7 Kasım 2018 Çarşamba

Blog Keşif Etkinliği

7 Kasım 2018 Çarşamba
Sevgili dostlar,

Uzun upuzun bir yaz tatilinin ve yoğun bir çalışma döneminin ardından yeniden blog dünyasına geri döndüm. Son yazımın üzerinden tam 8 ay geçmiş ti ki bir kaç gün önce bir yazıyla tekrar döndüm.
Şimdi  kim var kim yok yoklamaya gireceğim ama çok sevgili blogger dostlarımla bir etkinlik yapmaya karar verdik. Hem bana bir hafıza tazeleme hemde yeni başlayan arkadaşlarla tanışma fırsatı sağlayacak.

Eskiler bilir geçen sene yaptığımız etkinlik çok ses getirmiş, güzel dostluklar başlatmış hepimize güzel takipçiler kazandırmıştı.

Blog keşif etkinliği 'nin katılım şartlarına gelecek olursak aşağıda verdiğim linkleri yanlarında belirtildiği şekliyle takip etmek , yazıya  etkinliğe katıldığınızı belirten bir yorum bırakmak ve yazının bir benzerini verdiğim linkleri kopyalayarak kendi bloğunuzda ' kendinizi de ekleyerek' paylaşmak. Dikkat edeceğiniz konu ise linkleri doğru vermek, ve kendi isteğiniz doğrultusunda kimseyi ekleme ve çıkartma yapmamak. Yorumlarınıza tüm blog sahipleri mutlaka dönüş yapacaklar.

Geçen sene yaşadığımız bir soruna da açıklık getirmek isterim ki bu etkinliği ilk gördüğünüz blogta  aşağıda verilen link sayısı ne ise onu paylaşmanız. Etkinliği başlatan 8 kişi dışında  gördüğünüz liste 15 kişiyse lütfen 15 kişilik listeyi paylaşın ki katılan ve emek harcayan arkadaşlarımız sıkıntı yaşamasın. Ve tabi ki bolca katılım olması adına google +  yapmayı unutmayın

Herkesi çok özledim, yeni bloglar tanımak içinde heyecanla bekliyorum.Çok güzel ve önemli  yazmak istediğim konular, müjdelerim var beni takipte kalın.







http://yelizinkesifleri.com/  (Wordpress tabanlı site E -posta mail abonesi olmanız gerekli)



Blog Keşif  Etkinliğimiz süresiz olacak, ne zaman görürseniz görün listemize eklenmeyi unutmayın.

Sevgiler...


Devamını Oku »

31 Ekim 2018 Çarşamba

Balığın Faydasını Arttıracak 6 Önemli Öneri

31 Ekim 2018 Çarşamba
Uskumrudan lüfere, palamuttan hamsiye… Balık tezgahlarında çeşit çeşit balıklar, iştah açan görüntüleriyle hem göze hem sağlığa hitap ediyor. Hafızayı, kemikleri ve gözleri kuvvetlendirmesinden alzheimer riskini ve kötü kolesterolü düşürmesine dek birçok faydası bulunan balık, özellikle de bugünlerde mevsim geçişi nedeniyle yaygınlaşan enfeksiyonlara karşı vücut direncimizi artırmada etkili bir rol oynuyor. Acıbadem Bakırköy Hastanesi Beslenme ve Diyet, Fitoterapi Uzmanı Şeyda Sıla Bilgili, sağlık üzerinde çok yönlü etkisi olan balığın mutlaka haftada iki kez tüketilmesi gerektiğini belirtirken, en yüksek faydayı sağlayabilmek için de doğru hazırlanması ve doğru tüketilmesinin önemini vurguluyor. Beslenme ve Diyet, Fitoterapi Uzmanı Şeyda Sıla Bilgili balığın faydalarını anlattı, 6 önemli öneride bulundu, sağlıklı pişirme tarifleri yazdı.


Kızartmayın

Balığı asla kızartmayın çünkü kızartıldığında ağırlığının yarısı kadar yağ çeker, besin değerini kaybeder ve kalori miktarı artar. Izgara yapmak, fırınlamak veya sebzelerle birlikte buharda pişirmek besin değerlerini korumasını sağlar.

Yeşil salata ile tüketin

Balıkta en az bulunan vitamin C vitamini. Bu nedenle balığın yanında yeşil salata tüketmeyi tercih edin. Özellikle bol limonlu bir yeşil salata balıktaki C vitamini açığını da lezzetli şekilde kapatan çok iyi bir seçim olacak.

Haftada iki kez mutlaka yiyin

Haftada iki kez düzenli olarak balık tüketmeyi ihmal etmeyin. Balık sayesinde hem kalbinizi ve sağlığınızı koruyacak hem de yükselen kolesterolle hiç çaba sarf etmeden başa çıkabileceksiniz. Vücudun kış aylarında daha fazla ihtiyaç duyduğu A, B1, B2 ve D vitaminlerini düzenli balık tüketimi ile karşılayabileceksiniz. Çocuklarınızı da hem bağışıklıklarını güçlendirmek hem de fiziksel ve zihinsel gelişimlerini desteklemek için balık yemeye teşvik edin.

