26 Ocak 2017 Perşembe

Berika'nın günlüğünde hediyeleşme etkinliği :)

26 Ocak 2017 Perşembe
Yılbaşı öncesi Sevgili BERİKA 'nın yaptığı hediyeleşme etkinliğine katıldım. Çocukken sınıfta, arkadaşlar arasında yaptığımız gibi bir çekiliş yapıldı ve Berika bizi eşleştirdi.

Blogger arkadaşımız bizler için hediyelerimizi de belirlediğinden aslında çok kolay ve eğlenceli bir etkinlik oldu. Detaylar burada

Ben çok sevgili Elif İpek Durmaz ile eşleştim.Sonrasında  birazcık geç olsa da hediyemi gönderim.
onun da detayları burada :) Hediyem ile ilgili o kadar güzel şeyler yazmıştı çok mahcup oldum. Elif hanımı tanıdığıma çok çok memnun oldum sevgili Berika sayesinde....

Masal kızın hasta olduğu, ateşler içinde yandığımız gecenin sabahında gelmiş hediyem ofise, ben tabi ki o günlerde işe gelmediğimden, moralimin bozuk olduğu yorgunluktan öldüğüm, Masal kızı kontrole götürüp öğlen işe geldiğim günde Masamda şipşirin bir kutuyla karşılaştım. İçimden sadece ve sadece 'İyi şeylerde oluyor şu hayatta' geçti. O kadar iyi bir zamanda geldi ki bana hediye çok ama çok mutlu oldum.

Elif hanım bana çok güzel süpriz hediyelerde göndermiş kutunun içinde aşağıda sizlerle de paylaşıyorum.


Öncelikle Berika 'ya bu güzel etkinliği düzenlediği için, sonrasında  da hediye arkadaşım Elif Hanım'a bana bu güzel hediyeleri seçtiği ve gönderdiği için, sımsıcak güzel dileklerle dolu notu için çok ama çok teşekkür ederim. Bundan sonra bunu geleneksel hale getirelim bence....

Ha bu arada bu blog malum ki Masal'ın ona gelen kupayı da sakladım Elif teyzesinden hatıra :)

Sevgiyle....
Devamını Oku »

21 Ocak 2017 Cumartesi

Keçiboynuzunun faydaları...

21 Ocak 2017 Cumartesi
Geçtiğimiz günlerde tam Masal kızın ağzına layık bir kargo aldım HÜNNAP 'tan. Daha önce bir eczanede denk gelip bebe bisküvisini denemiştim.Hem Masal kız sorunsuz yedi hem ben bayıla bayıla bitirdik.  Çocukluğumdan beri vazgeçemediğim şeydir bebe bisküvisi hatta en küçüğü 18 yaşında olan biz 3 kız kardeş bazı geceler hala sütle bebe bisküvisi ıslatır yeriz :)

                                            


Hünnap bebe bisküvisi biraz farklı şuan da piyasada ki tüm bebe bisküvilerinde Palmiye Yağı çıkarken adının bu listede olmayışından ve içinde keçi sütü, hurma pekmezi,tam buğday unu, ve keçi boynuzu unu olduğundan bebişlerimiz için daha besleyici ve sağlıklı. Aynı zamanda Glukoz, koruyucu ve renklendirici içermediğinden içim rahat bir şekilde yediriyorum  Masal kıza. Tadına gelirsek bence diğerlerine göre daha lezzetli, rengi diğer bebek bisküvilerine göre daha koyu ki sanırım keçi boynuzundan kaynaklı. Kısacası kesinlikle tavsiye ediyorum.

Bir diğer ürünü Hünnap keçi boynuzu özü ve vitamin içeren Takviye edici gıda , üzerinde 4 yaş üzeri kullanıma uygundur diyor ancak ben Masal'a özellikle şuan hasta olduğu için çay kaşığının ucuyla vermeye başladım.Bize bu güzel ürünleri gönderen Hünnap firma yetkililerine çok teşekkür ederiz.

Keçiboynuzunun fayları bildiğiniz gibi çok fazla aşağıda yararlarından bazılarını bilginize sunuyorum.

Sağlıkla büyüyelim, sağlıkla büyütelim...

Keçiboynuzu, karbonhidrat, yağlar ve sodyum açısından zengindir. Aynı zamanda A ve C vitamini açısından da zengin sayılır. Selenyum, potasyum, magnezyum başta olmak üzere birçok mineral ve element içerir. İçerdiği element ve vitaminler yardımıyla sağlığa katkı sağlar.


