Üzmez

İrem Gökçe & Kırmızı Rujdan Öneriler

Beyda'nın kitaplığı & Ebem kuşağı

Herteldenşef & Masal Zehra 

Emre Bozkuş & Onu6 Yılmaz 

Devamını Oku »

15 Aralık 2017 Cuma

Çevrimdışı Aşk

15 Aralık 2017 Cuma
Yazdan kışa doğru geçerken yine benim kitap okuma deliliğim geri geliyor.Köşe yazılarından, reklamlardan, watpadden, instagramdan yeni çıkan tüm kitapları kendime listeleyip D&R aboneliğimin hakkını veriyorum.Sanıyorum Ayşe ARMAN roportajından sonra verdim Çevrim Dışı Aşk'ın siparişini.Ve 2 akşamda okudum bitti.Kocan kadar konuş serisinin yazarı Şebnem BURCUOĞLU'nun kitabı.



Kısaca size de bahsetmek itiyorum.Yine bir beyaz yakalı hayatı var kitapta.Kafayı terfiyle,işle kariyerle bozmuş daha doğrusu anneden o şekilde yetiştirilmiş sonrasında kendini Datça gibi muhteşem bir doğa harikasında bulmuş Kumru'muz.

Babaannesinden kalan Datça daki muhteşem evinde bir hayat sürmeye başlamış Kumrumuzun o ''muhteşem'' evle ilgili yaşadıklarını okumalısınız. Herkesin bir Ege hayalinin olduğu günümüzde egeye kaçmış insanların güzelliklerini de anlatan kitabı çok severek okudum. E ege var, organik hayat var peki aşk derseniz oda var. İçinde sıcacık bir aşkın da geçtiği kitabı eğlenerek okuyacağınızı düşünüyorum.Alın okuyun pişman olmayacaksınız.

E hadi tanıtım bülteni de aşağıda daha ne yapayım.

Keyifli okumalar;)



KOCAN KADAR KONUŞ SERİSİNİN YAZARI
ŞEBNEM BURCUOĞLU’NDAN %100 ORGANİK BİR AŞK MASALI
Merhaba sevgili okur,
Ben Kumru, baharı bekleyen Kumru. Gerçi ben baharı değil, sonuna kadar hak ettiğim o terfi yi bekliyorum ama merak etmeyin, kendisi kapıda.
Size zirveye çok yakın bir yerden sesleniyorum. Önümde duran Beyaz Yakalılar Diyarı haritasını net bir şekilde okuyabiliyorum. Bir tarafında CEO ve CFO sıradağları görünüyor, ki kendileri çok yüksek ve diktir, doğru ekipmana ve gerektiğinde fazla ağırlık olarak aşağı atabileceğiniz birkaç elemana ihtiyacınız vardır. Diğer tarafta on beş yıldır terfi edemeyip demirbaşa dönüşenler düzlüğü bulunuyor. Şu tam ortadaki karaltı, masum stajyerlerin çırpındığı fotokopi bataklığı. En uçta ise, her şeyi bırakıp bir sahil kasabasına yerleşerek salatalık domates yetiştirenler yarımadası mevcut. “Organik de organik” diye delirenlerin sürgüne gönderildiği bir yer burası. Canlarım ya, asıl bunlar baharı bekliyor. Ben tabii ki buraya asla ayak basmayacağım. Son derece kurumsalım. Bekle beni zirve, bayrağımı dikeceğim en tepeye!
“…Organik yaşamdan söz edip de Ege’de küçük bir sahil kasabasına yerleşme olayına değinmezsem olmaz. Tamam çok şahane, geride kalanlara ‘Allah kurtarsın gençler’ deyip her şeyden kaçmak istiyorsun da sen kurumsal olarak formatlanmışsın bir kere. O konuda ne yapacaksın? Elektrik kesilecek, cep telefonun çekmeyecek, oralarda kışın in cin top oynayacak, börtü, böcek, solucan,örümcek... Hiç düşündün mü işin bu tarafını? Sen Ege’yi istiyorsun da Ege de seni istiyor mu bakalım?...”

(Tanıtım Bülteninden)
Devamını Oku »

11 Aralık 2017 Pazartesi

Önce Ben mi ?