Küçük balıkları kılçığıyla tüketin

Balığın kılçığında bulunan yüksek miktardaki kalsiyum ve fosfor kemiklerin sağlığı ve dayanıklılığı bakımından son derece önemli. Bu nedenle özellikle kemik erimesi sorunu yaşayanların, hamsi gibi küçük balıkları kılçığıyla tüketmesinde fayda var.

Mutlaka limon sıkın

Balığı gerek hazırlarken gerekse tüketirken mutlaka limon sıkın. Limonun içinde bulunan antioksidanlar ve C vitamini balıktaki omega 3'ün vücuttaki kullanımını artırıyor.

Çok fazla pişirmeyin

Beslenme ve Diyet, Fitoterapi Uzmanı Şeyda Sıla Bilgili, “Balıkları çok fazla pişirmek protein kaybına neden olur ve balıktaki proteinin vücudumuz için bir yararı kalmaz. Bu sebeple balıkları hafif sulu kalacak şekilde pişirmek gerekiyor” diyor.

4 BALIK BOL FAYDA!

Uskumru

Yağlı bir balık olan uskumru, diğer balıklara göre daha fazla B12 ve D vitamini içeriyor. D vitamini içeriği ile kemikleri güçlendirirken, 100 gr. uskumru tüketen bir kişi, bir haftada alması gereken B12 ihtiyacının tamamını karşılıyor; bu sayede düşünme ve algılamada zorlanma ve depresyon etkileri ortadan kalkabiliyor. Omega 3 yağ asidi açısından da zengin olan uskumru; bilişsel, zihinsel ve fiziksel fonksiyonlar için son derece faydalı.

Palamut

Vücutta üretilmeyen, dışarıdan besinlerle vücuda alınması gereken, çoklu doymamış yağ asitleri olan EPA ve DHA’dan en zengin olan balıkların başında gelen palamut; içeriğindeki sülfür, fosfor ve vanadyum sayesinde bir türlü kapanmayan yaraların kapanmasına yardımcı oluyor. Yüksek protein ve D vitamine sahip olan palamut, kanın damarda daha akışkan olmasını sağlıyor, kan dolaşımını iyileştiriyor. Ancak kızartma yerine fırında yapmak sağlıklı olanı.

Lüfer

Kilo kontrolünü sağlamaya çalışanlar için birebir olan lüferin 100 gramı sadece 144 kalori. İçerisinde yüzde 69 oranında protein bulunan lüferin yine 100 gramı, bir yetişkinin günlük alması gereken omega-3 miktarına eşit. Zengin içeriği ile kalp sağlığını destekleyen, magnezyum sayesinde kalp ritmini düzenleyen lüferde, atar damar sağlığı için önemli potasyum ve yüksek düzeyde antioksidan etkiye sahip olan selenyum bulunuyor.



Hamsi

Yağda eriyen A ve D vitaminleri yönünden oldukça zengin olan, içerdiği doymamış yağ asitleri sayesinde kalp ve damar hastalıklarına karşı koruyan hamsi, yapılan araştırmalara göre ani kalp ölümlerini azaltıyor. Kılçığı ile yenilen bir balık olan hamsi içeriğindeki kalsiyum ve magnezyum ile kemik ve dişlerin gelişiminde önemli rol oynadığından bebek ve çocukların yemesi çok önemli. Ancak kızartmadan kaçının.


Fırında Palamut Tarifi

Temizleyip dilimlediğiniz balıkları kurulayın. Soğan, limon, zeytinyağı ve pul biberin olduğu karışımın içinde balıkları 30 dakika bekletin. Arada karıştırarak karışımın balığa daha iyi geçmesini sağlayın. Daha sonra düzenli bir şekilde tepsiye dizin ve dilimlediğiniz domatesleri yerleştirin. Güzel bir tat vermesi için defneyaprağı ve maydanoz da koyabilirsiniz. Önceden ısıtılmış 200 derece fırında 45 dakika pişirin.

Hamsi Buğulama Tarifi
 
Hamsileri ayıklayın, yıkayıp, süzün. İri halka şeklinde doğradığınız soğanları fırın kabına yerleştirin ve karabiber serpin. Hamsileri yan yana sıralayıp üstüne yine halka şeklinde doğranmış domatesleri yerleştirin. Limon suyu, zeytinyağı ve karabiberi çırpıp balıkların üzerine dökün. 175 derecelik fırında 25 dakika pişirin.



Güveçte Lüfer Tarifi

Lüferi 1 çorba kaşığı zeytinyağı ile sıvayın. Patatesleri yarım ay şeklinde kesip güvece dizin, yarım limonu halka şeklinde kesip patateslerin üzerine koyun. Lüferleri birbirine ters bakacak şekilde yerleştirin. Domatesleri 4'de dilimleyip yerleştirin. Biberleri halka şeklinde kesip güvece yerleştirin. Az su ekleyip fırına verin.

