26 Nisan 2017 Çarşamba

Güçlü Annelerden Güçlü Çocuklara

26 Nisan 2017 Çarşamba
Anneler çocuklarına önce bağımsız olmayı öğretmelidir.Çünkü güçlü annenin çocuğu tek başına güçlüdür.Ancak ihtiyaç duyduğunda yardım etmeyi de-  yardım istemeyi de öğretir.Yardım etmek kadar yardım istemekte bir erdemdir.
                          

Hayat bu ya her zaman güzellikler le dolu değil. Yavrularımız da bazen üzülecek, morali bozulacak ama biz çocuklarımıza hatalarımızdan ve geçmişten ders almayı ve her zaman ileri ye bakmayı öğretmeliyiz.

Olumsuzluklar hep vardır ve var olacaktır. Olumsuzluklar olduğu gibi olumsuz insanlarda maalesef var hayatta. Hatta en beklenmedik yerde karşılarına çıkabilirler. Ama biz  güçlü anneler olarak çocuklarımıza mutluluğun kişiye bağlı olmadığını huzur ve mutluluğun kendi içlerinde olduğunu ve onları mutlu edecek şeyleri bulmalarına yardımcı olmalıyız. Belki müzik dinlemek, belki kitap okumak, belki sinemaya gitmek her neyse.

Güçlü anne, bağımsız kadın diyorum hep en sevdiğim en anlamlı kelimeler bana göre. Ancak aynı zamanda hem bu özellikleri taşıyıp hem de şefkatli ve merhametli olmayı öğretmeliyiz çocuklarımıza. Gerektiğinde affetmeyi,gerektiğinde özür dilemeyi de öğretmeliyiz. Güç - merhamet - bağımsızlık- şefkat ve özür dilemek aynı anda bir bünye de var olabilir anlatmalıyız.

Bir annenin çocuğuna duyduğu karşılıksız sevgiyi öğretmeliyiz.Bir insanı karşılıksız sevmek, sadece insanı değil hayvanı, çiçeği, böceği,büyüyü - küçüğü her şeye seviyle bakmayı öğretmeliyiz.

Kız -  erkek fark etmez çocuklarımıza kendi kişiliklerine, zekasına ve duruşuna sonuna kadar güvenmesi gerektiğini aşılamalıyız.Çünkü hayat hep güzelliklerle dolu değil bin bir zorlukla karşılaşacaklar.Ve tek başlarına, karakterleri ile aşmaları gereken problemler olacak.

Çocuklarımıza ayrımcılığı öğretmemeliyiz mesela.Güzel - çirkin, kötü - iyi, Türk - Kürt, zengin- fakir, Müslüman- Hristiyan- Yahudi  veya ateist herkesle arkadaş olabilmeyi, dost olabilmeyi aynı ortamı paylaşabilmeyi öğretmeliyiz.

Bu hayatın güzelliklerini yaşayabildiği için şükretmeyi, yaşayamayanlar içinde elinden geleni yapması gerektiğini öğretmeliyiz. Evet sağlıklı ve tüm uzuvları tam olabilir,anne babası başında olabilir, başını sokacak bir evi, güzel bir eğitim aldığı okulu olabilir ancak hayatın ne getireceği belli olmaz.

Çocuklarımıza bencil olmamayı, sadece kendini düşünmemeyi daha minicikken öğretmeliyiz. İnsan ilişkilerinde bunun ne kadar önemli olduğunu, bencil insanların aslında en büyük kötülüğü kendilerine yaptığını anlatmalıyız.

Velhasıl sevgili okur, çocuklar birer ayna siz ve eşiniz veya aile içindeki diğer bireyler neyi nasıl yapıyorsanız, kime nasıl davranıyorsanız aynısını yapıyorlar veya şuan kaydedip ileri de yapmak için o minicik beyinlerinde saklıyorlar. Siz siz olun çocuklarınıza doğruluk, dürüstlük, dini inançlarınızı öğretmenin dışında insanlığı da öğretmeyi unutmayın.Hep diyorum hep diyeceğim biz yeni nesil anneler değiştireceğiz bu dünyayı.

Sevgiyle kalın....