Keçiboynuzunun Sağlığa Faydaları

Keçiboynuzu farklı şekillerde ve genelde kış aylarında tüketilmektedir. Bunun sebebi özellikle kış aylarında artan astım atakları ve bronşit hastalıklarına iyi geldiğine dair oluşan düşüncedir. Keçiboynuzu aynı zamanda gribal enfeksiyonlara ve üşütmeden kaynaklanan hastalıklara karşı da etkili bir besin kaynağıdır. Özellikle önemli bir antioksidan olması çok geniş bir yelpazede metabolizmaya hastalıklarla mücadelede yardımcı olur.
Keçiboynuzu Kolesterole İyi Gelir: Keçiboynuzunun kolesterole iyi geldiği bilimsel olarak ispatlanmamıştır. Keçiboynuzunun içerdiği liflerin ve zengin gıda içeriğinin LDL seviyesini (kötü kolesterol) azaltıcı ve HDL kolesterol seviyesini sağlıklı seviyede tutucu özelliğinin olduğu belirlenmiştir. Bunun yanında yapılan bazı bilimsel çalışmalar sonucunda keçiboynuzunun hiper kolesterol için ayrıca tedavi amaçlı olarak kullanılabileceği belirlenmiştir.
Keçiboynuzu Sindirim Sistemine Yardımcı Olur: 2002 yılında yapılan bir araştırma sonucu keçiboynuzunun içerdiği beta-karoten maddesinin güçlü bir serbest radikal düşmanı olduğunu ortaya koymuştur. Ayrıca içerdiği lifler sayesinde midenin kuvvetlenmesine yardımcı olur. Midenin sağlıklı ve düzenli bir şekilde görevini yerine getirmeye yardımcı olduğu gibi hastalıklara yakalanma riskini de azaltır. Bunun dışında antioksidan özelliği sayesinde bağırsak enfeksiyonlarından koruyucu özelliği vardır. Dolaylı olarak bağırsakların kansere yakalanma riskiniz azaltır.
Keçiboynuzu İshale Karşı Etkilidir:  Genel anlamda sindirim sitemi dostu olan keçiboynuzu, aynı zamanda sindirim sitemi ile ilgili bazı sorunlarında gidermede etkilidir. Bunlardan başlıcası ishaldir. İshale karşı keçiboynuzunun anlık etki gösterdiğini belirten uzmanlar, ishal şikayeti olanların keçi boynuzunu tüketmelerini önermektedir. İshal tedavisi için yetişkin ve çocuk ayrımı yapılmamıştır.
Keçiboynuzu Akciğer Kanserinden Korur: Keçiboynuzunun en önemli faydalarından bir tanesi de akciğer kanserine karşı vücudu koruyucu etkisinin olmasıdır. Antioksidan özelliği ile keçiboynuzu kanser hastalığına neden olan nedenleri minimuma indirir. Akciğerleri temizleyici özelliği vardır. Sigara ve diğer zararlı maddelerin verdiği zararları gidermeye çalışır ve bunun yanında akciğeri hastalıklara karşı korur.
Hasarlı Hücreleri Onarır: Çok nadir özelliklerden bir tanesini taşıyan keçiboynuzu, hasarlı hücrelerin onarılmasında da etkili rol oynar. Hasarlı hücrelerin onarılarak tekrar görevlerini yerine getirme özelliklerini kazanmaları bünye açısından çok önemlidir. Keçiboynuzu, sürekli ölen hücreler yüzünden zayıf düşen savunma sitemine hasarlı hücreleri iyileştirerek katkıda bulunur. Ve hastalık esnasında tedavi özelliği sağlarken hastalık öncesinde vücudun hastalıkla mücadele gücünü arttırır.
Alerjik Hastalıklara Karşı Keçiboynuzu: Keçiboynuzunun antialerjik ve antibakteriyel özelliği vardır. Çok etkili bir antioksidan olması bu özelliğinin en önemli sebebidir. Özellikle solunum yollarında oluşan zararlı bakterileri ve kış aylarında meydana gelen salgın hastalıklara karşı çok etkilidir. Nezle grip gibi yayılması mümkün olan salgın hastalıklar yanında alerjik astıma karşı da etkili bir şifa kaynağıdır.
Astım ve Bronşit Hastalıklarına Karşı Etkilidir: Keçiboynuzunun astım ataklarını sakinleştirici rolünün yanında bronşit hastalığına da iyi geldiği söylenmektedir. Bazı bilimsel araştırma sonuçları da bu yönde bilgiler verir. Antioksidan özelliği alerjik astıma karşı çok etkili olmasını sağlar ve genel anlamda solunum yollarında meydana gelen tıkanıklıkların giderilmesinde önemli bir rol oynayabilir. Çocuklarda etkisini daha çabuk göstermektedir.
Grip Hastalığına İyi Gelir: Keçiboynuzunun antioksidan özelliği, ona doğal bir antibiyotik özelliği katmaktadır. Kış aylarında çok sık görülen ve bulaşıcı olma özelliği olan grip hastalığına karşı etkilidir. Grip hastalığına neden olan virüsleri ortadan kaldırırken vücudu grip ve benzeri hastalıklara karşı korur.
Öksürüğe İyi Gelir: Keçiboynuzu şiddetli öksürüklere karşı dahi çok etkilidir. Antioksidan özelliği ile öksürüğe neden olan serbest radikalleri ve enfeksiyonları ortadan kaldırır, hissedilir derecede bir rahatlama sağlar ve öksürüğü giderir.
Kalp ve Damar Hastalıklarından Koruyucu Özelliği Vardır: Çok önemli bir antioksidan olan keçiboynuzu kalp damar hastalıklarından korunmak için bulunmaz bir şifa kaynağıdır. Kanı temizleme özelliğinden dolayı damarların sıkışmasına ve kalp hastalıklarına neden olabilecek unsurları ortadan kaldırır. Keçiboynuzunun bu özelliği birçok bakımdan genel anlamda bünye için önemlidir.
Mideye Faydalıdır: İçerdiği liflerin yardımıyla genel anlamda sindirim sitemini koruyucu özelliği vardır. Lif içeren bütün besinler mide için faydalıdır ve midenin güçlenmesini sağlar. Keçiboynuzunun midedeki asit seviyesini dengeleyici özelliği vardır. Bunun yanında şişkinlikleri giderir ve şişkinlik hissini ortadan kaldırır.
Kemik Erimesine Karşı Koruyucudur: Keçiboynuzunun diğer bir özelliği de kemik erimesi gibi ciddi hastalıklara karşı etkili olmasıdır. Keçiboynuzu bu tür hastalıkları tedavi ettiği söylenemez ama içerdiği yüksek derecedeki kalsiyum sayesinde çocuklar başta olmak üzere yetişkinlerde de kemik sağlığı için önemlidir. Çocukların sağlıklı bir iskelete sahip olmalarını sağlarken, yetişkinlerin kemik hastalıklarına yakalanma riskini azaltır.
Sinir Sistemini Korur, Çocuklarda Zeka Geliştirici Özelliği Vardır: Antioksidan etkisi ve hücreleri yenileme özelliği keçi boynuzunu sinir sitemleri içinde vazgeçilmez bir besin kaynağı kılmaktadır.  Beyin hücrelerinin yenilenmesine yardımcı olur. Tüketimi sinir sitemlerine etki ettiği için çağın hastalığı strese kaşı direnci arttırır.