Uskumru Izgara Tarifi
 
Yağlı bir balık olan uskumrunun içini temizledikten sonra bıçak yardımıyla kuyruk kısmından başlayarak, kılçık paralelinde uzunlamasına başa doğru fileto olarak ikiye ayırın. Zeytinyağı ile yağlayarak ızgara üzerinde alt üst ederek pişirin. Piştikten sonra maydanoz ve limonla servis edebilirsiniz.
Devamını Oku »

26 Nisan 2018 Perşembe

KOÇTAŞ Alışverişim

26 Nisan 2018 Perşembe

Sevgili Dostlar,

Uzun zamandır aklımda olan, planlar çizip hayaller kurduğum evimin tadilatına başlıyorum. çok ufak değişikliklerle başlayan projem tüm evi kapsayacak şekilde büyüdü de büyüdü. Çok heyecanlıyım, çok endişeliyim bakalım neler çıkacak.

Geçtiğimiz hafta sonu bismillah deyip, çıktım alınacaklar listemi tamamlamaya. Tabi önce ustalar geldi gitti ölçüler alındı, m2 ler hesaplandı. İsteklerim çoğaldı falan onlara hiç girmeyeyim.Sonrasında İnternet ten baktığım ve araştırdığım kadarıyla bu alışverişi KOÇTAŞ 'tan yapmaya karar verdim, Ve attım kendimi İzmit Koçtaş'a :)

Aldıklarım şimdi anlamsız gözükebilir ama daha sonra bitmişlerini de sizlerle paylaşacağım. Hadi bakalım aldıklarıma hep beraber.




Çok kararsız kaldığım bir konu mutfak yeri, laminant yaptırmak istiyordum ama ıslanabilir bir zemin olduğundan ve çevremden aldığım yorumlarla bu fikirden vazgeçtim. Onun yerine laminant ve ahşap görünümlü seramik tercih ettim.

                                                 








Evye seçiminden önce de uzun araştırmalar yaptım ve granit, damlalıklı geniş bir eviye seçtim.Evye seçiminde dikkat ettiğim en büyük nokta geniş yıkama yerinin olması malum tepsi, tencere daha kolay yıkanabilir olmalıydı.





                    
Bu gördüğünüz üçlü, mutfak banyo bataryalarım, fiyatlarıyla çekmek değildi hedefim ama fiyatlı olmuş:)





Yine mutfağım için davlumbazı m da KOÇTAŞ'tan hem fiyatı uygun olsun hemde şık olsun istediğimden bunu tercih ettim. Özellikleri de güzel umarım memnun kalırım.






Gelelim banyoya, hiç bir şeyde değil banyo fayans seçiminde çok zorlandım. Eşimin tercihi ile banyomuzu Antrasit yapmaya karar verdik. Daha koyu tonlar tercih ediyorduk ama m2 büyük olunca çok ciddi rakamlar çıktı ortaya sonrasında aşağıdaki kombinasyona karar verdik.

                                     


Banyo için seçtiğim Tuvalet ve lavabom da VİTRA, tercihim asma klozet ve gömme rezervuar. Bu konuyla ilgili çok şey okudum ama yine de böyle tercih ettim.

                                 



Düz gri olan yine laminant görünümlü seramiğim hol ve girişler için, diğer renkli olan aynı malzeme de balkonum için. Balkon içinde ayrı bir heyecan duyuyorum. güzel fikirlerim var bakalım:)

                                        

Bizim ev dekorasyonu ve tadilat için yaptığımız KOÇTAŞ alışverişimiz böyle, şimdi bakıp bakıp aşk yaşadığım ürünlerim için toplamda 6200 TL ödeme yaptım. Yakın zamanda başlayacak ve bütün evin altının üstüne geleceği tadilatım içinde sizden bana kolaylık dilemenizi rica ediyorum.Birde  yorumlarınızı merak ediyorum

Sevgiyle kalın.

Devamını Oku »

7 Nisan 2018 Cumartesi

ÇE ONTULE Yalova Kır Düğünü Ve Kahvaltı Mekanı

7 Nisan 2018 Cumartesi

Sevgili Okur,

Bugün sizlere Hafta sonlarında kahvaltı yapabilmek, doğayla iç içe vakit geçirebilmek için tercih ettiğimiz Harika bir mekan önerisi ile geldim.


ÇE ONTULE Yalova Kır Düğünü Ve Kahvaltı Mekanı Yalova Şehir merkezine 15 dakikalık bir mesafede, yeşillikler içinde mis gibi temiz havasıyla ve kahvaltıda ki eşsiz lezzetleriyle biz Yalovalıların sürekli tercih ettiği bir mekan.

2011  Yılında   iki girişimci kardeş olan Okan Saraçoğlu  & Nalan Saraçoğlu tarafından açılan ve ailece işletilen  ÇE ONTULE Lazca 'da BEYAZ BAHÇE demek. Adını da aldığı kocaman bir bahçeye sahip mekanda huzurlu saatler geçirmek, şehirden uzaklaşmak çok keyifli.


Kahvaltısında ki özel lezzetlerinden bahsetmek istiyorum çünkü Yalova'da ÇE ONTULE 'den daha lezzetli ve hızlı servise sahip kahvaltı mekanı bulmak zor. Bir kere her kahvaltının olmazsa olmazları  peynir tabağı, zeytin çeşitleri, reçeller, bal - kaymak, kuruyemiş hepsi var. Sıcak olarak ta yumurtası, patates kızartması, sigara böreği mevcut.
             