Devamını Oku »

22 Nisan 2017 Cumartesi

Kadınların gözünde ADAM olmak

22 Nisan 2017 Cumartesi
Özgürce sokaklarda gezebilir,orada burada millete kafa tutabilir,araba sürerken kadın şoförlere saçma sapan hareketlerde yapabilirsiniz.Gece barlar, diskolar, kahvelerde zaman geçirebilir sokaklarda sabahlayabilirsiniz.İsterseniz kadınları taciz edercesine bakar isterseniz de flörtleşirsiniz ama maalesef ki bunların hiç biri sizi gerçek bir erkek yapmaz....

Pahalı ve marka giyinebilir, en lüks restoranlarda yemek yiyebilir, en pahalı ülkelere seyahat edebilir, bankada sayamayacağınız çok paranız da olabilir, en pahalı arabalarla da gezebilirsiniz bunlar sizi kibar bir adam veya centilmen bir erkek yapmaz.

Kendinizi bir kadına ve çocuklarınıza adamadıktan, helal para kazanmadıktan,içinizde çiçeğe, böceğe kısacası herhangi bir şeye merhamet barınmadıktan sonra,öfkenizi ve asabi-yetinizi kontrol edemedikten sonra, hayatınızdaki kadına maddi - manevi destek olamadıktan, çocuklarınız ve ailenizle kaliteli vakit geçirmedikten sonra bana göre adam bile sayılmazsınız.

Gerçek adam bütün bu saydıklarımın dışında ailesine sadakatle bağlı, sabırlı ve özverili.Evindeki mutluluğun ve güzelliğin farkında eşini her konuda destekleyen, olgun ve sorumluluk sahibi olan erkektir. Biz kadınların bir eşte aradığı bu özellikleri veya davranışları göstermediğiniz sürece sadece ve sadece babasının kıyafetleri ile ortada dolanan küçük çocuk gibi görünüyorsunuz bilin istedim !!!

Devamını Oku »

15 Nisan 2017 Cumartesi

Prematüre bebeklerde yapılması gereken doktor kontrolleri

15 Nisan 2017 Cumartesi
Masal kız 6,5 Aylık (28 haftalık) Prematüre doğdu.Doğduğunda 1010gr, 37cm minicik bir petşişeydi. 65 gün kuvöz maceramız ve sonrasında 1730 gr ile bir mezuniyet hikayemiz var. Çoğu kez bundan bahsettim.Ben Masal doğduğunda Prematüre lik ile ilgili, yapılması gerekenlerle ilgili çok az şey biliyordum hatta hiç bir şey bilmiyordum. İnternet'te çok aradım benim gibi olan anne var mı? Bebeği bu kadar küçük doğup ta yaşayan var mı ? Prematüre bebeklerde yapılması gereken doktor kontrolleri ? Neler yapıyorlar ? gibi gibi çok az kaynak ve insan vardı bunları yaşayan. Bazıları paylaşmak istemediğinden sorunlar veya sıkıntılar hakkında hiç bir şey yazmamış bazıları da Allah yardımcıları olsun ciddi hastalıklar yaşıyorlarmış.


Gelelim bu postumuzun konusuna ben Masal taburcu olurken en çok bir konuda paniklemiştim.Doktor kontrolleri ve takipleri.Her çocuk ta takip edilmeyen özellikle bizim gibi özel bebeklerde bakılması gereken ve belli bir rutinde takip edilmesi gereken konular var. Bende size bunlardan bahsetmek istiyorum.Tabi ki ben sadece Masal da yapılanlardan bahsedeceğim, eğer doktorunuz size farklı bir bölüm de önerdiyse mutlaka dinleyin ve uygulayın. 


Öncelikle daha küvöz de kalırken kontrolleri yapılmaya başlanmış ve bebek doğumundan itibaren 46 Haftayı tamamlayana kadar yani normal doğum haftası 40 hafta + 40 günlük olana kadar hastalığın varlığına göre 1-2  hafta aralarla bakılan ROP( Prematüre Retinopatisi) muayenesi.Bu hastalık normal zamanında doğmuş veya sarılık nedeni ile fototerapi almış bebeklerde olmaz sadece prematüre doğmuş bebeklerde görülürmüş.Özellikle bizim gibi doğum ağırlığı 1500 gr altında ve 32. haftadan küçük doğan bebeklerde. Prematüre bebekler risk altındalar ancak genel durumu bozuk ve yoğun bakımda oksijen tedavisi alan bebekler daha fazla riske sahipmiş.Yine bunlarla birlikte beyin kanaması, akciğer hastalığı ve sepsis geçiren bebeklerde bu risk daha da artarmış.Bu nedenle zaten uzun kuvöz döneminde başlatılan ROP muayenenizi taburcu olduktan sonra da devamlı takip ettirin.Çünkü eğer bu hastalık başladıysa tedavisini mutlaka yaptırmalısınız.

