22 Aralık 2017 Cuma

Yılbaşı Hediyeleşme Etkinliği Eşleşme Sonuçları

22 Aralık 2017 Cuma

Sevili Dostlar,

Ay başında başlattığım Yılbaşı Hediyeleşme Etkinliğimin eşleşmelerini nihayet yaptım. Tek tek kağıtlara adlarımızı yazdım Masal hanımımız çekti.

Aşağıda eşleşme listesini yazmadan önce hediye konseptimizi hatırlatmak istedim.Bildiğiniz üzere Yılbaşı Konsepti çerçevesinde 1 Kupa, 1 Çikolata ve 1 Kozmetik ürünü olarak paketlerimizi hazırlıyoruz.



Hediyelerimizi önümüzdeki hafta kargoya verebilirsek Yılbaşı öncesi arkadaşlarımıza ulaşır diye düşünüyorum. Öncelikle katılan, davet ettiğim ve beni kırmayan tüm arkadaşlarıma çok teşekkür ediyorum.İyi ki varsınız.Hediyeleriniz ulaştıktan sonra güzel yazılarınızı okumak için sabırsızlıkla bekliyorum.

Olmaz ama olur da herhangi bir suistimal, ne bileyim karşılıksız hediye vs durumu olursa tarafıma bildirmenizi de önemle rica ediyorum.

Hepinize tekrar teşekkür eder, yanımda olduğunuz için ayrıca mutluluk duyduğumu da belirtmek isterim.

Sevgiler....


Berikanın günlüğü & Fantagirro

Neşeli Süs Evim & Sessiz Kaldım

Mavi Dükkan & Yeliz'in Keşifleri

Şükran'ca Paylaşımlar & Sevilay Efsa Aktaş

Carpe Diem & Mary's Life

Fatofotofan & Fatma Üzmez

İrem Gökçe & Kırmızı Rujdan Öneriler

Beyda'nın kitaplığı & Ebem kuşağı

Herteldenşef & Masal Zehra 

Emre Bozkuş & Onu6 Yılmaz 

Devamını Oku »

15 Aralık 2017 Cuma

Çevrimdışı Aşk

15 Aralık 2017 Cuma
Yazdan kışa doğru geçerken yine benim kitap okuma deliliğim geri geliyor.Köşe yazılarından, reklamlardan, watpadden, instagramdan yeni çıkan tüm kitapları kendime listeleyip D&R aboneliğimin hakkını veriyorum.Sanıyorum Ayşe ARMAN roportajından sonra verdim Çevrim Dışı Aşk'ın siparişini.Ve 2 akşamda okudum bitti.Kocan kadar konuş serisinin yazarı Şebnem BURCUOĞLU'nun kitabı.



Kısaca size de bahsetmek itiyorum.Yine bir beyaz yakalı hayatı var kitapta.Kafayı terfiyle,işle kariyerle bozmuş daha doğrusu anneden o şekilde yetiştirilmiş sonrasında kendini Datça gibi muhteşem bir doğa harikasında bulmuş Kumru'muz.

Babaannesinden kalan Datça daki muhteşem evinde bir hayat sürmeye başlamış Kumrumuzun o ''muhteşem'' evle ilgili yaşadıklarını okumalısınız. Herkesin bir Ege hayalinin olduğu günümüzde egeye kaçmış insanların güzelliklerini de anlatan kitabı çok severek okudum. E ege var, organik hayat var peki aşk derseniz oda var. İçinde sıcacık bir aşkın da geçtiği kitabı eğlenerek okuyacağınızı düşünüyorum.Alın okuyun pişman olmayacaksınız.

E hadi tanıtım bülteni de aşağıda daha ne yapayım.

Keyifli okumalar;)



KOCAN KADAR KONUŞ SERİSİNİN YAZARI
ŞEBNEM BURCUOĞLU’NDAN %100 ORGANİK BİR AŞK MASALI
Merhaba sevgili okur,
Ben Kumru, baharı bekleyen Kumru. Gerçi ben baharı değil, sonuna kadar hak ettiğim o terfi yi bekliyorum ama merak etmeyin, kendisi kapıda.
Size zirveye çok yakın bir yerden sesleniyorum. Önümde duran Beyaz Yakalılar Diyarı haritasını net bir şekilde okuyabiliyorum. Bir tarafında CEO ve CFO sıradağları görünüyor, ki kendileri çok yüksek ve diktir, doğru ekipmana ve gerektiğinde fazla ağırlık olarak aşağı atabileceğiniz birkaç elemana ihtiyacınız vardır. Diğer tarafta on beş yıldır terfi edemeyip demirbaşa dönüşenler düzlüğü bulunuyor. Şu tam ortadaki karaltı, masum stajyerlerin çırpındığı fotokopi bataklığı. En uçta ise, her şeyi bırakıp bir sahil kasabasına yerleşerek salatalık domates yetiştirenler yarımadası mevcut. “Organik de organik” diye delirenlerin sürgüne gönderildiği bir yer burası. Canlarım ya, asıl bunlar baharı bekliyor. Ben tabii ki buraya asla ayak basmayacağım. Son derece kurumsalım. Bekle beni zirve, bayrağımı dikeceğim en tepeye!
“…Organik yaşamdan söz edip de Ege’de küçük bir sahil kasabasına yerleşme olayına değinmezsem olmaz. Tamam çok şahane, geride kalanlara ‘Allah kurtarsın gençler’ deyip her şeyden kaçmak istiyorsun da sen kurumsal olarak formatlanmışsın bir kere. O konuda ne yapacaksın? Elektrik kesilecek, cep telefonun çekmeyecek, oralarda kışın in cin top oynayacak, börtü, böcek, solucan,örümcek... Hiç düşündün mü işin bu tarafını? Sen Ege’yi istiyorsun da Ege de seni istiyor mu bakalım?...”

(Tanıtım Bülteninden)
Devamını Oku »

11 Aralık 2017 Pazartesi

Önce Ben mi ?

11 Aralık 2017 Pazartesi

Bugün size bir şeyden bahsetmek istiyorum. Bize öğretilmiş, kişisel gelişim kitaplarında, seminerlerinde, tüm kişisel gelişim içeren konuşmalarda bahsedilmiş önce 'BEN' kavramından.
Evet Ben, önce Ben, Benim düşüncelerim, Ben'im istediklerim gibi gibi bir sürü cümle sayabilirim size.3 yaşında bir çocuk annesiyim bildiğiniz üzere ve 29 yaşındayım.Bir kadının farkındalık yaşı derler ya hani işte o yaşların başındayım. Çocuğuma vermek istediklerim, öğretmem gerekenler, nasıl daha bilinçli bir çocuk yetiştirebilirim düşünceleri ile geçen zamanlardayım.

Ben kaygısı gütmeden yaşamaya çalıştım hep bu yaşıma kadar, benim istediklerimden çok ne verebilirim le geçirdim hayatımı. Şimdi bir dönüp bakıyorum çevreme, insanlara nasıl bu hala geldik diye düşünüyorum.

Bir kere kimse kimseyi sevmiyor artık sevmeyi de geçtim saygı diye bir kavram kalmadı. Elinde en ufak bir güç olan, az biraz sözü geçen ya da sayılan biri olan birilerini ezmeye, birilerini işinden etmeye hatta ve hatta toplumdan silmeye çabalar bir halde.



Ne zaman oldu bütün bunlar nasıl bitti bu çevremizdeki insanları düşünmeme hali diye düşünürken  bize öğretilen önce Ben kavramı insanlığımızı elimizden aldı diye düşünmeye başladım. Sosyal medya da takip ettiğim bir çok arkadaş var yüz binlerde, milyonlarda takipçili arkadaşlar bunlar. Bir sorun mu oldu atıyorum kargo poşeti yırtık geldi, atıyorum alışveriş yaptığı bir mağaza da haklı veya haksız bir olay yaşadı hop sosyal medya da linç ediyor firmayı veya çalışanı. Ondan sonra marka koruma programı dahilinde bu şahısa hediyeler, özürler vs vs. Bende yapılan haksızlık karşısında durmayı, hakkımı aramayı çok çok iyi bilirim ama karşında da insanlar olduğunu, herkesin bir hata yapabilitesi olduğunu, ve hatta en ufacık bir ihmal veya hata sonucu insanların ölebildiğinin bilincindeyim bu nedenle benim için hata, ihmal bazı durumlarda göz ardı edilebilir gibi geliyor bana.