Gelelim asıl lezzetlere kahvaltının yıldızı Çiğ Böreği ve Lalangası. Bir çok yerde yediğim çiğ böreğin en lezzetlisi ve en güzeli tabi ki Çe Ontule'ninki. Kahvaltı Masasına oturduktan bir kaç dakika sonra donattıkları masanıza sıcacık servis edilen Çiğ Börek herkese özel olarak tazecik yapılıyor. Lezzeti ise tek kelimeyle efsane.


Arzunuza ve isteğinize göre Mıhlama, Menemen, sucuklu yumurta gibi sıcaklarda yapılmakta. Yine Bu civarda yediğim en iyi Mıhlama Çe Ontule Mutfağına ait.





Siz doğa içinde kahvaltınızı yapıp keyifle kahvelerinizi yudumlarken  çocuklarınız içinde kocaman bahçesinde oynayacakları oyuncaklar, mini parkı ve bütün enerjilerini atmaları için çim alanları mevcut.




Mekanın adından ve açılımından da anlayacağınız üzere Çe Ontule Aynı zamanda İlimizde ki Kır Düğünü Mekanlarının önde gelenlerinden hatta yanılmıyorsam İlk Kır düğünü Mekanımız.




İşletmecisi Nalan Saraçoğlu'nun her organizasyonunda bizzat ilgilendiği ve başında durduğu  sorunsuz düğünlerin ve organizasyonların yapıldığı nadide bir mekan. Hem büyüklüğü hemde hızlı servisi olan Çe Ontule 'de düğün dışında nişan, sünnet, kına gecesi,doğum günü partisi ( bakınız Masal 2 Yaş partisi) yıl sonu ve mezuniyet partileri, yemekli toplantı ve organizasyonlar yapılmakta.






Çe Ontule'nin 850 Kişilik açık çim alanı ve hem yaz düğünleri için yağmur ihtimaline karşılık hem de kış organizasyonları için kullandıkları 400 kişilik kapalı mekanları mevcut.
İster yemekli, ister kokteyl tarzında hayal gücünüze ve bütçenize göre menüler belirlemek mümkün.




Sosyal medya'dan ve yakın çevremden de herkesin bildiği üzere neredeyse her pazar günümü geçirdiğim, doğum günü organizasyonlarım da ev sahipliği yapan, misafirlerimi sorunsuz ağırladığım hizmetine ve kalitesine gözüm kapalı güvendiğim ÇE ONTULE Kır Düğünü ve Kahvaltı mekanı eğer Yalova 'ya yolunuz düşerse mutlaka uğramanız ve  kahvaltısını denemeniz gereken bir mekan.




Herkeslere kocaman sevgiler, bol keyifler...

Devamını Oku »

3 Nisan 2018 Salı

DEDE OYUNCAK ( Fen Toys)

3 Nisan 2018 Salı

Biz Masal hanımla Kıbrıs ta tatilimizi yaparken iş yerime kocaman bir koli gelmiş. Tabi tatil dönüşü anca elimize ulaşan kolimiz tamamen Masalaymış. İçini bir açtık ki bizim kızın nutku tutuldu.Çocuk kafası işte tek tek kutularını açıp hepsinle saatlerce oynadı. Odada ki tüm oyuncakları bıraktık Dede Oyuncak (Fentoys)'tan gelen mükemmel kutunun tadını çıkarttık.

                                             


Efendim Dede Oyuncaktan sizlere biraz bahsetmek istiyorum. Şöyle ki 1962 yılında oyuncak toptancılığı amacıyla kurulmuş '' Fen Oyuncak (DEDE)'' sonraki yıllarda hedeflerini büyüterek plastik oyuncak imalatına başlamış.Öncelikle Türkiye'de faaliyette bulunan ve daha sonra 60 farklı ülkeye ihracat yapan firma ürün çeşitliliğini de arttırmış.

Ürün portföylerinde ise Lisanslı oyuncaklar, eğitici oyuncaklar, Kız  - erkek oyun takımları, plaj ürünleri,kamyonlar,spor oyuncaklar gibi bir çok ürün çeşidi barındırıyor.

Ayrıca biz annelerin oyuncak seçiminde en çok tercih ettiği sertifika ve güvenilir ürün denetlemeleri tam bir firma. Ben Masal'a plastik oyuncak tercih ederken özellikle koklayarak alıyorum. Etraftan görenler deli dese de belki çok ağır kokulu ürünlere de denk gelebiliyorum. Koliyi açtığımızda hiç bir koku almadım.



Masal'ın elinde gördüğünüz doktor ve temizlik arabaları favorisi oldu. ikisini aynı anda kullanıp evde onlarla dolaşıyor 2 gündür. Ha birde ev temizliği yapıyor arada birde ona numaradan hasta oluyoruz bizde :)


Zaten NİLOYA fanı olan Masal kız Niloya'nın evine de ayrı hayran oldu.Ben bu tarz oyuncakları çok seviyorum. Çocuklar için çok yaratıcı ve Hayal gücünü arttıran oyuncaklar. Ve inanın bir kez daha bu çocuklar çok şanslı diyorum. Bizim zamanımızda da olsaydı keşke böyle şeyler ahh ahh.