Kalça Ultrasonu

İlk aylarda tespit edildiğinde tedavisi çok basit olan kalça çıkığı - Gelişimsel Kalça Displazisi aylar geçtikçe ameliyata kadar gitmekte ve hatta uzun yıllar kullanma gerektirecek alçı işlemi olabiliyormuş maalesef. Çoğu anne - baba yaptırıp yaptırmamak arasında gidip geliyor ancak radyasyon içermediğinden hiçbir zarar bulunmuyor bu taramanın.Doğum sonrası 2 - 6 ay aralığında mutlaka bebeklerimize yaptırmamız gerekmekte.Ultrasona giderken bebeklerin karnının tok, altının temiz ve uykusunun alınmış olması gerektiği söylenmişti.Masal kız rahatlıkla oldu taramasını bir tek ultrason cihazı soğuk olduğundan rahatsız olmuştu benim minik fasulyem.


İşitme testi

Masal kuvözden mezun olunca :) ben taburcu oldu cümlesini kurmak istemiyorum çünkü biz hasta değil prematüreyiz :) bize verilen listenin en başlarında yazan işitme testi vardı. Yeni doğanlarda yani normal kilosunda ve zamanında doğmuş bebeklerde hastaneden çıkmadan yapılırmış işitme testi ancak normal kilomuza ulaşmadan bu testi yaptıramadık ancak 2 kiloyu geçtiğimizde yaptırabildik.
Zaten doğumdan sonra 2 ay içerisinde yapılması gerekmekte.İşitme testi bebeğiniz uykudayken, kafasına ve kulak arkasına yapıştırılan adını bilmediğim apar-atlarla dalgalar verilerek uygulanır.Bazı bebekler 2 kulaktan da hemencecik geçerken bazı bebekler ikinci testte bu aşamayı geçebiliyorlar. Masalında tek kulağı 2. testte tamamlanmıştı. Ben tabi ki bunu duyunca kısa süreli bir şok yaşadım ancak doktorumuz hiç bir sorun olmadığını kulakta biriken sıvılar nedeni ile böyle şeylerin olabileceğini söyleyip bizi rahatlatmıştı. Gerçekten de bir ay sonra test tekrarlandığında o kulağımızda başarı ile geçti. Bebeklerde işitme kaybına sebep olacak nedenlerin en başında erken doğum, düşük doğum ağırlığı ve yoğun bakım gerekliliği olduğu için biz prematüre anneleri bu konuya özellikle dikkat etmeliyiz.


Nörolojik muayene 

Prematüre bebeklerde özellikle nörolojik muayene çok önemli. Çünkü bebeğiniz minicikken yürüyemediğinden ve konuşamadığından ileri de sizi neler beklediğini maalesef ki bilemiyorsunuz. Dolayısıyla çocuğunuz için her testin ve muayenenin yapılması çok önemli.Bu nedenle bizde Nöroloji bölümünü ziyaret ettik.Bu bölümde bir kaç farklı test yapıldı Masal'a..

Bunlardan bir tanesi BERA (ABR) Testi Bera İşitsel Beyin Sapı Davranımını yani kulaklar ile beyin arasındaki sinirleri kontrol eden bir test. Yine bebişlerimiz doğal uykudayken yapılan bir test. Alnına ve kulaklarına yerleştirilen ufak elektrotlarla işitme sinirini uyararak yapılıyor. Tek önemli olan şey bebeğinizin derin uykuda olması.

Diğer yapılan test EEG yine Nörolog tavsiyesi veya talebi ile gittiğimiz bir bölümdü çocuk EEG Masal yanılmıyorsam 6 - 7  aylık tı çektirdiğimiz de. EEG de de yine derin bir uyku gerekiyor.Bebeğe herhangi bir elektrik vs verilmediğinden hiç bir tehlikesi yok zaten kalp elektro suna da benziyor. 20 tane kabloyu özel bir jelle bebeğinizin kafasına yapıştırıyorlar yaklaşık uyuma süresi, çekim derken 1 - 2 saat süren bir çekim detaylı EEG. Masalda herhangi bir rahatsızlık veya hastalık olmasa da gittiğimiz hastane ve yoğun bakım doktorumuz özellikle yaptırmamızı önermişti.