Keçiboynuzunun Zararları: Keçiboynuzunun önemli bir antioksidan olması birçok açıdan bünye için faydalı olduğunu söyleyebiliriz. İnanılmaz bir enerji sağlamasının yanında birçok hastalığa karşı bünyeyi bir kalkan gibi korumaktadır. Fakat çok nadir de olsa yanlış kullanılması ve çok fazla tüketilmesi durumunda bazı yan etkileri vardır.
  • Şeker içerdiği için şeker hastalarının tüketmeden önce doktorlarına danışmaları önerilir.
  • Fazla tüketildiğine baş dönmesi ve mide bulantısına neden olabilir.
  • Kan inceltici ilaç kullananların doktorlarına danışarak tüketmeleri önerilir.

Tavsiyeler
Keçiboynuzunun faydalarından sadece bazı hastalılara yakalanan kişiler tarafından bildiğini söylemek üzücü. Aslında birçok hastalığa karşı koruyucu özelliği var ve ayrıca içerdiği besinler yardımıyla vücudu dinç tutmaktadır. Bu özelliklerinden dolayı mutlaka düzenli olarak tüketilmelidir. Özellikle çocukların gelişme döneminde ve astım ve bronşit hastalıkları ile mücadele edenler tüketimine özen göstermelidirler.


Devamını Oku »

20 Ocak 2017 Cuma

Siz hiç ateş böceği gördünüz mü ?

20 Ocak 2017 Cuma

Evdeki herkesin gözünün içine bakıyorum aman hasta olmasınlar, aman kimse gribe yakalanmasın diye.Cuma akşamı teyzoşum hastalandı, cumartesi sabahı Masal kız maalesef ki.  Ufak ufak öksürükle başladık bu sefer, cumartesi gecesi biraz huysuz olsa da sorunsuz uyuduk ama Pazar  günü öğlen uykusundan kusarak uyanması sonrası her şey değişti bizim evde. Hemen iştahımız kesildi, kuru bir öksürük başladı ve tabi ki huysuzluk. Öğlen uyuyamadığı için minik farem akşam 8 de çok uykusu geldiği için bayıldı kucağımda. Bu zamana kadar her şeyimiz normaldi. Bende hazır Masal kız erken yatmışken aldım kitaplarımı oturdum ders çalışmaya.