Mesela ben çok fazla kitap okurum, blog öncesinde bazı forum sitelerinde dost sohbetlerinde kitap konusu geçtiğinde mutlaka yazar veya kitap hakkında yorumum olur. Blog açtıktan sonra burada da okuduğum kitaplardan bazılarını yorumluyorum. Bir çok  kitap yorumu yapan Blogger veya sözlük takip ediyorum.İnanın okuduğum yorumlardan sonra durup ben mi yanlış okuyorum yada anlıyorum diye düşünmüşlüğüm bile var. Bazı Bloglar da kesinlikle kitabı okumadığına emin olduğum bir kaç yorum bile gördüm ki yine yazarı linç eden yorumlardı.

Günlük hayatınıza bir bakın, neler neler var şahit olduğumuz farkında olduğumuz yada olamadığımız.Hani hep şikayet ettiğimiz, hayıflandığımız konular var hepinizin bildiği. İşte yaşlılara -  hamilelere - çocuklu yolculara yer verme meselesi,hastanelerde öncelik vermemiz gereken durumlar, çocuklarımızın park sıraları vs. vs. inanın bir çok örnek sayarım size hepside önce ben dediğimiz için yaşanan olaylar.

Kendi kendime düşünüyorum bu konuyu bu aralar çocuğuma Ben kavramını nasıl anlatmalıyım, nasıl aşılamalıyım ona insanlara değer vermesi gerektiğini, nerede Ben nerede karşımdaki insan diyeceğini kafamda yüzlerce sonu gelmeyen soru var. Ama şunu çok iyi biliyorum ki ben içinde insanlığını, merhametini ve karşılıksız sevgisini yaşayabilen bir evlat yetiştireceğim. Buna inanıyorum, elimden geleni de yapacağımı biliyorum. Arkanda gülen bir yüz bırakmak, insanlara saygılı davranmak, gerektiği yerde kendini düşünerek hakkını savunmak, büyüklerinin veya küçüklerinin hakkını gasp etmemek bunlar benim hayatımda ki önemli kavramlar biliyorum  ki kızımda böyle büyüyecek. Sonuç olarak hep söylerim belki denk gelmişsinizdir Kendi yapamadığımız veya olamadığımız şeyleri çocuklarımıza dayatamayız biz neysek onlarda o olacaklar.


Daha yazacak söyleyecek çok örnek var ama sizlerinde yorumlarını merak ediyorum. Bu şekilde denk geldiğiniz, Ben kavramının yarattığı sorunlar, problemler yada her neyse adı çevreniz de fark ettiğiniz neler var merak ediyorum.


Sevgiyle kalın....

Devamını Oku »

4 Aralık 2017 Pazartesi

Yılbaşı Hediyeleşme Etkinliği

4 Aralık 2017 Pazartesi


Selam dostlar,

Yılbaşının yaklaştığı, yeni bir yıla gireceğimiz hepimizin birer yaş daha alacağı 2018 e çok az bir zaman kaldı.Tüm sosyal medya, bloglar, gazeteler ve daha bir çok mecrada reklamlar, yayınlar hatta firmaların hediye gönderimleri başladı.Benim içim kıpır kıpır olur her yılbaşı döneminde, seviyorum yılın en ışıltılı zamanlarını. Ama şunu da söylemeden geçemeyeceğim ben Noel i değil yeni bir yılın gelişini kutluyorum.

Çünkü ben umut dolu yaşıyorum, yeni yıldan da bir çok hedefim ve isteğim var. Yeni bir kere yeni bir şeyi kim sevmez ki. Dünya da Türkiye'de yeni yılda değişmesini istediğim bir çok hayalim ve umudum var. Umarım 2018 başta ailemize, sonra ülkemize ve milletimize tabi ki Dünyamıza çok iyi gelir.



İşte tüm bu duygularımın başladığı dönemde  hem biraz nostalji olsun, hemde bu kadar şey paylaştığımız Blogger dostlarımızla birbimize somut birer anımız olsun diye bir hediyeleşme etkinliği yapmaya karar verdim.Bir iki Blogger dostumdan da olumlu dönüş alınca start vermeye karar verdim.

Yapılacaklar çok basit, katılmak isteyen blogger arkadaşlarımız postun altına yorumlarını bırakırlarsa 20 Aralık ta yapacağım eşleşmeyi ertesi gün açıklayacağım ve birbirimize hediyelerimizi göndereceğiz.Eskiden sınıflarımızda yaptığımız Yılbaşı çekilişleri gibi.Geçen senelerde bende katılmıştım böyle bir etkinliğe ve çok mutlu olmuştum kendi adıma.Tabi ki beni takip ediyor oluşunuzu ve Post'u G+ yapmanızı hatırlatmama gerek yok ;)

Konsept olarak  Yılbaşı konseptindeyiz ve herkesin bütçesine uymasını istediğimden hediye konusunu sınırlandırmak istiyorum hem kimsenin kimseye hakkı geçmesin hemde herkes mutlu olsun amaç. Yani uzun lafın kısası Yılbaşı konsepti çerçevesinde 1 Kupa, 1 çikolata ve 1 de kozmetik ürünü şeklinde sınırlandırmak istiyorum.Kozmetik ürünü olarak bu işin sınırı olmadığından herkes kendi bütçesine ve arzusuna göre dilediği şekilde değerlendirebilir. Dileyen eşleşmesine göre istediği hediyeyi, notu içinden geleni ekleyebilir.


Konuyla ilgili söylemem gereken bir şey olmadığını düşünüyorum ancak varsa sorunuz zevkle yanıtlayabilirim. Umarım bol katılımlı ve bol hediyeli bir etkinliğimiz olur herkes mutlu olur.

Sevgiler...
Devamını Oku »

28 Kasım 2017 Salı

Cennetin Bir' İNCİ günü

28 Kasım 2017 Salı
Nasıl başlasam anlatmaya neler söylesem diye kitap bittiğinden beri düşünüyorum. Süreyya ve İnci'nin hikayesinden bahsediyorum. Kitap çıkartığını duyunca ön siparişle hemen aldım kitabı ve çok kısa zamanda elimde oldu. Öncelikle şunu söyleyeyim ki Süreyya'nın İnciden önce yaşadıkları, hissettikleri, İrem bana çok tanıdık gelen ve benzer hikayelerimizin olduğunu gösterdi.Tabi bir çok yerinde konuşsana kızım Süreyya diye içim içimi yedi ben o kadar sessiz kalamazdım bir çok şeye.

Sonrasında o çok kıymetli mücevherini boynuna taktığında Süreyya Doktorun Down Sendromlu olduğunu biliyor muydunuz sözüne, Bebeğinizi almak zorundayız ile başlayan bizim hikayemizde de bir çok şeyin benzer olduğunu gördüm.

Kitabı okurken de Masal'a hamile kaldığımda aklımdan geçen korkularım, hamilelikte yapılması gereken testleri yaptırmayışım hepsi geçti gözümün önünden. Yaptırmadım çünkü benim için hiç önemli değildi sonucu ne olur sa olsun benim bebeğimdi beni seçmişti. Süreyya'nın da düşüncelerinin benzerliği, bebeğine sımsıkı sarılışı, sevgisi, merhameti bir çok duygusunu hissetmek çok ama çok keyifliydi.