Neyse konuyu dağıtmayalım. Demem o ki sevgili anneler oyuncak piyasasında bundan sonra favorim DEDE OYUNCAK (Fen Toys) sizlerde oyuncak seçiminde bulunurken lütfen dikkatli olun. Tüm sertifikalardan ve denetlemelerden tam not almış bu markayı mutlaka tercih edin. Çocuklarımızın en masum anları, ileride tehlike ye dönüşmesin.
Bu arada detaylı ürün bilgisi ve çeşit görmek için BURAYA bir tık tık yapmanız yeterli


Sevgiyle kalın.....

Devamını Oku »

30 Mart 2018 Cuma

Kıbrıs'ta Hafta sonu

30 Mart 2018 Cuma


Herkese güzel günler dileyerek başlayalım bugünde yazıya.
Geçtiğimiz hafta işten bir hafta izin alarak kaçtım buralardan. Kısa bir kış - Bahar karışımı tatili yapıp geldik ailece.Daha önce defalarca iş için gittiğim ancak bu sefer hem Beyza'nın orada okuyor olması hemde Cihan'ın hiç gitmemesi sebebiyle rotamızı Kıbrıs'a çevirdik. Hem dinlendik hem gezdik hemde teyzemizle Masal hasret giderdiler.



Gelelim Kıbrıs notlarımıza, bildiğiniz üzere Kıbrıs uçuşları Dış Hatlar Terminalinden kalktığından  Pasaport Kontrolü vs işlemler uzadığından 2 saat öncesi hava limanında bulunmanız gerekiyor.Pasaport kontrolü adı ancak T.C Vatandaşlarına kimlik kartı ile geçiş serbest burada dikkat etmeniz gereken şey ise kimliğinizin çok eski ve tanınmayacak halde olmamanız,yani resimle benzer olmanız ve yıpranmamış kimlik olması gerekmekte.

Pasaport kontrolü geçtikten sonra asıl keyif başlıyor. O polis noktalarının ardında sırasıyla şık restaurantlar, mağazalar, alış veriş noktaları ne ararsanız hepsi orada hiç bir şey almasanız bile gezmesi çok keyifli. Biz alacaklarımızı Kıbrıs Çarşısından alacağımızdan içeride uçuş saatine kadar dolaştık.Normal de iç hatlarda beklerken bile inanılmaz sıkıcı gelen 1 saat burada su gibi akıp geçiyor.



Yaklaşık 1 saat 20 dakikalık bir uçuşun ardından vardığımız Kıbrıs Hava limanında ilk defa gidenler bir hayal kırıklığı yaşayabiliyor. Eşim ve yeğenim en büyük şaşkınlığı yaşadılar. Küçücük bir hava limanına sahip Kıbrıs normal şehirler arası otobüs terminali kadar bir alan. Kıbrıs hava limanından bizi transfer ekibi aldı ancak transfersiz gidecekseniz belli saatler ile  bir çok noktaya KIBHAS seferleri mevcut. (Yandaki resim transferden) Ya da diğer alternatifiniz Araç kiralamak biz bu yola cesaret edemedik çünkü trafik Soldan akıyor. Ama cesaretiniz var ise araç kiralama fiyatları çok uygun.


Biz 4 gece 5 gün olarak kaldık Kıbrıs ta ve bir çok yeri gezdik aşağıda sizler içinde Kıbrıs'ın gezilecek yerlerini kısaca yazdım eğer yolunuz Kıbrıs'a düşerse mutlaka gezin görün derim. Hem Yurt dışı deneyimi yaşamış olun hem de Kıbrıs'ın sıcacık insanlarını ve farklı bir kültürü tanıma fırsatı bulun.

Bu arada Antis Tour 'un Açılışına özel yaptığımız bir Kıbrıs kampanyamızdan da bahsetmek istiyorum size 2 Gece 3 Gün OTEL + UÇAK + TRANSFER dahil 599 TL'den paket fiyatlarımız var Hazır bu kampanya da varken kendinize bir Kıbrıs tatili ısmarlayın derim. Detaylı bilgi için 0226 813 91 27 - 800 08 77  den direk benden bilgi alabilirsiniz.

Hadi gelin Kıbrıs'ta nereler gezilir birlikte bakalım.

1 - BELLA PAİS / BEYLERBEYİ

Girne'ye çok yakın bir mesafede Beşparmak dağlarının yamacında Girne'nin en güzel manzarasına sahip çok keyifli bir Köy. Hediyelik eşya satıcıları ile şirin kafeleri ile keyifli vakit geçirmek isteyenler için tam bir Akdeniz Köyü Özellikle gün batımında inanılmaz bir manzarası var.





2 - GİRNE KALESİ

Ticaret'in Merkezi olduğu için uzun yıllar boyunca korsanlardan ve savaşlardan zaman zaman yıkımlar yaşamış ancak kapladığı alan büyüklüğü ve içindeki eserler nedeniyle gezilmesi uzun zaman alan güzelliklerle dolu bir tarih kalıntısı.