Sonra bi an bebek telsizimiz öttü koşarak gittim ki Masal Kız uyuyor terlemiş mi diye bakmak isterken başımdan aşağıya kaynar sular döküldü. Hemen derece ile ölçtüm ki ateşimiz 39 olmuş inanamayıp diğer kulağından da ölçtüm. O panikle koca kişisine koşup uyandırmam bir oldu.
Hemen Masal kızın üzerindekiler çıkartıldı, kombi hemen kısıldı ve hemen bir ateş düşürücü başlandı.
Ateş düşünce yataktan kafasını kaldıramayan kuzum...
                                                 
Aradan 1 saat geçti ateşte düşme yok, 2 saat geçti yok ılık havluyla tampon yapmak istedim Masal kızdan izin yok, neyse ki duş almayı seviyoruz diye hadi bıcı bıcı yapalım dedik. Gecenin bir vakti bıcı bıcı duyan kuzum sevinse de çok hoşuna gitmedi bu fikir hele de ılık suyla olunca zangır zangır titremeye başladı, hadi duştan çıktık giyinelim dedik ama can kızım tir tir titremeye  aynı zamanda ağlayıp bana sarılmaya çalışınca bende de film koptu tabi Masal bir yandan ben bir yandan ağlamaktan, stresten, çaresizlikten alnımda kocaman iki tane sivilce çıktı 4- 5 saatte. Sonrasın da ateşimiz düşmeyince kendimizi Acilde bulduk, Tabi zaten huysuz olan Masal kız doktor fobisi sayesinde ağlamaktan içinde ne varsa oracığa çıkarttı. İlaçlar, fitiller derken 2 saat acilde bekleme salonunda Masalı sakinleştirmeye çalıştık( Ne mümkün müşahede de yatmak) Ateşimiz biraz düşünce evimize gidip bir kaç saat uyuduk. Ertesi gün doğru kendi doktorumuza gittik tabi ki kulaklarımızdan kaynaklı bir enfeksiyonmuş, hemen ilaçlar havalar başladık  hala da süper iyi değil ama en azından ateşlenmiyoruz artık.

Her zaman söylüyorum sadece kendi çocuğum değil, hiç bir çocuk hastalanmasın. Onlar hastayken anne - babanın düştüğü çaresizlik hiç bir şeyde yok. Allah çaresiz hastalık vermesin diyorum aşağıya çocuğumuz ateşlendiğinde yapmamız gerekenleri bırakıyorum. Bu arada sadece tavsiyedir, benim uyguladığım yöntemlerdir biliyorsunuz ki ben doktor değilim :)

Sağlıcakla kalın....


Çocuklarda Ateş Ölçme
Ateş, derece (termometre) ya da elektronik ateşölçer ile ölçülebilir. Kulak, dil altı, koltuk altı ve anüs, vücutta ateşin ölçülebileceği yerlerdir. Koltuk altı ölçümleri, diğer ölçümlere göre  genellikle 0,5ºC derece daha düşüktür.

Ateş Sınır Değerleri

Ateşsiz: 34,4-37,9
Ateşli: 38-39,9
Yüksek ateşli: 40+ 
Çocuklarda ateş nasıl düşürülebilir?
Eğer çocuğun ateşi yoksa ve hasta hali sürüyorsa, 1 saat içinde ateşinin yeniden ölçülmesi gerekir. Özellikle 3 aydan küçük bebeklerde ateşi 38ºC’nin üzerine çıkarsa, acilen doktora başvurmalısınız. 
Çocuğun ateşi yükselirken titremesi normaldir. Kalın giysiler, çocuğun ateşinin daha da yükselmesine yol açar. Bu nedenle çocuğa kalın giysiler giydirilmemeli, üzeri üşüdüğü gerekçesiyle örtülmemelidir. Eğer çocuk titriyorsa, bir çarşafla sarılabilir. Çocuğun ateşi, 39ºC’nin üzerine çıkıyorsa ısıyı hızla düşürmenin yolu da ılık duşa sokmaktır. Çocuğa ateş düşürücü parasetamol ilaç, 4-6 saatte bir verilir. Ateş, buna rağmen 38ºC’nin üzerinde seyrederse, doz aralığını 4 saatten 3 saate almak gerekir. Bu durumda ikinci bir ilaçla parasetamolün dönüşümlü kullanılması gerekir. Aktif maddesi ibuprofen olan ilaçlar, 3 saatte bir parasetamolle birlikte dönüşümlü kullanılmalıdır.
Hangi durumlarda doktora acilen başvurulmalıdır?
 • Çocuk hiçbir şey yemiyorsa veya yediklerini kusuyorsa, ağlıyorsa ve halsizse çocuk yakından takip edilmelidir.  
 • Orta dereceli ateş (38-39,9) 24 saatten daha uzun sürerse ve ateşten başka burun akıntısı veya öksürük gibi başka hastalık belirtisi yoksa, ateşin neden kaynaklandığının bulunması gerekir.
 • Çocuğunun ateşi, 39-40 derece ise ve düşmüyorsa, ateşli havale geçirme riskine karşı doktora başvurulmalıdır. Ateşli havale, genellikle çocuğun ateşi normalden çok yüksek ise oluşur. 
 