Okurken bir çok yerinde ne kadar açık sözlüymüş Süreyya, ne kadar dürüst ve ne kadar kompleksizmiş dedim kendi kendime, hayatının bir çok olayını ve duygusunu filtresiz anlatmış. Ben kendi adıma Sürayya'yı ve İnci'yi tanıdığıma çok sevindim. Umarım annesi gibi bir kız olur İnci, nice upuzun sağlıkla geçen bir ömrü olur. İnci Özel bir çocuk ve benim hayatımda da çok özel bir yere oturdu bu kitapla birlikte.

Süreyya'nın amacını, hislerini,  bebeğini büyütürken yaşadığı korkuları, karşılaştığı zorlukları, acımasız insanları, bebeğinin maruz kalabileceğini düşündüğü sıkıntılarını hepsini ve daha fazlasını  kitapta bulabilirsiniz. Bence Süreyya sadece Türkiye de değil  Dünyada amacına ulaşacak.
Keşke İnci yakınımda olabilse de Masalla birlikte büyüse diyorum şimdi İnciye baktıkça.

Gözlerinin içi hep ışıldasın, hep kaybolsun o güzel gözlerin gülerken güzel İnci...

                                   


Sevgiyle...

İnciler nasıl oluşur bilir misiniz?
İçlerine küçük bir kum tanesi kaçtığında istiridyeler bundan büyük rahatsızlık duyar ve kendilerine özgü bir salgı oluşturmaya başlarlar. Bu salgı, küçük kum tanesinin etrafında ipeğimsi bir koza örer. Aradan zaman geçtikçe bu koza sertleşir ve ortaya muhteşem parlaklıkta bir inci çıkar. İşte, Süreyya ile güzeller güzeli kızı İnci’nin hikâyesi de tam olarak böyle başlamıştı.
Tekirdağ’dan Hakkâri’ye uzanan zorlu hayat mücadelesini, günün birinde İnci gibi değerli bir mücevhere sahip olmak uğruna verdiğinden habersiz olan Süreyya, kızını kucağına aldığı o büyük günde doktorun ağzından dökülen sözcüklerle hayatının bir kez daha altüst olduğunu sanmıştı. “Down sendromlu olduğunu biliyor muydunuz?”
Hayır, bilmiyordu… Ama öğrenecek ve herkese istiridyenin içindeki İnci’nin masalını anlatacaktı. +1 kromozom fazla ya da eksik olmanın bir fark yaratmadığını, büyük bir farkındalık yaratarak tüm dünyaya öğretecekti. En önemlisi de İnci’lerin ne kadar güzel güldüğünü ve koskoca evrende evlat kokusuyla yarışabilecek başka hiçbir koku olmadığını gösterecekti yüz binlere…
Cennetin Bir’İnci Günü, bir annenin istiridyenin içindeki inci misali küllerinden yeniden doğuşunun masalını anlatırken, evlat sevgisinin ötesinde hiçbir gücün olmadığını bizlere bir kez daha hatırlatıyor. Ve İnci’nin ışığı, her sayfada yürekleri biraz daha aydınlatıyor.

(Tanıtım bülteninden)




Devamını Oku »

24 Kasım 2017 Cuma

BLACK FRIDAY'DA SİBER SALDIRGANLARA DİKKAT

24 Kasım 2017 Cuma
Aslında uzun zamandır yazmak istediğim bir yazıydı ancak geçen hafta yazdığım yazımı Black Friday'e saklamayı tercih ettim.

Özellikle biz kadınların heyecanla beklediği, gaza gelip gerekmediği halde hatta belki de evde aynısından olduğu halde deli gibi alışveriş yaptığımız o malum günde dikkatinizi çekmek istediğim başka bir konu var.

Black friday 'de Siber Saldırganların % 80  arttığını biliyor muydunuz ?  Bu güne özel kurulmuş 32.000 'den fazla Sahte Black Friday uygulaması olduğunu peki?

Bu uygulamaların amacı kullanıcıları aldatmak, alışveriş yapan kişinin kredi kartı bilgilerine erişmek, Facebook ve Gmail oturum açma bilgilerini ele geçirmek ve kötü amaçlı yazılımlar indirmek gibi bir çok tehdidi barındırıyor. Daha da kötüsü bu uygulamar App Store ve Google Play gibi resmi uygulama mağazalarında yer alıyor.Yani uygulama mağazasından aldıklarımız da da büyük sıkıntılar var buda başka bir konu ki nasıl orada bulunabiliyorlar?

Her zaman olduğu gibi insanların zaaflarından veya boşluklarından yararlanmak isteyen bir çok kişi veya kuruluş mevcut. Peki Siber saldırılardan ve dolandırıcılardan korunmak için ne yapmalıyız.Esasen sadece bugüne özel değil her İnternet alışverişinde geçerli kuralları Global güvenlik yazılımları şirketi Bitdefender Antivürüs, bilgisayarlarımız ve akıllı telefonlar ile güvenli alışveriş için önemli ipuçları paylaştı.İşte bu ipuçları biz teknoloji çağı insanları için önemli hadi buyurun bir bakalım;

1. Sahte uygulamalardan korunmak için mağazanın web sitesini ziyaret ederek uygulamaya bağlantı verip vermediğine bakın. Sahte Black Friday uygulamalarından korunmanın en kolay yolu, mobil tarayıcınızdan mağazanın resmi web sitesine giderek uygulamaya bağlantı verip vermediğini kontrol etmektir. Birçok mobil tarayıcı, eğer bir web sitesinin halihazırda bir uygulaması varsa, üst veya alt kısımda sayfayı uygulamada açmak isteyip istemediğinizi soran bir mesaj verir.


2. Black Friday temalı içeriklere hemen kanmayın, gelen maillerin adresini ve doğruluğunu kontrol edin. Kötü niyetli kişilerin göndereceği linklere tıkladığınız anda tüm kişisel bilgileriniz dolandırıcıların eline kolayca geçebilir. İyi niyetli gibi gözüken e-postaların arkasında da kötü planların olabileceğinden şüphe edin. Düşünmeden gireceğiniz linkler sizi virüs bulaştıran sitelerin avı haline getirebilir.


3. Abartılı kampanya, indirim ve hediye tekliflere itibar etmeyin, güvensiz ağlar üzerinden sahte satın almalara yönlendirebilecek linklerden uzak durun. Eğer gördüğünüz bir kampanya gerçek olamayacak kadar cazipse, büyük bir olasılıkla gerçek değildir. Kampanyanın gerçek olduğunu düşünüyorsanız yeni bir tarayıcı açarak web sitesinin adresini doğrudan bu adres çubuğuna yazın. Doğrudan marka tarafından duyurulan fırsatlara güvenin. Her ne olursa olsun online alışverişiniz için mutlaka düşük bakiyeli bir sanal kart kullanın.


4. Bildiğiniz ve güvendiğiniz adreslerden alışveriş yapın. Daha önce denediğiniz ve memnun kaldığınız yada kendini kanıtlamış online alışveriş sitelerinden alışveriş yapın. Alışveriş yaptığınız sitenin SSL sertifikası kullandığından emin olun. Güvenli ve şifrelenmiş bir web sitesi adresi HTTP ile değil, HTTPS ile başlar ve adres çubuğunda kilit simgesi görünür.


5. Verdiğiniz bilgilere dikkat edin. Alışveriş yaptığınız site siparişiniz için gerekli bilgiler dışında çok daha fazla soru soruyorsa, bu özel soruları cevaplamayın ve alışverişinizi sonlandırın. Bazı kötü amaçlı yazılımlar, çevrimiçi formlara satır ekleyerek siber suçluların özel bilgilerinizi çalmasına neden olabilir.


6. Ücretsiz ve halka açık Wi-Fi erişim noktalarından uzak durun. Siber saldırganlar tarafından kontrol edilen ücretsiz bir Wi-Fi ağına bağlandığınızda cihazınızdaki kritik bilgileri farkında olmadan dolandırıcılara kaptırabilirsiniz. Eğer evinizin internetine bağlı değilseniz ve online bir işlem yapmanız gerekiyorsa, mobil veri ağınızı kullanın. Eğer bir Wi-Fi ağına bağlanmak zorundaysanız, mobil güvenlik çözümü içeren bir VPN ile bağlantı kurduğuna emin olun.