Biraz daha büyüdüğünde yine Nöroloji bölümü bizi aynı çayı altında bulunan gelişim testine yönlendirdi.Bu testin adı da DENVER. Denver testi bir zeka testi değil gelişimi gözleme testi. Özellikle herhangi bir nedenle erken doğmuş bebeklerde önemli bir yeri varmış.0 - 6 yaş arasında ki çocukların değerlendirildiği bu testin amacı Çocuğun yaşına uygun becerilerini değerlendirmekmiş. Biz bu teste sanırım 3- 4 sefer girdik. Yani bize özel bir durum değil belli bir döneme kadar 6 ay - 1 sene gibi periyotlarla kontrol edileceğiz.

İlaçlı MR 

Masal Kız'ın 1 yaş doğum gününden 3 gün önce çektirdik MR'ımızı. Ben telaştan bir kaç gün öncesinde yemek yiyemedim, uyku uyumadım. Hele Masal'ı hazırlamak için aldıklarında hıçkırıklarım dan boğuluyordum. Yaklaşık 15 dakika bekledim Masal'ın çıkmasını ama ömrümün bir 10 yılı gitti bence. Çok araştırdım çok okudum çokta doktora danıştım. Anestezi benzeri ama daha hafif damardan verilen bir ilaçla uyku haline geçti prensesim MR işlemi bittiğinde hemencecik uyandı. Sonrasında yarım saat hastanede ayrılan bir bölümde tam ayılması bekleniyor. Unutmadan MR için mutlaka 6 saat açlık isteniyor sonrasında da 2 saat süresince beslenme yapılmaması gerekiyor. Benim kendimi yıprat tığıma değmedi tabi ki ama onun bu kadar saat aç kalması, hiç olmasa da bir ilaca maruz kalması tedirgin etti.Doktorun bunu isteme sebebi de Prematüre olması ve tam anlamıyla nöroloji testlerinin tamamlanmasıydı.

Fizik ve rehabilitasyon muayenesi

Yine Masal 7 - 8  aylıkken gittiğimiz ve belli zamanlarla kontrole çağıran bir bölüm fizik bölümü.Bu bölümde de çocuğunuzun zamanında yapması gereken fiziksel haller ve hareketler kontrol ediliyor.Yani dönmesi, oturması, emeklemesi gibi.Özellikle gösterdikleri fizik hareketleri ve masaj teknikleri ile bebeğinizin gelişimine katkısı çok fazla.


İşte böyle sevgili prematüre anneleri, sadece kuvözden çıkartmakla bitmiyor asıl çıkınca başlıyor maraton.Biz özel bir hastanede doğduk ancak oradaki yoğun bakım doktorumuz bize mutlaka ve mutlaka tüm takiplerimizi Üniversite hastanesinde yaptırmamızı önerdi. Bizde tabi ki dinleyip oraya gittik iyi ki de gittik.çünkü normal hastanelerde prematüre den anlayan doktor bulmak çok zor. Yalova 'ya yakınlığı sebebi ile Bursa Uludağ Tıp Fakültesine Yeni Doğan bölümüne gittik. Zaten oraya gittiğinizde size yukarıda anlattığım tüm tetkiklerin bir listesini veriyorlar.Siz hepsini sırası ile yaptırıp doktorlarla görüşüyorsunuz.Yeni doğan bölümüne de belli aralıklarla çağrılıyorsunuz önce boy-kilo-baş ölçümleri yapılıyor sonra genel muayenesi ve kan tahlilleri.Her ay düzenli gidip özellikle kan tahlillerini yaptırıyorduk biz çünkü kanda ki tüm değerlere bakılarak o ay Masalı nasıl beslememiz gerektiği, kullandığımız mamanın yeterliliği gibi konularda yönlendirmeler alıyorduk.
Çocuklarımız çok değerli ve kucağımıza aldığımız andan itibaren hayatımızın en önemli parçaları işte bu yüzden hiç bir şeyi ihmal etmemeliyiz çok değil en fazla 2 sene sürecek bu işlemlerin yapılması gerçekten çok önemli.