• Çocuğun ateşi, orta derecede 2 günden daha uzun sürüyorsa ve ateş düşürücü ilaçlarla bile düşmüyorsa doktora başvurulmalıdır. 
Ateşli Çocuğun Bakımı
 • Uygun bakımın sağlanabilmesi için ateşe yol açan hastalığın nedeni belirlenmelidir. Genellikle ateş, hastalık sonucu ortaya çıkmıştır.
 •  Hastalanan çocuk, normale dönene dek olabildiğince rahat tutulmalıdır.
 • Tüm gereksiz giysiler çıkartılarak, çocuğun üzerinde yalnız bol bir pijama bırakılmalıdır.
 • Yüksek ateşin bedende sıvı kaybına neden olabileceği düşünülerek çocuğa öncekinden daha fazla içecek verilmelidir.
 • Ateşli çocuk, iştahsızdır. İştahı yerine gelince, kolay sindirilen ve lezzetli yiyeceklerle azar azar beslenmelidir.


Devamını Oku »

13 Ocak 2017 Cuma

Çocuğuma Şeker Verme

13 Ocak 2017 Cuma
Ben bildiğiniz şeker -  tatlı kolik, koca kişisi anti tatlıcı. Bizim evde Babamın sayesinde hiç tatlı eksik olmaz tam bir tatlı aşığıdır neyli ve nasıl olduğu önemli değil tatlı olsun yeter. Eğer yoksa ve gelirken alır veya hiç üşenmez kalkar kendi yapar.Sevgili Eşim de bu durum tam tersi tatlı ikram edildiğinde hiç şimdi ağzımın tadını bozmayayım der o derece sevmez. Cihan hayatımıza gireli 9 yıl olacak ama hala benim ailem tatlı yer misin diye sorar zatı şahanelerine :) Eşimin tatlı sevmemesi alışkanlıktan kaynaklı biraz kayın validem şeker hastası ve evlerinde şekerli gıdalara yer yok küçükken hep gizli gizli yerlermiş anlattığına göre o nedenle soğumuş tatlıdan bizim ki.

Şimdi bildiğiniz üzere bir Bal Bebeğimiz var ve anne olarak bu kadar tatlı sever bir insan olarak Masal'ın şekerli gıdalardan uzak durmasını, hatta mümkünse hiç tanımamasını destekliyorum. Amma her şey planlandığı gibi olmuyor. Masal kız katı gıdaları yemede sorun yaşarken Çikolata veya gofret yerken bu sorun ortadan kalkıyor. Nerede ne zaman olduğu önemli değil yeter ki çikolata olsun. Neyse ki şuan şeker tüketimimiz sadece Çikolata o da günde 1 tane , babamız kendisi sevmese de koli koli çikolata taşıyor eve.Markete gittiğimizde kenarda köşede onları çikolata yerken yakalamam da cabası. Bknz. alttaki resim :)

2 ay önce çekmişim bu resmi benim yaramazlar iş başındayken :)
                                                     
Evet bende tatlısız yaşayamayanlar danım ama söz konusu çocuğum olunca işler değişiyor.
Şimdilik günde 1 tane çikolata bana masum geliyor, aslında çok büyük zararları var ama hepimiz yedik, yiyoruz oda tadacak sevecek yapabilecek bir şey yok. Birde bu konuda çocuk sahibi olmadan önce dikkat etmediğim ancak şuan kendime kızmalara doyamadığım şuan bana yapıldığında delirdiğim bir hareket var ki Bir musibet bin nasihatten iyidir sözünün karşılığı resmen. Ofise gelen misafirlerimin yanında ki çocuklara çikolata veya şeker ikram etmem, ah diyorum şimdi Esra ah iyi niyetlisin tamam ama neden yani sanane, şimdi bize ikram edildiğinde Masal görmesin diye şekilden şekile girersin işte böyle. Ama kızım doğduktan ve böyle şeylere ilgimiz ortaya çıktığından beri bıraktım artık yapmıyorum, ve tüm ailelerden de özür diliyorum bu vesile ile :) 

 Yine geçen gün oturdum şekerin  bıraktığı kalıcı zararları araştırdım. Aşağıda sizlerle de paylaşıyorum. Sağlıklı nesiller için Çocuğuma Şeker Verme ...