7. Verilerinizi yedekleyin. Bilgisayarınızın virüs saldırısı sonucunda çökmesi gibi tehlike durumlarında veri kaybını önlemek için, bilgilerinizi düzenli bir şekilde yedeklemeyi unutmayın.


8. Hesap özetlerini ve kredi kartı ekstrelerini kontrol edin. Online alışveriş yaptıktan sonra hesap özetinde yada kredi kartı ekstresinde şüpheli bir harcama görürseniz hemen bankanızla iletişime geçin.


9. İşletim sisteminizin ve antivirüs yazılımınızın güncel olduğundan emin olun. Güncellemeler sizi dolandırıcılığa ve zararlı yazılımlara karşı koruyacaktır. Bilgisayarınızı fırsat buldukça olası virüs bulaşmalarına karşı tarayın.



10. Bilinen, ödüllü ve kapsamlı bir güvenlik çözümü kullanın. Tek seferde Windows, Mac OS ve Android cihazlarınızı korumak istiyorsanız, Bitdefender Total Security Multi-Device 2018 sizin için mükemmel seçimdir. Bitdefender Total Security Multi-Device 2018 ürünü, en gelişmiş zararlı yazılımlara karşı bile zırhlı koruma sağlar ve birden fazla platformda bulunan cihazlarınızdaki kişisel verilerinizi sistem performansını düşürmeden korumak için tasarlanmış özelliklere sahiptir.


İşte sevgili okur yapmamız gerekenler aslında çok basit ancak, yararlı şeyler.Benden size tavsiye Black Friday'de siber saldırganlardan korunmak için  her zaman kinden daha dikkatli olmalıyız. Sizce de öyle değil mi ?


Devamını Oku »

23 Kasım 2017 Perşembe

Blog Keşif Etkinliği

23 Kasım 2017 Perşembe
                                     
Herkese Merhabalar,

Bildiğiniz üzere bir var bir yok karabatak gibi bir yaz dönemi geçirdi sevgili bloğum. Geçenlerde bir Blog keşfine çıktım ki ne bloglar açılmış, kimler neler yazmış , ben neler kaçırmışım gözlerime inanamadım.Yeni yıla girmeye hazırlandığımız şu günler de de dedim ki bir toparlanayım, kimler neler yapıyorlar, eski dostlardan kimler var bir görelim diyerek bu etkinliği başlattım.

Tek yapmanız gereken Bloğumu İzleyicilerden ve GFC 'den takip etmek, ve en önemlisi g+ yapmanız. Yorum olarak blog isminizi ve yazdığınız konuyu bana bildirmenizi de rica ediyorum ki postu güncelleyip listemi hazırlayayım. Bir sürü yeni dost tanımak için sabırsızlıkla bekliyorum.


                                       


KİŞİSEL - LİFE STYLE - YAŞAM BLOGLARI

-ELİF TOBUR  www.eliftobur.com

-KUCUK DOKUNUSLARLA HAYAThttp://kucukdokunuslarlahayat.blogspot.com.tr/

-KELİMELERİM VAR www.kelimelerimvar.com

KIRIK ŞEMSİYE www.kiriksemsiye.com

İDİLOB www.idilob.com

SOSYAL MEDYA KAFE www.sosyalmedyakafe.com

TUURULZ  tuurulz.com

-BEYDA'NIN KİTAPLIĞI https://beydaninkitapligi.blogspot.com.tr/

HAYATA GENÇ BAKIŞ http://hayatagencbakis.blogspot.com.tr/

-ANNESİNİN PRENSESİ https://esilammm.blogspot.com.tr/

-ŞEYDA'NIN GÜNLÜĞÜ  www.seydaningunlugu.com

-BUGÜNÜN NOTU http://bugununnotu.blogspot.com.tr/

PİANİST https://gulmekicinagla.blogspot.com.tr/

- EFSANIN GÜNCESİ http://efsaninguncesi.blogspot.com.tr/

- ESRA TAKIM https://esratakim.blogspot.com.tr/

- RUHUNA RENK KAT www.ruhunarenkkat.com

- BLOGDA YAZAR http://blogdayazar.blogspot.com.tr/

- DOĞAL YOLLAR  www.dogalyollar.com

- KELEBEK ETKİSİ http://kelebeketkisi39.blogspot.com.tr/

- PRİSMATİC http://prismaticdiaries.blogspot.com.tr/

- SAADET SEZER https://sezersadet.blogspot.com.tr/

- THE SAGLAM'S http://thesaglams.blogspot.com.tr/

- HERTELDENŞEF http://herteldensef.blogspot.com.tr/

- GÜZEL VE KÜLTÜRLÜ  www.guzelvekulturlu.com

- DELİ KIZIN BOHÇASI https://delikizinbohcs.blogspot.com.tr/

- HAYAT CIVILTISI http://hayatciviltisi.blogspot.com.tr/

- ERTELEMEK YOK ETMEKTİR https://buyuklutuf.blogspot.com.tr/

- ARİF ÖZTÜRK https://arifozturkk.blogspot.com/

- BLOGRUZ  www.blogruz.com

- RUHSA'DAN İNCELER https://ruhsa.blogspot.com.tr/

- MOBİL MERKEZİM https://mobilmerkezim.blogspot.com.tr/

- HAVADAN SUDAN http://rabia-serteli.blogspot.com.tr/

- ARADA SAÇMALAMAK LAZIM https://aradasacmalamaklazim.blogspot.com.tr/

- BİR FİLM İZLEYELİM Mİ https://birfilmizleyelimmi.blogspot.com.tr/

- ZEYNEP ERDEM https://zeyneperdemm.blogspot.com.tr/



EDEBİYAT BLOGLARI 

MAVİ VE EDEBİYAT http://maviveedebiyat.blogspot.com.tr/

KİTAP GÜNEŞİM https://kitapgunesim.blogspot.com.tr/

- FİLM AVCISI https://sonfilmavcisi.blogspot.com.tr/

- OKUDUĞUM KİTAPLAR https://kitapokurum.blogspot.com.tr/

- BURASI HAYAL KAHVESİ http://burasihayalkahvesi.blogspot.com.tr/



GÜZELLİK - KİŞİSEL BAKIM - SAĞLIKLI YAŞAM - MODA BLOGLARI 

KADINA DAİR HERŞEY  http://kucukdokunuslarlaguzellik.blogspot.com.tr/

-CANSU YILDIZ http://thecansuyildiz.blogspot.com.tr/

-AY BAYAN KUAFORU https://aybayankuaforu.blogspot.com.tr/

YELİZ'İN KEŞİFLERİ www.yelizinkesifleri.com

- FULL IN BLOG http://fullinblog.blogspot.com.tr/

-CİLT VE MAKYAJ BAKIMIM http://ciltvemakyajbakimim.blogspot.com.tr/

- BEAUTY BY GİZZY www.beautybygizzy.com

- MARY'S LİFE www.maryslife.net

- DERYA'NIN SPOR GÜNLÜĞÜ www.deryaninsporgunlugu.com

DERİAS WORLD https://deriasworld.blogspot.com.tr/



GEZİ BLOGLARI 

- KUŞLARIN İZİNDE www.kuslarinizinde.com

- BENİRVA www.benirva.blogspot.com.tr 


Devamını Oku »

22 Kasım 2017 Çarşamba

Saklama Rehberi

22 Kasım 2017 Çarşamba
                                          
Besinlerin kullanım ömrünü nasıl uzatabileceğinizi biliyor musunuz? Peki ya onları ne kadar uzun bir süre boyunca saklayabileceğinizi? Eğer siz de benim gibiyseniz, birkaç temel gıda dışındaki hiçbir besin için net bir fikriniz olmadığına eminim. En basitinden, sizce elma ne kadar bir süre saklanabilir? Lezzetini, sertliğini ve tazeliğini yitirmemesi için ne yapmak gerekir? Oturup her besin maddesi için internette araştırma yapmanıza gerek yok: http://saklamarehberi.com, tüm bu bilgilere tek bir kaynaktan ulaşmanızı sağlıyor.