Sevgiyle ve sağlıkla kalın....
Devamını Oku »

13 Nisan 2017 Perşembe

Genç Patron

13 Nisan 2017 Perşembe
Kitabın adından da anlayacağınız üzere, genç bir patron ve asistan arasında geçen bir ilişki.Ancak onların ilişkisi  işveren - çalışan olmadan çok çok öncesine üniversite zamanlarına dayanıyor.
Kitap Wattpad te yayınlanmış sonrasında da kitap olmuş.Başarılı bir yazar yine sevdiğim tarzda yazılmış  devam kitapları var Gün Işığım'a da başladım bile...
                                        

Sevgili erkek karakterimiz Bora okulun fenomen yakışıklısı ve çapkını olduğu dönemlerde okulun en zekilerinden Azracığımız ile iddia sebebiyle birlikte oluyor.O gece Azra'nın karakteri ve masumiyetinden etkilense de sabahında Azra'nın bu meseleyi öğrenmesini engelleyemiyor.

İddia sabahından sonra tamamen kopan bu güzel çift yıllar sonra aynı şirkette bulurlar kendilerini. Bora'nın Azrayı kazanma çabaları, yaptığı hoşluklarla dolu yüzünüzü güldürecek zamanlar yaşatıyor.
Kitabın bir yerinde çok ağladım Boranın ameliyata girerken yazdığı mektup beni benden aldı.Çok ta detay vermek istemiyorum okuyunca anlayacaksınız zaten

Ufacık bir eleştirim var oda şöyle ki Azra ve Bora'nın başına gelmeyen kötü olay kalmamış.Tam bir şeyler bitti derken başka bir şey çıkıyor. Evet hikayenin uzaması ve karakterlerin güçlüklere karşı duruşu ilişki için önemli olabilir ancak bazıları gereksiz olmuş bence.Birde inanılmaz yazım hataları mevcut kitapta ben böyle şeylere dikkat etmem aslında ama fazlalığı ile dikkatimi çekti.Sevgili editörden dikkat rica ediyoruz :)

Aşağıda size tanıtım bültenini de paylaşıyorum.Okuyanlar varsa yorumlarınızı merak ediyorum.

Aşkla kalın....

İçini titretir sevdiğinin dokunuşu, dur diyemez, duramazsın. Yanlış, hata bilmezsin. O dakika her şey doğru gelir kalbine.

Azra için de öyle olmuştu. Sevdiğinin dokunuşu, ateşi ne kadar yanlış olsa da karşı konulmaz bir istekle doğru gelmişti ona. Ta ki o gecenin sabahında bu karşı koyamadığı bakış, gülüş, dokunuşların aslında bir iddia olduğunu öğrenene kadar. Saf, temiz bir bedene dokunmanın nasıl hissettirdiğini bilmezdi Bora. Ta ki o kirli elleri Azra'nın tenine dokunana kadar. Ona git demesi gerekirken bu duyguya karşı koyamaması, ne kadar pislik biri olduğunun ispatıydı.

Tek bir gece yıllarca akılda kalır mı? Kalmıştı. O gece her anı ile Bora'nın aklında kalmıştı, acı ama unutulmaz bir anı olarak. Bu birbirlerinde unutulmaz iz bırakan kalpler yıllar sonra iş hayatında karşılaştı ve olanlar oldu. Saf ve masum Azra; seksi, çekici ve dişli mi dişli bir asistan. Çapkın, umursamaz ve serseri Bora; pişman, kıskanç, âşık mı âşık bir patron. Biri nefretle, diğeri ise aşkla bakan iki kalp. Mutluluğa giden yolda karşılaşılan acılar, yanlış kararlar ve tüm olumsuzluklara rağmen gittikçe büyüyen bir aşk.

Her hata son değildir. Bazen bir hata, düzeltmek için gireceğin yol ile mükemmel bir doğruya dönüşebilir. İşte, geçmişte yaptığı hatayı aşk yolunu izleyerek telafi eden Bora'nın hikâyesi, Genç Patron…
(Tanıtım Bülteninden)


Devamını Oku »

10 Nisan 2017 Pazartesi

Çocuklarınızın Sağlıklı Gelişimine Tam Destek Çocuk Devam Sütü’nde!