11 Aralık 2017 Pazartesi

Bugün size bir şeyden bahsetmek istiyorum. Bize öğretilmiş, kişisel gelişim kitaplarında, seminerlerinde, tüm kişisel gelişim içeren konuşmalarda bahsedilmiş önce 'BEN' kavramından.
Evet Ben, önce Ben, Benim düşüncelerim, Ben'im istediklerim gibi gibi bir sürü cümle sayabilirim size.3 yaşında bir çocuk annesiyim bildiğiniz üzere ve 29 yaşındayım.Bir kadının farkındalık yaşı derler ya hani işte o yaşların başındayım. Çocuğuma vermek istediklerim, öğretmem gerekenler, nasıl daha bilinçli bir çocuk yetiştirebilirim düşünceleri ile geçen zamanlardayım.

Ben kaygısı gütmeden yaşamaya çalıştım hep bu yaşıma kadar, benim istediklerimden çok ne verebilirim le geçirdim hayatımı. Şimdi bir dönüp bakıyorum çevreme, insanlara nasıl bu hala geldik diye düşünüyorum.

Bir kere kimse kimseyi sevmiyor artık sevmeyi de geçtim saygı diye bir kavram kalmadı. Elinde en ufak bir güç olan, az biraz sözü geçen ya da sayılan biri olan birilerini ezmeye, birilerini işinden etmeye hatta ve hatta toplumdan silmeye çabalar bir halde.



Ne zaman oldu bütün bunlar nasıl bitti bu çevremizdeki insanları düşünmeme hali diye düşünürken  bize öğretilen önce Ben kavramı insanlığımızı elimizden aldı diye düşünmeye başladım. Sosyal medya da takip ettiğim bir çok arkadaş var yüz binlerde, milyonlarda takipçili arkadaşlar bunlar. Bir sorun mu oldu atıyorum kargo poşeti yırtık geldi, atıyorum alışveriş yaptığı bir mağaza da haklı veya haksız bir olay yaşadı hop sosyal medya da linç ediyor firmayı veya çalışanı. Ondan sonra marka koruma programı dahilinde bu şahısa hediyeler, özürler vs vs. Bende yapılan haksızlık karşısında durmayı, hakkımı aramayı çok çok iyi bilirim ama karşında da insanlar olduğunu, herkesin bir hata yapabilitesi olduğunu, ve hatta en ufacık bir ihmal veya hata sonucu insanların ölebildiğinin bilincindeyim bu nedenle benim için hata, ihmal bazı durumlarda göz ardı edilebilir gibi geliyor bana.

Mesela ben çok fazla kitap okurum, blog öncesinde bazı forum sitelerinde dost sohbetlerinde kitap konusu geçtiğinde mutlaka yazar veya kitap hakkında yorumum olur. Blog açtıktan sonra burada da okuduğum kitaplardan bazılarını yorumluyorum. Bir çok  kitap yorumu yapan Blogger veya sözlük takip ediyorum.İnanın okuduğum yorumlardan sonra durup ben mi yanlış okuyorum yada anlıyorum diye düşünmüşlüğüm bile var. Bazı Bloglar da kesinlikle kitabı okumadığına emin olduğum bir kaç yorum bile gördüm ki yine yazarı linç eden yorumlardı.

Günlük hayatınıza bir bakın, neler neler var şahit olduğumuz farkında olduğumuz yada olamadığımız.Hani hep şikayet ettiğimiz, hayıflandığımız konular var hepinizin bildiği. İşte yaşlılara -  hamilelere - çocuklu yolculara yer verme meselesi,hastanelerde öncelik vermemiz gereken durumlar, çocuklarımızın park sıraları vs. vs. inanın bir çok örnek sayarım size hepside önce ben dediğimiz için yaşanan olaylar.