Türkiye’nin ilk ve en büyük derin dondurucu üreticisi olan Uğur Soğutma tarafından hazırlanan (ve tamamen ücretsiz şekilde kullanılabilen) sitede; hamur işleri, süt ürünleri, meyveler, sebzeler ve et ürünleri ile ilgili merak ettiğiniz her bilgi yer alıyor. İlk olarak, tüm bu besinlerin ideal kullanım sürelerinin ne olduğunu, daha sonra da bu kullanım süresini nasıl uzatabileceğinizi öğreniyorsunuz. Tahmin edebileceğiniz gibi, derin dondurucu kullanmak tüm gıda maddelerin daha uzun süre dayanmasını sağlıyor. Ancak, örneğin karidesi derin dondurucuda saklayabilir misiniz? Peki ya yazın aldığınız, lezzetli ve sulu bir karpuzu derin dondurucuya koyup, kışın yiyebilir misiniz? Tüm bu soruların ve çok daha fazlasının cevaplarını Saklama Rehberi web sitesinde kolayca bulabiliyorsunuz. Hepsi bu kadar değil: Sitenin “Alternatif Bilgiler” bölümünde, evde kolayca hazırlayabileceğiniz birbirinden lezzetli tarifler yer alıyor. Evde nasıl mocha yapabileceğimi, meyvelerin kararmasını nasıl önleyebileceğimi, hatta unsuz kekin nasıl yapılacağını bile öğrendim. Laf aramızda, kot pantolonların derin dondurucuda temizlenebileceğinin de haberdar oldum! (Kotu fırçaladıktan sonra bir poşete koyup derin dondurucuda 1 gün boyunca bekletiyorsunuz.  Şaşırtıcı, değil mi?)

Türkiye’nin ilk gıda saklama rehberi olan http://saklamarehberi.com, beni şaşırtacak ölçüde bir içeriğe sahip ve her birini okumaktan büyük keyif aldım. Eğer sizin de bir derin dondurucunuz varsa, bu siteyi muhakkak ziyaret etmelisiniz. Derin dondurucunuz yoksa bile gıdaları nasıl daha sağlıklı tüketebileceğinizi, ne kadar uzun bir süre boyunca saklayabileceğinizi ve basit, pratik, lezzetli tarifler ile ipuçlarını Saklama Rehberi web sitesinden öğrenebilirsiniz.
Bir boomads advertorial içeriğidir.
Devamını Oku »

20 Kasım 2017 Pazartesi

Her Şeyin Başı Merkür

20 Kasım 2017 Pazartesi

Hayat mottosu ''Kimse Sanmasın Kendini Hint Kumaşı bir gün gelir biri vurur makası'' olan Elif Akay'ın  iş hayatına kafa üstü çakılışını anlatan, eğlenceli, muzip,komik ve güzel vakit geçire bilmenizi sağlayan uzun zamandır okuduğum en zekice yazılmış kitap.

Ayşe Balıbey Tanıl yani Ayşenin Bavulu olarak ta tanıyanlarınız olabilir Türkiye'nin ilk ve şuanda tek Astrolojik Komedi Romanını çıkarttı. Ben okurken çok eğlendim ve çokta güldüm.


Aslandan, kaplandan hiç anlamadan ortadoğu savaş muhabiri olmayı hayal edipte uyuz yayın yönetmeni tarafından gazetenin Burç bölümüne konan zekice planlarıyla ve ortağı optikle ortalığı kasıp kavuran Elif benim gönlümü fethetti.

Eğlencelik, yüzünüzü gülümseten tatlı bir kitap okumak isterseniz mutlaka bir bakın derim. Tanıtım bültenide aşağıda hadi bir bakın...

Keyifli okumalar ;)

“Çilemse çekerim, kaderimse gülerim” Merhaba! Söğütlüçeşme metrobüs durağından Elif Akay ben. Çiçeği burnunda bir gazete çalışanıyım. Ofiste sandalye yerine tabure, bilgisayar yerine hesap makinesi verdiler elime, o derece seviliyorum. Kurumsal bir beyaz yakalı gibi giyinmeyi asla beceremiyorum, belden sıkmalı balon eteğim ve gülleci vücudumda azap çeken karpuz kollu gömleğimle tam bir patatese benziyorum. Ama olsun, gazeteciyim ben. Hem de göğü delen plazaların birinde! Çalışma arkadaşlarımın en sevdiği atasözü: Kahve içmeden ayılamıyorum! Neden? Çünkü kendileri Brezilya göçmeni! Kütüğünü sorsan Kars’tır, Çorum’dur; iki göbek ötede nenesi sabah namazından sonra ekmek pişiriyordur ama o kahvesiz ayılamaz! Gidip canımı dişime takıp Gazetecilik okudum, hem de okulu ikincilikle bitirdim. Prestijli bir gazetede Ortadoğu muhabiri olup haki çantamla Maliki, Talabani, Gulyabani’yle röportaj yapacağımı sanırken kendimi Astroloji köşesi yazarken buldum. Üstelik yıllarca gazetenin burç köşesini yere serip salça ekmek yemişim, ne aslanı bilirim ne kaplanı. Zalim genel yayın yönetmenim ve onun yalaka sağ kolu ise kara bahtıma kör talihime tüy dikti. Ama ben de Elif Akay’sam bu iş burada bitmez. Kimse sanmasın kendini Hint kumaşı, bir gün gelir biri vurur makası!
(Tanıtım Bülteninden)
Devamını Oku »

17 Kasım 2017 Cuma

17 Kasım Prematüre Farkındalık Haftası

17 Kasım 2017 Cuma

Türkiye 'de doğan her 10 bebekten 1'i Dünyaya Prematüre olarak geliyor ve hayata tutunmak için özel bir bakıma ihtiyaç duyuyor. Gözlerinizin önünde minicik bir kahraman kocaman bir savaş veriyor ve sizde bir prematüre annesi olarak o andan itibaren savaşçı bir anne oluyorsunuz.


Savaşmak, sabretmek, direnmek, beklemek, zaman hayatınızda ki en önemli kavramlar oluveriyor. Çünkü söz konusu canınız, canınızın bir parçası oluyor.İşte bende o minik savaşçılardan birinin annesiyim.28 haftalık ,1010 gr doğmuş bir pet şişe kadar boyu olan Masal 'ın annesiyim.

Biz prematüre anneleri çocuğumuzun gelişimi ve hastane süreciyle ilgilenirken bir de maalesef ki çevremizdeki insanların anlamsız soruları ve eleştirileri ile uğraşıyoruz.Biliyorsunuz işte her annenin başına gelen o sorular dan bahsediyorum. Emiyor mu? yada daha büyüdüğünde ne kadar emdi vah vah vah o kadarcık mı emdi, mama mı verdin, sütün gelsin diye uğraşmadın mı? Biraz daha büyüdüğünde ne kadar zayıf, neden yürümüyor, neden konuşmuyor, aaaa onu yiyemiyor mu?Yaşıtlarını ne zaman yakalayacak gibi gibi....

Ben artık zamanla bu soruların ve eleştirilerin beni etkilememesi gerektiğini, cevap vermemeyi, duymamayı öğrendim.Ama unutmadığım bir şey var ki bu sorular ve eleştiriler kalbimde tarifi olmayan kırıklara yol açtı.Benim bebeğim hasta değil, (ki hasta da olsa benim bebeğim) sadece erken doğdu, düşük doğum ağırlığıyla dünya ya geldi ve yaşıtlarından geride takip ediyor. Ha ileri de yaşıtlarını yakalar yada yakalayamaz hiç önemli değil. Benim yanım da ya nefes alıyor ya gerisi hiç te zannettiğiniz kadar önemli değil.