10 Nisan 2017 Pazartesi
Neden Çocuk Devam Sütü?
Çocuklar, büyüme ve gelişimlerinin büyük bölümünü 1-4 yaşları arasında tamamlarlar. Yiyeceği yemekler konusunda çok seçici olabileceği bu yaşlarda çocuğunuzun fiziksel ve zihinsel gelişimi için zengin ve doğal içerikli gıdalarla beslenmesi gerekir. Güçlü bir bağışıklık sistemi de bu fiziksel ve zihinsel gelişimi taşıyan vücudu mikroplara karşı koruyarak, büyümede çok önemli bir görev üstlenmektedir.
                                   

Neden Pınar Çocuk Devam Sütü?
Çocuklar, fiziksel ve zihinsel gelişimlerinin yanı sıra bağışıklık sistemlerini güçlendirecek besin ihtiyaçlarının önemli bir kısmını sütten alabilir. Çocuğunuzun fiziksel ve zihinsel sağlıklı gelişiminin ve bağışıklık sisteminin güçlenmesi için ona süt içirebilirsiniz.
1 yaşından büyük çocuklarınızın fiziksel ve zihinsel sağlıklı gelişimini ve bağışıklık sisteminin güçlenmesini desteklemek için, saf süte prebiyotik lifler, vitamin ve mineraller ilave edilerek geliştirilen Pınar Çocuk Devam Sütü’nü güvenle içirebilirsiniz. Pınar Çocuk Devam Sütleri B12, Çinko ve Kalsiyum kaynağıdır.
Altı aydan büyük bebeklerinize ise onların 6-12 aylık dönemlerinde ihtiyaçları olan vitaminlerive mineralleri karşılayacak şekilde geliştirilmiş Pınar İlk Adım Devam Sütü’nü verebilirsiniz.


Bir boomads advertorial içeriğidir.
Devamını Oku »

Çocukla Uzakdoğu Bangkok - Singapur - Hong Kong

Neredeyse 10 gündür bloğumla hiç ilgilenemedim, içim içimi yedi bu süreçte.İşlerin yoğunluğu, Masal'la vakit geçirebilme telaşı, hafta sonu programları derken hep aklımda olan bloğuma nihayet yayın hazırlaya bildim. Bu haftaki turizm konumda uzaklardan bahsetmek istiyorum. Gelen sorulardan ve taleplerden yola çıkarak size açıklayıcı olduğuna inandığım bir Çocukla Uzak doğu dosyası hazırladım. Şimdiden söylüyorum birazcık uzun  oldu ancak uzak doğu seyahati planlarken yardımcı olacak bir yayın oldu.
                         

Uzak doğu bildiğiniz üzere Asya'nın doğusu ve güneydoğusundaki ülkelerden oluşmakta.En bilindikleri Çin, Filipinler,Endonezya, Malezya, Singapur, Tayland, Kamboçya, Bangladeş, Pakistan, Sri Lanka, Kuzey - Güney Kore,  Moğolistan olan ülkelerdir. Bizim dosyamızda uzakdoğunun zengin ve gelişmiş ülkeri olan, tur programlarında sıklıkla karşılaşabileceğiniz Singapur, Bangkok(Tayland) ve Hong -  Kong üzerine.

Türkiye 'den hepsine uçuşlar uzun sürmekte yaklaşık 11 saatlik bir uçuş ve sonrasında yaşanan ve hissedilen yarım günlük bir Jetlag la gezi başlaması.Genelde tüm uçuşlar gece yapılmakta ve ertesi gün akşam üzeri şehre ayak basmakla başlar.Öncelikle çocukla da çocuksuz da gitseniz rahat ayakkabı ve kıyafetler tercih etmelisiniz. Özellikle çocukla giden aileler için uçuş süresi çok fazla olduğundan vakit geçirmek için belli şeyler yanınıza almalısınız.Oyuncak, uyuması için battaniyesi yastığı gibi :)