3 - GİRNE YAT LİMANI

Kıbrs'ın bence en güzel en canlı yeri.Tam bir Akdeniz şehri havasını yaşayabileceğiniz restaurantları,barları ve tabi ki birbirinden güzel yatları ile keyifli vakitler geçirebileceğiniz bir nokta.



4- BARBARLIK MÜZESİ

Binbaşı Nihat İlhan'ın evde olmadığı bir akşam evine baskın düzenlenerek Eşi ve çocuklarının ölümüne resmen şahit olduğunuz, saklandıkları küvetteki kan izlerinin duvarlardaki kurşun deliklerinin ve eşyaların  aynen korunduğu kan donduran bir müze. Mutlaka gidildiğinde görülmesi gereken bir yer.



5- KARAOĞLANOĞLU MÜZESİ VE ŞEHİTLİĞİ

1974 Barış harekatında Binbaşı İbrahim Karaoğlanoğlu ve Kıbrıs Hava limanına ismini veren Fehmi Ercan'ın karargah olarak kullandıkları ve kapısında roket atarla vuruldukları ev onların ve tabi ki Kıbrıs Şehitlerimiz anısına müze olmuş. İçerisinde o zamandan kalan eşyalar ve sunumlar var. Aynı zamanda bahçesinde de Rumların kullandıkları savaş araçları da sergilenmekte.



6 - KAPALI MARAŞ

Beni her gittiğimde derinden etkileyen terk edilmiş bir yer Maraş. Türkler tarafından ele geçirilmiş ancak ne Rumlar ne de Türkler tarafından kullanılan, terk edilmiş terk edildiği günden beri Askerimizin korumasında olan Ölü Şehir. Bir zamanların en popüler tatil destinasyonu olan ve Tüm Dünya Starlarının tatil için tercih ettiği, Altın çatal - bıçak takımları ile misafirlerine hizmet veren otelleri ve casinolarıyla en göz alıcı Akdeniz şehri. Bu gidişimde Kapalı Maraş'a izin alarak girecektik ancak önceden halledemediğimiz için izinlerimiz yetişmedi umarım birdahaki gidişimizde içeriyi de gezeceğiz.


7- ST. BARNABAS MANASTIRI

Yahudi bir ailenin oğlu olan St.Barnabas, Kuduste eğitim aldıktan sonra Kıbrıs'a döner ve Hristiyanlığı yaymak için 45 yılında St.Paul ile çalışmaya başlar. Bu faaliyetleri tarafından halkı tarafından öldürülen St. Barnabas 'ın mezarının da içinde olduğu, sergilenen eserler tarafından da zengin mutlaka gezilmesi gereken bir manastır.



8- SALAMIS HARABELERİ

Gazimagusa şehrinin 6km kadar kuzeyinde bulunan Antik bir şehir. Yunanistan'daki Salamis Adasının kralı Telamon'un oğlu olan Tekfros kentin efsanevi kurucusu olarak biliniyorçTruva harbi sırasında kardeşinin intiharını önleyemediğinden, savaş sonrası babası tarafından ülkeye sokulmaz. Tekfros Truva harbine katılan silah arkadaşları ve savaşta esir aldığı bir grup insanı da yanına alarak Karpaz yarımadasının Kuzey sahilindeki Akalar sahiline ayak basar. Ardından bir süre orada kaldıktan sonra günümüzde Salamis Harabelerinin bulunduğu yere kent kurar. Bildiğimiz antik kentte bulunan Limanlar ve surlar, gumnasium, tiyatro, roma hamamı, roma villası gibi o günden kalan kalıntılara ev sahipliği yapıyor.


Saydıklarım dışında gidebileceğiniz daha bir çok gezilip görülecek yere ve en hakaretli gecelere tabi ki olmazsa olmaz Casinolarıyla ünlü Kıbrıs'a mutlaka zaman ayırın.

Şimdilik benden bu kadar, daha önce Kıbrıs'a gittiyseniz sizinde yorumlarınızı bilmek isterim.

Sevgiler....





Devamını Oku »

12 Mart 2018 Pazartesi

Bir Günah Gibi

12 Mart 2018 Pazartesi

Uzun zamandır gördüğüm Cezayir Menekşesi kitabını almayı planlarken yorumlarda yazarın önceki kitaplarından bahsedildiğini gördüm.Nedir kimdir bu yazar neler yazmış derken yine en sevdiğim tarzda romanları olduğunu görünce tüm seriyi sipariş verdim. Sonrasında ÇİLEK MEVSİMİ kitabına başladığımda kitapta isimleri geçen önceki kitabın kahramanlarına denk gelince yıkıldım.En sevmediğim şey spoiler yemek olduğundan yine internetten araştırdım ancak sağlam bir bilgi bulamadım.Bende günümüz teknolojisini ve yeni yazarların samimiyetine güvendiğimden  Burcu Hanım'a DM den bir mesaj attım. Çok kısa zaman sonra dönüp beni aydınlattı ve okumam gereken sıralama hakkında da beni bilgilendirdi. Bende o sıradan başladım sanıyordum ki sonra tekrar yazdıklarına bakınca çok yanlış anladığımı fark ettim. Ama suç benim değil Bir Günah Gibi nin kabı öyle çektiki beni kendine ondan başlayı vermişim. Bir kaç spoiler yesem de yapılacak bir şey yok bayıla bayıla okudum kitabı.