Ben ona bir kerecik dokunabilmek için 51 gün, sağma makinesi yerine bebeğimi emzirebilmek için 55 gün, alıp evime getirebilmek, kokusunu odama, ciğerlerime doldurabilmek için tam 65 gün bekledim.Sonrasında türlü doktor sıralarında hastane koridorlarında doktorların ağzından her şey normal cümlesini duyabilmek için haftalar, aylar, yıllar verdim.

İlk gülümsemesini, ilk kelimesini, ilk adımını, ilk boynuma sarılışını, ilk kahkahasını, ilk öpücüğünü, ilk cümlesini, ilk anne deyişini ve daha bir sürü ilkini normal annelerden çok zaman sonra yaşamanın ne demek olduğunu çok iyi biliyorum.

Dışarıdan bakıldığında genelde herkesin ve hatta bazı doktorların bile eleştirdiği korumacı tavrım, birbirimize bağlılığımız hepsi bu yüzden. Ben evladını doğurduğu andan itibaren evlat kaybetme korkusunu iliklerine kadar yaşamış, onu makinelere bağlı sevmeyi öğrenmiş, koluna, bacağına ve hatta kafasına açılmış damar yollarını gördükçe kahrolmuş, onun canının acıdığını düşündükçe aklını kaybetmenin sınırından dönmüş bir anneyim.

Öyle sizin uzaktan baktığınız kadar kolay değil yaşadıklarım.Saatlerce, sayfalarca anlatsam anlayamazsınız yaşadıklarımı. Ne yaşadıklarımın, ne hissettiklerimin, acılarımın tarifinin karşılığı kelime yok benim haznemde. Demem o ki prematüre deyip geçtiğiniz, farkındalığına dikkat çektiğiniz o bir haftada değil, ömür boyunca yaşayacağımız tüm zorlukların, güzelliklerin, fedakarlıkların adı bizim için prematüre....

Sevgiyle...
Devamını Oku »

16 Kasım 2017 Perşembe

13 Ağustos Yalova Blogger Buluşması Sunum Misafirlerimiz

16 Kasım 2017 Perşembe

Canım Okurum,

Yoğun iş temposu ve bir yığın bahanemi artık sıralamaktan yoruldum. Vaktin yoksa yazma arkadaş diyebilirsiniz haklısınız. Çok kızıyorum kendime ama seviyorum burayı. Neyse konudan çok uzaklaşmadan sizlere uzun zamandır yazmak istediğim bir konudan bahsedeceğim.

Bildiğiniz üzere Ağustos Ayında Yalova Ramada Hotel 'de gerçekleştirdiğimiz Blogger Buluşmamıza gelen bizi sunumları ve hediyeleri ile destekleyen firmalarımız vardı. Kendilerine bu yazıyla hem tekrar teşekkür etmiş olmak hemde gezikme için özür dilemek istiyorum.

Öncelikle Tüm misafirlerimize, Yalova 'ya geldikleri için bizler adına ufak hediyelikler gönderen Yalova Belediye Başkanımız Sn. Vefa Salman'a ve Özel Kalem müdürümüz abilerin abisi Hüseyin Çalışkan'a teşekkür ederim.

                          

Sevgili Beoo Arı ürünlerinden Duygu hanım, bizlere Beoo ürünlerini tek tek anlattı. Çocuklarımız ve bizler için gerekli bir çok yararlı besinin içinde olduğu bu ürünleri detaylı tanıma fırsatı bulduk. Kendilerine bir kez daha teşekkür ediyorum.


Kibarlı Shop vasıtası ile tanıştığımız Herbatürk markası Fatih bey sayesinde ürünler hakkında bir çok şey öğrendik. Kendilerine de tekrar teşekkür ediyoruz.



En sevdiğim ve ürünlerine aşık olduğum Marka HİGHGENİC Aykut bey'de eğlenceli sunumu ile bizlerle birlikteydi. Kendilerine ve onların vasıtasıyla Taner bey'ede bizlerle olduğu için teşekkür ederim. Ürünleri bir harika ;)



Etkinlikten sadece bir kaç gün önce katılımları belli olan AMWAY firması bizler için hem çok güzel bir sunum, hem de harika hediyeler hazırlamışlardı. Bir de tüm ürünlerini sergiledikleri bir stand yaptılar ki gözümüz gönlümüz açıldı. Kendilerine detaylı bilgilendirmeleri ve önerileri ve tabi ki hediyeleri için çok teşekkür ederiz.


Etkinliğe kadar sabırsızlıkla beklediğim, meraktan elime alıp alıp bıraktığım bir Marka Revox Gamze hanımda bizleri kırmayarak ta Ankaralardan geldi.Sıcak kanlılığına, ilk etkinliğim dediğimde beni yüreklendirme sine ve tabi ki muhteşem hediyelerine teşekkür ederim. Revox ile ilgili size anlatacaklarım var. Bekleyin.

Yine beni kırmayıp gelen, heyecandan tir tir titrese de bizi LR ile ilgili en güzel şekilde bilgilendiren canım Minem'e kocaman bir teşekkür. Kendisine ayrıca bizler için hazırladığı hediyeler içinde çok teşekkür ederiz.



Ve ve ve Ulaşım Sponsorumuz Çok sevgili Antis Tour acente sahibi, sevgili ablam ve patronum. Kendilerine Beni bu süreçte işten kovmadığı gibi, bütün kargolarımın depolanmasında, taşınmasında, etkinlik alanında ulaşmasında ve hatta bu da yetmezmiş gibi gelip birde konuşmacı olmasına ve hatta misafirlerimize kısa bir Yalova Turu yaptırmasına teşekkür ediyorum.(Bir kerede düzgün çıkabilen bir resmimiz olmamasına o günü de eklemiş olmak inanılmaz) :) 



Ve tabi ki hiç bir etkinlikte yapılmamış olanı yapmaktı hedefimiz ki bir çok konuda bunu yaptığımızı düşünüyorum.  Bir konuda da yine ilk olmak çok güzeldi ki oda sevgili Dostum Hakhan'ın bizler için elleri ile imzaladığı cd leri gelip tek tek takdim etmesi ve herkes ile  resim çektirmesi.Sevgili Hakhan'a da sizler huzurunda tekrar teşekkür ediyorum. Yolun açık olsun Arkadaşım. Ha bu arada dinlemediyseniz ADI SEN yazın Youtube'a bir dinleyin pişman olmayacaksınız;)



Vakit ayırıp okuyan herkese, etkinliğimizde bizi yalnız bırakmayan blogger arkadaşlarıma tekrar    teşekkür ederim..

Sevgiyle kalın...

Devamını Oku »

5 Kasım 2017 Pazar

Grip Aşısı

5 Kasım 2017 Pazar
Sevgili Dostlar,

Masal Hanım'ın erken doğumu, anne karnında alması gereken bağışıklık güçlendiriciler i alamaması, bünyemizin çok hassas oluşu, çok sık grip ve soğuk algınlığına yakalanma, ilerleyen gribin ciğerlerimize hemen inmesi gibi sebepler ile doktorumuzun da önerisi ile ilk defa 2 yaşında iken grip aşısını vurulduk.

O sene evet gerçekten Masal daha az hasta oldu, hasta olsa da biz çok rahat atlattık griplerimizi bende bu sene ekim ayı içerisinde yaklaşık 3 hafta önce grip aşımızı yaptırdım. Ha tabi ki sadece Masal değil babası ve bende vuruluyoruz aşıyı.Çünkü babamızda kışın sık sık hasta oluyor ve tabi ki  bizim evde bitmeyen bir grip ve hastalık havası.
                         

Yalnız bu sene grip aşısını yaptırdıktan 3 -4 gün sonra Masal öyle bir grip oldu ki, doğduğundan beri yaşadığımız en ağır gribi yaşadık.Bir de üstüne reflü olduğumuzu öğrendik ki sormayın. Serumlar, iğneler, hastanede uzun süreli kalmalar, uykusuz geceler, istifralar , öksürük krizleri  o da bizde mahvolduk. Doktorumuz normal şartlarda hafif geçecek gribin grip aşısınında tetiklemesi ile bu kadar ağır geçtiğini söyledi.