Singapur hava limanı ve Oteller arası yani şehir merkezi çok uzak bir mesafede değil grupla gittiğinizde zaten aracınız sizi bekliyor olacak ancak münferit bir tatile çıktıysanız bir çok ulaşım seçeneği mevcut. Singapur mevsim normallerinde hava sıcaklığı 30 - 32  derece lerde. Kasım -  Ocak dönemleri Muson yağmur zamanları olsa da şiddetli yağmurlardan ve serinlikten sonra hava sıcaklığı hemen normale dönüyor. Nem oranının en yüksek olduğu yerlerden bir tanesi Singapur bu nedenle uçaktan indiğinizde sizi boğucu bir hava ve aşırı nem bekliyor. Singapurluların özlü sözlerinden biri olan ''Singapur da 3 mevsim vardır; Sıcak, daha sıcak ve en sıcak'' sözünü iliklerinize kadar hissedeceğiniz bir şehir. Ansızın yağan yağmurlar için mutlaka yanınızda bir yağmurluk bulundurmalısınız. Hissedilen nem geceleri çok daha fazla olduğundan klimasız uyuyabilmek imkansız. Ve siz çocukla seyahat ediyorsanız ve Masal gibi havadan nem kapan bir çocuğunuz varsa klimalı odada uyumak sanırım imkansız. Dolayısıyla çocukların biraz büyümesi gerekir bu seyahat için. Singapur trafiği İngiliz sömürgesi nedeniyle soldan akmakta ve prizler İngiliz tarzı, Para birimi olarak kendine özgü Singapur Doları kullanılmakta.Etrafta bir çok Exchange Ofisi bulunduğundan yanınızda Euro veya Dolar götürebilir, kolaylıklık la çevirebilirsiniz.

Singapur da bence her ülkede olması gereken kati bazı kurallar var mesela Sakız çiğnemek yasak zaten eczane dışında satışı da yok. Sadece çene ile ilgili problemi olanlar doktor raporu ile satın alabiliyor.Sokakta herhangi bir kadına sarkıntılık etmek, laf atmak, taciz etmek ağır ceza kapsamında sayılıyor.Uyuşturucu ticareti ise ölüm cezası ile sonuçlanıyor. Metro da su içmek dahil bir şey yemek içmek yasak,sigara tüm halka açık alanlarda yasak.

Geniş caddeleri, kibar insanları, ışıl ışıl parlayan geceleri,yağan yağmurlar sebebi ile sınırsız bir bitki çeşidi ve yemyeşil parkları ile dolu turla yada münferit gidildiğinde rahatlıkla gezilebilecek bir şehir.

Biz Türklerin en çok dikkat ettiği bir başka konu yiyecek konusu ise burada biraz sıkıntılı.Kahvaltıda Soğan, Bambulu salata, Mısır Çorbası,Haşlanmış fasulye enteresan bir sosla birlikte, Tavuk sosis ve Jambon, pancake, hiç alışık olmadığımız tarzda karışık omletler, haşlanmış bambu ve kızarmış erişte kahvaltı menüsünde bulunan değişik yiyecekler.Ben tura giden misafirlerime genelde zeytin veya zeytin ezmesi ile peynir alın yanınıza diye uyarıda bulunuyorum :) yani ben olsam öyle yapardım.
Öğlen ve akşam yemeklerinde genelde sebze yemekleri yer almakta, tencere yemekleri ancak içlerine koyduklarından mıdır, temiz olmamasından mı kaynaklıdır bilemiyorum ama bulamaca benzeyen yemekleri var. Sebzeli börekler, Satay ( odun ateşinde pişirilmiş çok baharatlı et ) tercih edilmekte.Ve floradan kaynaklı alabildiğine meyve. Bilirsiniz uzakdoğu mutfağında her tat karışık kullanılır tatlı - ekşi  gibi :) dolayısıyla çok bize uygun değil. Denenmesi gereken yiyecekleri ise kızarmış tatlı patatesleri tatlı niyetine çünkü tatlı kültürü yok ha birde buzla yapılmış dondurma tadında değişik bir yiyecekleri var. İçecek olarak değişik aromalı ve farklı çaylarını söylemiyorum zaten her yerde bahsedilir onların dışında Singapur Sling  içebilirsiniz, ayrıca soğuk kahveler ve adını bilmediğimiz bir çok meyvenin suları denenebilir.

Singapura geldiğinizde veya tur programlarında gördüğünüz bazı yerlerden bahsetmek istiyorum size.Öncelikle Çin pazarı ve Hint mahallesi.Çin mahallesi bildiğiniz bir pazar gibi çoğunlukla kurutulmuş yiyeceklerin, ıvır zıvır satılan bence gereksiz bir zaman kaybı olan ancak giden insanların en çok merak ettiği yerlerden bir tanesi.Çakma tekstil ve ayakkabı - çanta bulabileceğiniz ki herhangi bir markanın çakmasından bahsetmiyorum :) para vermeye değmez ürünler satın alabileceğiniz bir pazar.