Sağlık ve Sevgi ile....


Şekerin zararları
1. Şeker kanser hücrelerinin en çok sevdiği şeydir.
2. Şeker bağışıklık sisteminizi zayıflatabilir.
3. Şeker vücudunuzun mineral dengesini bozabilir.
4. Şeker çocuklarda hiperaktivite, endişe, dikkat bozukluğu ve huysuzluğa sebep olabilir.
5. Şeker çocuklarda uyuşukluğa sebep olabilir.
6. Şeker çocukların okul başarısını olumsuz etkileyebilir.
7. Şeker trigliserit seviyesinde belirgin bir artışa sebep olabilir.
8. Şeker bakteri enfeksiyonları na karşı savunma sistemini zayıflatabilir.
9. Şeker böbreklere hasar verebilir.
10. Şeker krom eksikliğine yol açabilir.
11. Şeker bakır eksikliğine yol açabilir.
12. Şeker kalsiyum ve bakır emilimini engeller.
13. Şeker meme, yumurtalık, prostat ve rektum kanserine yol açabilir.
14. Şeker kadınlarda daha büyük risk oluşturmak üzere, kolon kanserine sebep olabilir.
15. Şeker safra kesesi kanseri için risk faktörü olabilir.
16. Şeker gözleri bozabilir.
17. Şeker serotonin seviyesini yükseltir; bu da kan damarlarını daraltabilir.
18. Şeker Hipoglisemiye sebep olabilir.
19. Şeker midenin asidik olmasına yol açabilir.
20. Şeker çocuklarda adrenalin seviyesini artırabilir.
21. Şeker koroner kalp hastalığı riskini artırabilir.
22. Şeker ciltte kuruma ve saç beyazlamasına yol açarak yaşlanma sürecini hızlandırabilir.
23. Şeker alkol bağımlılığına yol açabilir.
24. Şeker diş çürüklerini artırabilir.
25. Şeker kilo alımı ve aşırı şişmanlığa katkıda bulunabilir.
26. Yüksek miktarda şeker yemek Crohn’s hastalığı ve ülseratif kolit riskini artırır.
27. Şeker kireçlenmeye sebep olabilir.
28. Şeker astıma sebep olabilir.
29. Şeker mantar enfeksiyonları na sebep olabilir.
30. Şeker safra taşı oluşmasına yol açabilir.
31. Şeker böbrek taşı oluşmasına yol açabilir.
32. Şeker istemik kalp hastalığına yol açabilir.
33. Şeker apendisite yol açabilir.
34. Şeker Multipl Skleroz (MS) hastalığının belirtilerini şiddetlendirebilir.
35. Şeker dolaylı olarak hemoroide yol açabilir.
36. Şeker damarlarda varise yol açabilir.
37. Şeker osteoporoz oluşumuna katkıda bulunabilir.
38. Şeker salya asiditesine katkıda bulunabilir.
39. Şeker insülin sensitivitesinde düşüşe sebep olabilir.
40. Şeker glikoz toleransının düşmesine sebep olur.
41. Şeker büyüme hormonunu azaltabilir.
42. Şeker toplam kolesterolü artırabilir.
43. Şeker sistolik kan basıncını artırabilir.
44.Şeker gıda alerjilerine sebep olur.
45. Şeker diyabet oluşumuna katkıda bulunabilir.
46. Şeker hamilelikte kan zehirlenmesine yol açabilir.
47. Şeker çocuklarda egzama oluşuma katkıda bulunabilir.
48. Şeker kardiyovasküler hastalığa sebep olabilir.
49. Şeker DNA yapısını bozabilir.
50. Şeker katarakta sebep olabilir.
51. Şeker amfizeme sebep olabilir.
52. Şeker ateroskleroza sebep olabilir.
53. Şeker serbest radikal oluşumuna sebep olabilir.
54. Şeker enzimlerin işlevselliğini düşürür.
55. Şeker karaciğer hücrelerinin bölünmesine sebep olabilir; bu da karaciğerin boyutlarını büyütür.
56. Şeker karaciğerde yağ miktarını artırabilir.
57. Şeker karaciğerde patolojik değişimlere yol açabilir.
58. Şeker pankreasa zarar verebilir.
59. Şeker kabızlığa sebep olabilir.
60. Şeker miyopluğa sebep olabilir.
61. Şeker hipertansiyona sebep olabilir.
62. Şeker migren de dahil olmak üzere baş ağrılarına sebep olabilir.
63. Şeker beyin dalgalarını artırabilir; bu da beynin düşünme kabiliyetini zayıflatır.
64. Şeker depresyona sebep olabilir.
65. Şeker hormonal dengesizliğe sebep olabilir.
66. Şeker Alzheimer hastalığı riskini artırabilir.
