Sizlerinde bildiği gibi grip aşısı konusunda her kafadan, her doktordan hatta bu konuda en ufak bir şey bilmeyen herkesten bir ses çıkıyor maalesef İnternet de bir sürü abuk sabuk yorum ve bilgi ile dolu. Bende sizlere bu konuyla ilgili bir uzmandan bilgi aktarmak istedim.Aşağıda okuyacağınız yazı Medical Park Fatih Hastanesi İç Hastalıkları Uzmanı Yrd. Doç.Dr.M.Genco ERDEM den Sn. ERDEM Grip aşısı ile ilgili tüm merak edilenleri cevapladı. Keyifli okumalar şimdiden herkese sağlıklı günler :)



Sonbahar geldi çattı; grip aşısı tartışmaları alevlendi. Her yıl olduğu gibi bu yıl da “grip aşısı olmayın!” diyen meslektaşlarımı şaşkınlıkla izliyorum. Grip, nam-ı diğer influenza, influenza virüsünün sorumlu olduğu ciddi bir hastalıktır. İnfluenza tiplerinden A ve B bizim bildiğimiz gribin esas sorumlularıdır. İnfluenza A virüsü, meşhur domuz gribi (H1N1, H1N2, H3N1, H3N2 ve H2N3) ve kuş gribi (H5N1 ve H7N9) tiplerini barındırır; Dünya’daki tüm ünlü grip salgınlarından sorumludur. İnfluenza B virüsü ise genellikle genç erişkinlerde ve çocuklarda hastalık yapar.

TARİHTEKİ UNUTULMAZ GRİP SALGINLARI
Grip çağlar boyunca grip, insanoğlunun baş belası olmuştur:
  • 1889-1990 yıllarında görülen Rus Gribi (H3N8/H2N2), 1 milyon insanı öldürdü.
  • 1918-1920 yılları arasında görülen İspanyol gribi (H1N1), 20 – 100 milyon insanı öldürdü.
  • 1957-1958 yılları arasında görülen Asya gribi (H2N2), 1 – 1,5 milyon insanı öldürdü.
  • 1968-1969 yıllarında görülen Hong-Kong Gribi (H3N2), yaklaşık 1 milyon insanı öldürdü.
  • 2009 yılında görülen H1N1 kaynaklı Domuz Gribi Salgını 100 bin ila 400 bin arasında insanın ölümünden sorumlu oldu.
6 AYDAN BÜYÜK OLAN HERKES…
Gripten korunmanın ilk ve en önemli basamağı, 6 aylıktan büyük olan (ve aşı olmasına engel bir sağlık durumu olmayan) herkesin grip aşısı olmasıdır.
Özellikle aşı olması önerilen kişiler:
  • 6-59 aylık çocuklar
  • 50 yaşın üstündeki yetişkinler
  • KOAH ve astım hastaları
  • Şeker hastaları
  • Kalp hastaları
  • Böbrek, karaciğer veya kan hastalığı olan kişiler
  • Felç geçirmiş kişiler
  • Bağışıklık sistemi baskılanmış kişiler (kemoterapi alanlar, steroid kullananlar veya HIV ile enfekte hastalar)
  • Grip mevsiminde gebe kalanlar veya gebe kalacaklar
  • Bakım evi sakinleri
  • İleri derecede obez olan kişiler (VKİ 40’tan büyük olanlar)
  • Risk altındakilerin bakıcıları ve temas ettikleri kişiler
  • Sağlık personeli
  • 5 yaşın altındaki çocukların aileleri ve bakıcıları
  • Bu listede yer alan yüksek riskli kategorilerden birinde olan kişilerle aynı evde yaşayan kişiler
Geçtiğimiz yıllarda grip nedeniyle hastaneye yatırılan erişkin hastaların yüzde 80’i astım, KOAH, şeker hastalığı ya da kronik kalp hastasıdır; çocuk hastaların ise yüzde 50’si benzer kronik rahatsızlıklardan muzdariptir.
GRİP AŞISININ ETKİSİNİ NE BELİRLER?
Grip aşısının bir kişiyi gripten koruyup korumayacağını belirleyen iki faktör vardır. Bunlardan birincisi, aşılanan kişinin yaşı ve sağlık durumu gibi kendine has özellikleridir. İkincisi ise aşıda yer alan (grip sezonunda etkin olacağı tahmin edilen) virüs tipleri ile toplumda grip mevsiminde etkin olarak hastalık yapan virüs tiplerinin uyuşmasıdır.
Dünya Sağlık Örgütü her yıl gelecek grip sezonunda etkili olması beklenen 3 (dörtlü aşı için 4) grip virüsü tipini aşıya konulmak üzere belirler. 2017 – 2018 sezonunda etkin olması beklenen grip virüsleri şunlardır:
  • İnfluenza A (H1N1)
  • İnfluenza A (H3N2),
  • İnfluenza B/Brisbane/60/2008’dir.
2014-2015 yılında aşıya konulmak üzere seçilen virüs tiplerinin, güncel hastalık yapan tiplerle çok kötü bir eşleşmesi nedeniyle grip aşısı için olumsuz bir şöhret yaratsa da halen gripten korunmada en önemli metot, grip aşısı olmaktır.

GRİP AŞISININ FAYDALARI
Elimizdeki güncel verilere bakarsak, grip aşısının faydaları şunlardır:
  • Grip aşılaması, grip olsanız dahi hastalığı hafif geçirmenizi; grip nedeniyle hastaneye yatırılmışsanız hastanede daha kısa süre kalmanızı sağlar. 2017 yılında yapılan bir çalışmada bu net olarak gösterilmiştir.
  • 2014 yılında yapılan bir çalışma, grip aşısının 2010-2012 yılları arasında çocuklarda griple ilişkili yoğun bakım ünitesine yatma riskini yüzde 74 oranında azalttığını gösterdi.
  • 2016 yılında yapılan bir başka çalışma ise grip aşısı olan 50 yaşından yaşlı kişilerin, grip nedeniyle hastaneye yatma riskini yüzde 57 oranında azalttığını gösterdi.
  • Aşılama kalp hastalığı olan hastalarda kalp krizlerinin daha düşük oranlarda oluşmasına neden oldu.
  • Aşılamanın hastaneye yatış oranlarını şeker hastalarında yüzde 79 oranında ve KOAH hastalarında yüzde 52 oranında azalttığı gösterilmiştir.
  • Gebe kadınlarda yapılan bir başka çalışma, aşılamanın gebelerde grip ile ilişkili akut solunum you enfeksiyonu riskini yüzde 50 oranında azalttığını gösterdi.
  • Aşı yaptırmakla çevrenizdeki insanları da korumuş olursunuz.
Aşılama, gebeleri ve emziren anneleri gripten korur. Aşılanan annenin bebeği, 4 aylık olana kadar gripten korunmaya devam eder.

AŞI OLMAYIN DİYENLERİN GEREKÇESİ NE?
“Grip aşısı olmayın!” diyenlerin, bu iddialarını dayandırdıkları nokta, 2014-2015 yılı için seçilen aşının etkinliğinin yüzde 20’den az olmasıdır. Oysaki 2014-2015 yılında seçilen aşı, o seneki virüsün beklenmeyen antijen değişimi nedeniyle iyi bir eşleşme yakalayamamasına rağmen; bu durumda dahi aşı yaptıranlar, grip hastalığına yakalandıklarında hastalığı daha hafif geçirmiştir.
Tüm bu veriler göz önüne alındığında, grip aşısı olmanın çok daha akıllıca olduğunu söyleyebiliriz. Dünyada hiçbir ilaç ya da aşı, bir hastalıktan korunmayı yüzde 100 garanti edemez; hal böyleyken grip aşısının mucizeler yarattığını da kimse iddia edemez; yine de yüzde 50 koruyuculuğu olan bir aşı, hiç korunmamaktan iyidir.
Grip aşısının olası yan etkileri ise aşı yerinde ağrı, kızarıklık ve şişlik; baş ağrısı, hafif ateş, bulantı ve kas ağrılarıdır. Tüm bu yan etkiler iki günden az sürede kaybolur. Eski bilgilerimizin aksine (2016 yılından bu yana) yumurta alerjisi olanlar da bir sağlık kurumunda, tercihen doktor gözetiminde aşı yaptırabilir.