Kendi kendime düşünüyorum bu konuyu bu aralar çocuğuma Ben kavramını nasıl anlatmalıyım, nasıl aşılamalıyım ona insanlara değer vermesi gerektiğini, nerede Ben nerede karşımdaki insan diyeceğini kafamda yüzlerce sonu gelmeyen soru var. Ama şunu çok iyi biliyorum ki ben içinde insanlığını, merhametini ve karşılıksız sevgisini yaşayabilen bir evlat yetiştireceğim. Buna inanıyorum, elimden geleni de yapacağımı biliyorum. Arkanda gülen bir yüz bırakmak, insanlara saygılı davranmak, gerektiği yerde kendini düşünerek hakkını savunmak, büyüklerinin veya küçüklerinin hakkını gasp etmemek bunlar benim hayatımda ki önemli kavramlar biliyorum  ki kızımda böyle büyüyecek. Sonuç olarak hep söylerim belki denk gelmişsinizdir Kendi yapamadığımız veya olamadığımız şeyleri çocuklarımıza dayatamayız biz neysek onlarda o olacaklar.


Daha yazacak söyleyecek çok örnek var ama sizlerinde yorumlarını merak ediyorum. Bu şekilde denk geldiğiniz, Ben kavramının yarattığı sorunlar, problemler yada her neyse adı çevreniz de fark ettiğiniz neler var merak ediyorum.


Sevgiyle kalın....

Devamını Oku »

4 Aralık 2017 Pazartesi

Yılbaşı Hediyeleşme Etkinliği

4 Aralık 2017 Pazartesi


Selam dostlar,

Yılbaşının yaklaştığı, yeni bir yıla gireceğimiz hepimizin birer yaş daha alacağı 2018 e çok az bir zaman kaldı.Tüm sosyal medya, bloglar, gazeteler ve daha bir çok mecrada reklamlar, yayınlar hatta firmaların hediye gönderimleri başladı.Benim içim kıpır kıpır olur her yılbaşı döneminde, seviyorum yılın en ışıltılı zamanlarını. Ama şunu da söylemeden geçemeyeceğim ben Noel i değil yeni bir yılın gelişini kutluyorum.

Çünkü ben umut dolu yaşıyorum, yeni yıldan da bir çok hedefim ve isteğim var. Yeni bir kere yeni bir şeyi kim sevmez ki. Dünya da Türkiye'de yeni yılda değişmesini istediğim bir çok hayalim ve umudum var. Umarım 2018 başta ailemize, sonra ülkemize ve milletimize tabi ki Dünyamıza çok iyi gelir.



İşte tüm bu duygularımın başladığı dönemde  hem biraz nostalji olsun, hemde bu kadar şey paylaştığımız Blogger dostlarımızla birbimize somut birer anımız olsun diye bir hediyeleşme etkinliği yapmaya karar verdim.Bir iki Blogger dostumdan da olumlu dönüş alınca start vermeye karar verdim.

Yapılacaklar çok basit, katılmak isteyen blogger arkadaşlarımız postun altına yorumlarını bırakırlarsa 20 Aralık ta yapacağım eşleşmeyi ertesi gün açıklayacağım ve birbirimize hediyelerimizi göndereceğiz.Eskiden sınıflarımızda yaptığımız Yılbaşı çekilişleri gibi.Geçen senelerde bende katılmıştım böyle bir etkinliğe ve çok mutlu olmuştum kendi adıma.Tabi ki beni takip ediyor oluşunuzu ve Post'u G+ yapmanızı hatırlatmama gerek yok ;)

Konsept olarak  Yılbaşı konseptindeyiz ve herkesin bütçesine uymasını istediğimden hediye konusunu sınırlandırmak istiyorum hem kimsenin kimseye hakkı geçmesin hemde herkes mutlu olsun amaç. Yani uzun lafın kısası Yılbaşı konsepti çerçevesinde 1 Kupa, 1 çikolata ve 1 de kozmetik ürünü şeklinde sınırlandırmak istiyorum.Kozmetik ürünü olarak bu işin sınırı olmadığından herkes kendi bütçesine ve arzusuna göre dilediği şekilde değerlendirebilir. Dileyen eşleşmesine göre istediği hediyeyi, notu içinden geleni ekleyebilir.


Konuyla ilgili söylemem gereken bir şey olmadığını düşünüyorum ancak varsa sorunuz zevkle yanıtlayabilirim. Umarım bol katılımlı ve bol hediyeli bir etkinliğimiz olur herkes mutlu olur.

Sevgiler...
Devamını Oku »