Devamını Oku »

11 Ocak 2017 Çarşamba

Otobiyografi tadında Hakkımda :)

11 Ocak 2017 Çarşamba
Anne tarafı Bulgaristan göçmeni, baba tarafı Yunanistan göçmeni olan bir ailede 24.07.1989 Yılında doğdum.Tipik bir Aslan kadınıyım. Aramızda 5 yaş  ve 9 yaş olan iki fıstık kız kardeşe sahibim. Biri bugün Paramedic olarak iş hayatına başladı, diğeri de Kıbrıs 'ta Hukuk kazandı bu sene. İkisi de gurur kaynağım, ikisi de baldan tatlı.



Annemin isteği ve depremin de çocukluğuma damga vurması ile ilk ve orta okul dönemlerimi 3 farklı okulda bitirdim. Dershaneler, etüt merkezleri, özel derslerle geçen bir ilkokul lise dönemi yaşadım.Lise 'de yine sevgili annemin yönlendirmesi ve puan durumundan dolayı Anadolu Kız meslek lisesi Gastronomi bölümünü kazanıp Lise hayatımı genellikle Mutfak'ta ve staj yerlerinde bitirdim.


Üniversite de mutfak bölümünü son anda istemeyip Turizm ve Seyahat işletmeciliğini tercih ettim.
Okuldan mezun olduğum yıldan beri Turizm acentesinde çalışıyorum 5 yıl  bir acentede çalışıp, Masal Kızın erken doğumuyla birlikte birazcık ara verip farklı bir acente da Satış müdürü olarak işe başladım.Sevdiğim işi sevdiğim insanlarla yapmanın mutluluğunu yaşıyorum 2 yıldır. Aynı zamanda akademik kariyerim için hala okuyorum, hala geceleri ders çalışıyorum :)


2008  Haziran ayında hayatımın aşkını buldum, hala ilk gün ki gibi aşık olduğum adamla 4 yıldır evliyim. 2014 Ağustosunda minnak kurabiyem gözlerini açtı hayata annesi ile kavuşması 65 gün sürse de mucizemiz ile dopdolu, musmutlu, sağlıklı yıllarımız var önümüzde.


Ben en çok ailemi severim onlarla vakit geçirmek birlikte gülmek bu hayattaki en büyük servetimdir. Sonra dostlarımı  arkamda değil yanımda olan dostlarımı, her derdimizde bir olduğumuz, mutluluklarımız da avaz avaz güldüğümüz, bakışlarımızdan anlaştığımız can dostlarımı. Büyük masalar etrafında toplanmış aile, akraba, dost yemeklerini hazırlamayı, misafir ağırlamayı severim. Sonra işimi severim, insanlarla iletişim kurmayı severim. Kitap okumak en büyük hobimdir elimden bırakamadan beni heyecandan, meraktan kudurtan kitaplar okumayı severim. Gezmeyi severim neresi olduğu önemli değil gezmek olsun.Sonra alışveriş yapmaya severim hele ki kızıma alışveriş yapmak bambaşka bir haz benim için.

Kıssadan hisse anlatmakla olmaz yaşamak lazımcıyımdır. Herkesi, her şeyi yaşayarak tanırım. Hata yaparım, düşerim ama özrümü dilemeyi de ayağa kalkmayı bilirim. Hayat gibi biraz karmaşık ve zorumdur. Her şeyi severim işte ama en çok Masal'ın annesi olmayı severim. Masal'ı hele daha bi çok, en bi çok severim.... :)
Devamını Oku »

7 Ocak 2017 Cumartesi

Blog ve Blogger keşfim birrrrrrr

7 Ocak 2017 Cumartesi

Blog dünyasında meğer ne çok şey varmış keşfetmediğim,bilmediğim. Bu hafta bir sürü blog karıştırdım neler öğrendim neler. Bir sürü arkadaş edindim ve inanılmaz mutluyum. Kendi keşfettiğim bloglardan en beğendiklerimi paylaşıyorum şimdi sizlerle kesinlikle takip etmelisiniz benden söylemesi. Bu arada bu blog keşif etkinliğim devam edecek incelemelere devam hepsini paylaşacağım sizlerle :) 

1. Keşfim; Yeni başlayan BLOGGER GAZETEMİZ Hikaye kalpli Kadın blog sahibinin yeni bebeği her gün 3 farklı blog paylaşımı yapan tanıtım yapılabilecek ne varsa hepsini anlatan , linkini de paylaşan ve bunları hiç bir karşılık beklemeden  yapan süper bir yer bence kesinlikle takibe değer, bu gazete sayesinde o kadar farklı konularda yazan blog tanıdım ki çok mutluyum.