Efendim kitabı anlatmak gerekirse Manyak, sinir bozucu, paradan başka hiç bir şeyi gözü görmeyen okurken beni benden alan ailesi yüzünden yaşadıklarıyla hırs dolu, korkak, güvensiz ve sevgisiz büyümüş Ela, Tam tersi duygularla büyütülmüş,ailenin güçlü prensi Sarp. Yaşadığı tüm renkli ve heyecanlı hayatın içinde eksikliğini ararken gördüğü simsiyah saçlara ve yeşil gözlere vurulan Sarp bu güzelliğin peşinden gitmeye karar verdiği sırada Ela'nın başına gelenler ve sonrasında yaşananlarla inanılmaz sürükleyici bir kitap.

Bir kitapta Aşk, Tutku seviyorsanız eğer kesinlikle okumaya değer.Yine tanıtım bültenini aşağıda paylaşıyorum.Bende şimdi yazarın söylediği gibi Aşk Her Şeyi Affeder Mi? yi okumaya başlıyorum.

AŞK İLE ÖZGÜRLÜK ARASINDA SIKIŞMIŞ BİR KADIN… GÜÇLÜ VE İSTEDİĞİNİ ALMAYA KARARLI BİR ADAM… TEK BİR BAKIŞLA BAŞLAYIP KALPLERE SIZAN, TUTKU DOLU, İMKÂNSIZ BİR AŞK…

Sarp Aras, istediği her şeye sahip, başarılı ve gelip geçici ilişkiler yaşayan bir adamdı. Hayatındaki eksiğin peşine düştüğü sırada, tüm inkârlarına rağmen tek bir kadın ruhuna dokunmayı başarmıştı.

Hırçın ve karşı konulmaz güzellikteki Ela Kavaklı ise, yalnızca özgür olmakla ilgilendiğini düşünüyordu. Kâbusu andıran hayatından sıyrılmaya çalışırken yakışıklı bir yabancıya görünmez bir prangayla bağlanmış, mutluluğu tutkuyla örülü bir tutsaklığın içinde bulmuştu.

Kalplerindeki sızı onlara sert bir kışın ardından baharı getirirken, güçlü bir adam elleriyle umut dolu bir aşk yaratacaktı. Hüznünü yeşil gözlerinin ardına saklayan kadın ise doğru ve yanlışın tam ortasında kalacaktı.

Ela, uğrunda verilen savaşa rağmen aşkın ateşinde yanmayı kabul edecek, Sarp’a bir şans vermeyi göze alabilecek miydi? Sonunda birbirlerine esir olduklarında, önlerine çıkan engelleri aşacak gücü kalplerinde bulabilecekler miydi?

 (Tanıtım Bülteninden)
Devamını Oku »

2 Mart 2018 Cuma

Açlık Krizlerini Önlemenin 10 Etkili Yolu

2 Mart 2018 Cuma
Sofradan henüz iki saat önce kalkmanıza rağmen kendinizi aniden buzdolabı önünde mi buluyorsunuz? Açlığınızı ancak tatlılar ve karbonhidrat ağırlıklı beslenerek mi giderebiliyorsunuz? Aniden bastıran yeme isteği karşısında tabağınızı hızla bitirme ihtiyacı mı hissediyorsunuz? Siz de pek çok kişinin ortak derdi olan “açlık krizlerine” yakalanıyorsanız, bu şikayetlerinizin altında neden, hatalı beslenmeniz sonucu kan şekerinizdeki dalgalanmalar olabilir. Acıbadem International Hastanesi Beslenme ve Diyet Uzmanı Özge Güneş, kan şekerinin aniden düşmesi sonucunda kriz halinde yemek yeme, özellikle de tatlı yeme isteği ortaya çıktığına dikkat çekerek, “Kandaki glukoz miktarı düşen kişilerde beynin belirli bölgesine sinyaller yollanıyor ve kişi kendini yemek yeme isteğiyle buluyor. Bu isteği durdurmak için tüketilen tatlılar veya fazla besin alımı ise kontrolsüz kilo artışı, diyabet ve çeşitli kardiovasküler hastalıklara yol açabiliyor. Bu nedenle açlık krizlerinin önüne geçmek çok önemli” diyor. Bu sorunu ortadan kaldırmanın yolu ise ufak tefek beslenme değişiklikleri yapmak ve kendinizi aç bırakmamaktan geçiyor. İşte size  açlık krizlerini önlemenin yolları ve önemli öneriler. 

Kahvaltıda proteini eksik etmeyin
Kahvaltı günün en önemli öğünlerinden biri. Bunun nedeni ise gece uzun süren açlıktan sonra kan şekerinin taban seviyeye kadar inmesi. Dolayısıyla hem metabolizmanızı hareketlendirmek hem de gün içinde açlık krizleriyle karşılaşmamak için güne kahvaltısız başlamayın. Özellikle protein ağırlıklı kahvaltı etmeniz güne dinç başlamanıza yardımcı olacaktır. Beyaz peynir, yumurta veya süt, kaliteli protein kaynakları olarak güzel birer seçenek olabilir.