Kutu… ANTİBİYOTİK FAYDALI MI?
Grip hastalarının antibiyotik kullanmalarının hiçbir faydası yoktur. Gribe özgü anti-viral ilaçlar mevcuttur ve bu ilaçların en etkili olduğu zaman hastalığın ilk iki günüdür. Bununla birlikte hastaneye yatırılan hastalarda daha geç de olsa bu ilaçların kullanımı hastalığın süresini kısaltabilir ya da şikâyetleri hafifletebilir. Antiviral ilaç kullanımının bir avantajı da zatürre gibi gribin neden olabileceği ağır tabloları önleyebilmesidir. Bu özellikle şeker hastalığı ya da KOAH gibi kronik hastalıkları olan kişiler için önemlidir.
Devamını Oku »

1 Kasım 2017 Çarşamba

13 Ağustos Yalova Blogger Buluşması Sponsorlarımız Son Bölüm

1 Kasım 2017 Çarşamba

Evet sonunda Blogger Buluşması Sponsorlarımızın son bölümüne geldik.Bu işe başlarken en çok bir etkinlik yapmayı hayal etmiştim.Farklı, bol sponsorlu bir iş yapmaktı hedefim çok şükür ki oldu da.Umarım bundan sonra çok daha güzel etkinlikler ile birlikte oluruz sizlerle. Benim kafamda bir sürü plan proje devam. Spoiler vermeden geçiyorum bu güzel günün son sponsorlarına....

                                           

Etkinlikte oturduğumuz masanın üzerine sade ve şık olması adına sadece ufak tefek ürünler, ve süsler koymak istemiştim.Bu konuda da bize sponsor olan sevgili Yalova Balon Evi bizler için hazırlattığı magnetleri ile, Jade Organizasyon hepimiz için ayrı ayrı skulentleri ile, Erba Design bizler için özel hazırladığı hediyelikleri ile ve THY 'den gelen deri kaplamalı ajandalarımız ve anahtarlıklarımız imdadıma yetişti.Kendilerine çok çok teşekkür ederiz.Hepsi ayrı ayrı çok güzellerdi.

                                     

Etkinlikte çok büyük ilgi gören Tentene Hoby atölyesinin elleri ile hazırladığı Supla larımız da, şık ve lezzetli sofralarımız için hazırlanmıştı. Tentene Hobby Sevil hanım'a canı gönülden teşekkür ederim. Instagramına bir göz atın derim muhteşem işleri var.





Yine bir el emeği ile devam ediyorum. Kübranın Renkli İşleri hepimiz için ayrı ayrı hazırladığı ürünleri ile benim için sponsorlarımız arasında çok farklı bir yere sahip.Kübra hanım ın etkinlik zamanında çocuğu bir rahatsızlık geçirdi ancak yine de verdiği sözü tutarak ki bu durumda söz vs hiç önemli değil, tüm misafirlerimiz için çok güzel şeyler hazırladı.Kendisine tekrar teşekkür ediyorum.



                                                  
Son zamanların olmazsa olmaz etkinlik sponsorlarından Nar Ajanda 'da sponsorlarımız arasındaydı.Bence çok güzel düşünülmüş sıkıcı toplantı ajandalarının papucunu dama atan güzel bir ürün olmuş. Ben kendileri ile etkinlik sayesinde tanıştım ancak çok sevdim 2018  Ajandalarının çıkmasını sabırsızlıkla bekliyorum.






Dermadolin kozmetik en sevdiğim sloganla piyasaya çıkmış bir ürün olarak gönlümde daha en baştan taht kurdu. Ürünlerini denemeye yeni başlamış olsam da şimdiden çok beğendim.Kendilerine bir kez daha teşekkür ederiz.





                                     

Highgenic neredeyse her bloggerın denediği,benim de merakla etkinliği beklediğim ürünlerden biriydi.Beklemekte çok yanlış yapmışım çünkü temizliğe ve temizlik ürünlerine takıntılı biri olarak inanılmaz memnunum.Helede çocuklu bir anneyseniz yada benim gibi yemek yerken önünüze damlatma gibi sorunlarınız varsa Leke çıkarma mendillerini denemelisiniz olağanüstü başarılı bir ürün.







Deterjandan bahsetmişken bir diğer deterjan markamızda SIR idi. Öncelikle firma yetkilisi Burak bey'e çok teşekkür ediyorum. Beni kırmayıp etkinliğimizin sponsorlarından oldu ve bizlere yeni çıkan en güzel ürünleri gönderdi.Evde severek özellikle de ankastre ürününü bayılarak kullanmaya başladım. Teşekkürler Seba Kimya..



En sevindiğim, çok bi çok mutlu olduğum sponsorlarımızdan Ephesus yayınları her birimize seçtiği bir kitabı hediye etti. Tüm yayınlarını ve yazarlarını severek okuduğum Ephesus yayınlarına da bizi kırmadığı için çok teşekkür ediyorum.



                                                 



Yine beni kırmayıp etkinliğimize sponsor olan çok sevgili iş ortağım Pronto Tour 'da hepimiz için her şeyin içinde olduğu mükemmel bir seyahat kit'i gönderdi.Başta Ali bey'e ve Tarık bey'e ve Merveciğim'e  hem teşekkür ediyorum hemde sevgilerimi yolluyorum. 



Yalova Belediye başkanımız öncülüğünde tüm katılan Blogger arkadaşlarıma hem gezisini yaptığımız Yürüyen Köşk'ün anahtarlık ve kitabını hem de lezzetli kahvelerimiz için birer kupa hediye ettiler. Tekrar sevgili Başkanımız Vefa Bey'e çok teşekkür ederim.



AMWAY firmasından gelen yetkililerimiz herkes için ayrı ayrı süslenmiş minik hediye paketleri hazırlamışlardı.Benim payıma düşenlerde bu şekilde, kendilerine hem hediyeleri için hemde detaylı sunumları için bir kez daha teşekkür ederim.

Diana Monroe Make Up ta bizler için 6 parça üründen oluşan bir hediye paketi gönderdi. Bu ara tüm Instabloggerlara ulaşan makyaj malzemeleri denenecekler arasında beklemede.
Kendilerine hediyeleri  için teşekkür ederiz.



5 Kat dolgun dudaklar gibi çarpıcı bir vaadi olan sevgili LİPFİLL hepimiz için 2'şer tane Lipstick gönderdi.Benim renklerim çok iddialı hele dudakta duruşu çok iddialı. Kendilerine nazik hediyeleri için çok teşekkür ediyoruz.



Etkinlik vasıtasıyla tanıştığım Ali Ün Yazıcı Lokman Hekim Bize hem Aynısefa kremi hemde Kaş Kirpik Bakım Yağı gönderdi.Hemen bakım yağına başladım bakalım sonuçlar ne olacak.Kendilerine çok teşekkür ederiz.

Ve son olarak Beliz Kozmetik bizlere KISS Markası Takma Tırnaklarıyla renk kattılar. Bana kırmızı ojeli ideal boyda bir set düştü.Tırnak uzatmak çok bana göre bir şey olmadığından gerekli durumlarda kullanılmak üzere bekleyenler arasında.Beliz Kozmetiğe de çok çok teşekkür ederiz.


Aylarca hazırlandığımız, geceli gündüzlü çalışarak gerçek bir ekip çalışmasından ortaya çıkan Yalova Blogger Etkinliği benim için hem bir ilkti hem de başlangıçtı yeni projeler  ve etkinliklerle devam ettirmekte şart oldu. Vakit ayırıp okuyan herkeslere bolca teşekkür ve sevgiler....


Devamını Oku »