2. Keşfim;BLOGGER SEMTİ yine çok yeni başlayan bir platform burasıda ve Yeni yıla özel çok güzel bir etkinliği var bu etkinliği görüp te buldum burayı aslında artık biz blogcuların da bir semti var. Blog sahibi olmadan öncede takip ettiğim tüm bloggerlar orada bende onlarla o platformda olmaktan çok mutluyum.

3. Keşfim; BLOG SÖZLÜK İnternet ile  tanıştığımdan beri tüm sözlükleri kullanır aktif olarak yazarım ancak bu sözlük başka sözlük bu sözlük bizim sözlüğümüz. Dün keşfettim ancak nasıl kaçırmışım ben bu sözlüğü diye diye bütün gün inceledim okudum, güldüm ellerinize sağlık.Bundan sonra sürekli orada olacağım.

4. Keşfim; BERİKA'NIN GÜNLÜĞÜ  yılbaşı öncesi yaptığı çekilişle keşfettim berika'yı ama yazım şekli, konuları bayıldım tek kelimeyle şuan favorilerimden biri Berika mutlaka ziyaret etmelisiniz.

5. Keşfim; Berikanın yılbaşı çekilişinden eşleştiğim İPEKTEN RENKLER Bir sincabın günlüğü bloğu kesinlikle takip edilesi bir blog Elif hanım yazdıkları samimiyeti inanılmaz güzel ve sıcak.

6. Keşfim; BEN MECZUP  17  yaşında genç bir arkadaşımızın yazdığı yazılar inanılmaz eğlendim bloğun da hele STAJYER konulu yazısı tam isabet bir gözlem olmuş tebrik ediyorum.

7 Keşfim; BLOG TECRÜBEM  bloglarımız da kullanabileceğimiz, uygulayabileceğimiz blog sahiplerinin ihtiyacı olan her şeye yer veren benim gibi teknolojik özrü olanlara ilkokul çocuğuna anlatır gibi anlatan bir blog kesinlikle her gün girip inceleyip uygulayacağım bilgilere sahip okunası takip edilesi,. 

8 Keşfim; DELİ KIZIN BOHÇASI çok eğlendiğim hatta blog açmadan önce bile takip ettiğim bloglardan bir tanesi çok eğleniyorum okurken hele birde Yaşam gurultusu başlıklı yazı dizisine bayıldım. Tebrik ederim.




İşte böyle sevgili okur daha bir çok blog okuyorum ama fırsat bulup inceleye bildiklerim, hakkında fikrim olanlar şimdilik bunlar bu hafta sonuna not aldıklarım kar manzaram ve kahvem eşliğinde incelemek üzere ayırdığım bloglarım var inşallah Masal Kızdan fırsatım kalır da hepsi ile tanışırım....

Şimdilik Sevgiyle ve sağlıkla kalın.... 

Devamını Oku »

5 Ocak 2017 Perşembe

Bu bir reklam değildir ! :)

5 Ocak 2017 Perşembe
İki gün önce bir kargo aldım Fikrimühim 'den içi Nescafe White Choco Mochayla dolu. Beni bilen bilir kahve içmeyi, farklı kahveler denemeyi, kahve yapmayı çok severim.İlk kahve yapma deneyimim dedemin teşviki ile 5 - 6  yaşlarına dayanır yani o derece.



Nescafe tüm kahve markaları arasında en sevdiğim, en beğendiğimdir yıllardır. Kalitesi, tadı, kokusu hepsinden farklıdır benim için ben klasik kahveciyimdir ancak yumuşak içimli, tat olarak şekerli kahveleri de çok severim. Beyaz çikolatalı, yoğun köpüklü kahvelerin yeri de bambaşkadır hayatımda.İşte White Choco Mocha  tamda benim gibi beyaz çikolata, yoğun köpük ve yumuşacık içimli kahveler arayanlar için vazgeçilmez bir ürün.

Nescafe ile #evinicafeyeçevir ve bence #ofisinicafeyeçevir ellerine sağlık Nescafe........

Devamını Oku »