En az 2 kez ara öğün yapın
Düzenli öğün yapmak kan şekerinin gün içinde dengeli seyretmesine yardımcı oluyor. Özellikle kahvaltı, öğle ve akşam yemeği olan ana öğünlerini atlamamalı ve en az 2 kez ara öğün yaparak kan şekeri dengesini sağlamalısınız.

Canınız tatlı istediğinde meyve yiyin
Her şeye dikkat etmenize rağmen canınız hala tatlı isteyebilir. Beslenme ve Diyet Uzmanı Özge Güneş bu durumda işlenmiş şeker oranı yüksek tatlılar yerine, vitamin ve minerallerden zengin, posa içeriği yüksek olan meyvelere yönelebileceğinizi belirterek, “Tabi ki meyvede de porsiyon kontrolü yapmanız önemli. Gün içinde 1-3 porsiyon arasında meyve tüketmeniz yeterli olacaktır. 1 orta boy elma veya 4 tane kayısı veya 1 adet şeftali veya 1 tane portakal ya da 15 adet üzüm bir porsiyon meyveye denk geliyor” diyor.

Ceviz, fındık veya badem atıştırın
Ana öğünlerinizden sonra ortalama 2-3 saat sonra mideniz kazınmaya, canınız bir şeyler atıştırmak istemeye başlayabilir. İşte bu kan şekerinizin verdiği sinyal aslında. Bu durumda magnezyum, fosfor, çinko gibi minerallerden zengin olmalarının yanı sıra bitkisel yağ içerikleriyle de midede uzun süre kalarak tokluk hissi veren ceviz, fındık ya da badem doğru bir seçenek olacaktır. Ancak kalori alımını azaltmak ve yağ içeriğini arttırmamak için çiğ olanlarını tercih edin ve 1 avuçtan fazla tüketmemeye dikkat edin.

Tam tahıllı ekmek tüketin
Tam tahıllı undan yapılan ekmekler beyaz ekmeklere göre, içeriklerindeki tahıllar sayesinde midede daha uzun süre kalıyorlar. Bu sayede de sindirim daha yavaş oluyor. Bu da kan şekeri seyrini dengeleyerek açlık krizlerini önlüyor.


Her ana öğünde salata tüketin
Özellikle çiğ sebze grubundan olan besinlerin posa içerikleri yüksek oluyor. Dolayısıyla kahvaltı, öğle ve akşam yemekleri gibi ana öğünlerde salata tüketmek aldığımız posa miktarını arttırarak midenin boşalma hızını yavaşlatıyor. Bu durum da öğünler arasındaki açlık kontrolünü sağlamamıza yardımcı oluyor. Eğer salata sevmiyorsanız, lezzetlendirmek için 1 yemek kaşığını geçmeyecek kadar zeytinyağı kullanabilirsiniz.

Çubuk tarçınlı yeşil çay için
Beslenme ve Diyet Uzmanı Özge Güneş özellikle ara öğün zamanlarında içeceğiniz yeşil çayın açlık duygunuzu bastırmanızda size yardımcı olacağını belirterek şunları söylüyor: “Yeşil çay ve tarçın insülin seviyesini dengeleyerek kan şekerinin aniden düşmesini önlüyor. Ayrıca tarçın aromatik etkisiyle şeker isteğinizin de önüne geçiyor”

Tahıl yulafıyla ara öğün yapın
Kaliteli karbonhidrat içeren proteinli bir ara öğün sizi bekliyor. Bununda yanında tatlı isteğinizin önüne geçmiş oluyorsunuz. Tahıl ve proteinin birleştiği ara öğünler kan şekeri dengenizi koruyarak tokluk hissi veriyor. Yulaf ve yoğurt ya da süt size yardımcı olacaktır. 1 su bardağı süt içerisine 3 yemek kaşığı yulaf ezmesi ilave ederek karıştırın. İçerisine ortalama 1,5 çay kaşığı toz tarçın ilave edin. İsteğinize göre 7-8 tane çiğ badem veya yarım muz veya herhangi bir meyve ilave edebilirsiniz.
 
Su içmeyi unutmayın
Yetişkin bir kişinin kilo başına günlük 35 ml su içmeye ihtiyacı var. Su ihtiyacımızı karşılayamadığımız beynimiz kendini aç hissedip sinyaller verebiliyor. Eğer su içmeyi sevmiyorsanız, suyu limon, elma dilimleri, salatalık ve nane gibi çeşitli aroma vericilerle tatlandırabilirsiniz.

1 bardak kefir
Kefirin faydaları saymakla bitmez ama en önemli yararlarından biridir tok tutucu olması ve kan şekerini dengelemesi. Glisemik indeksi düşük olan kefir içerdiği proteinle birlikte midede uzun süre kalarak tokluk hissi veriyor ve kan şekerinin de daha yavaş yükselmesini sağlıyor. Böylelikle yaşanılan açlık krizlerinin önüne geçerek fazla besin ve kalori alımını azaltıyor. Tadından hoşlanmıyorsanız, çeşitli meyveler ilave ederek kefiri tatlandırabilirsiniz.
Devamını Oku »