Hint mahallesi (Little İndia) Hindistan'ın küçük bir yansıması olarak görülür.Bol baharat kokuları eşliğinde gezebileceğiniz genelde gezginlerin tercih ettiği bir noktadır Singapur da. Serangoon Caddesini gezmek Hindistan da gezmek gibi der gidenler. Hint kıyafetleri satan yerler, Kınacıları, hint yemeklerini bulabileceğiniz restaurantlar ve yaşayan Hintlileri görmek mümkün.Ha bir de herkesin mutlaka gittiği bir MUSTAFA CENTER'ı var. Bildiğimiz milyoncu tarzı her şeyin bir arada olduğu 24 saat açık bir alış veriş merkezi. Milyoncu diyorum ama sahibi şuan ülkenin zenginleri arasında. 

Yine Singapurda bence gidilmesi gereken yerlerden biri Orchard Road, Coach, Fendi, Chanel, Prada, Burbery gibi bilindik ve lüks markaların çok katlı mağazalarının yanında sırasıyla avmler mevcut. Dükkan gezermiş gibi Avm gezdiğinizi düşünün.Buda tercih meselesi tabi herkes bir kültür gezisinde Avm gezmek istemez o nedenle bu caddeyi gezilecek listenize alıp almamak size kalmış.

Santosa adası da Üniversal stüdyolarının olduğu 'Eğlence Adası ' olarak ta geçen içerisine akvaryum, bal mumu müzesi, golf clupları, plaj işletmeleri, spa otelleri, restaurantlar ve çok karmaşık olmayan eğlence parkı mevcut. Çocuklu seyahatte bir günü buraya ayırmak gerek bence çünkü çocuklar malum gez dolan yorulacaklar, birazcıkta gönüllerini almak adına güzel vakit geçirebilirsiniz.

Singapurun nadide gezilecek yerlerini gezmek, şehri tanımak için en az 2 - 3 geçirmek gerekir ancak turlarla gittiğinizde bu zaman genelde 1 gün gibi olmakta. Singapur dan Bangkok 'a turların en çok tercih ettiği hava yolu firmasi yerel hava yollarıdır genellikle. Yaklaşık 2 saat süren bir uçuşla Dünya Meteoroloji örgütü tarafından Dünyanın en sıcak büyük şehri olarak tanımlanmış Bangkoka gidebilirsiniz. Münferit gidiyorsanız biletleri Türkiye'den de satın alabilirsiniz ancak saat farklılıklarına ve bagaj kurallarına dikkat etmelisiniz. Thai hava yolları uçak içi ikramı dahil satılır genelde sabah uçuşu olduğundan kahvaltı verilir menüsü ise Patates, yumurta, mantar ve meyve gibi bize ters bir kahvaltı anlayışı ile hazırlanmıştır.

Singapurdan sonra Bangkok çok farklı gelir genelde insanlara çünkü hijyen gibi bir kavramları maalesef yok hiç kimsenin.Sokaklarda pişen yemeklerden yer genelde halk, kendi evleri baraka tarzı olduğundan mutfak yoktur ve bu sokakta pişen ve aynı zamanda yenen yemekçiler şehrin her yerinde mevcut. Sokaklar pis, umumi banyolar, sokak berberleri, terzileri kısacası bizim alışık olduğumuz bir hayat yok. Sefillik diz boyu her yer her yerde, yan yana olmaması gereken her şey iç içe şöyleki yemek satan arabanın yanında erkekler traş olurken yanında umumi wcler mevcut ve bol miktarda sokak masajcısı :) Benim Masalla asla tercih etmeyeceğim yerdir sanırım Bangkok. 

Bangkokta en önemli şeylerden biri dinleri diğeri kralları ve kralın ailesi ki göreceğiniz her önemli yerde kavşaklar, yollar da dahil kral ve ailesinin resim veya maketleri mevcut. Her hangi bir kötü söz veya hakaret etmekte büyük suçlardan bir tanesi ve sonucu hapis.Eğer otel seçiminizi kendiniz yapıyorsanız kesinlikle Sukhumit bölgesi seçilmeli orta gelir düzeyine sahip bir bölge ve ana merkezlere yakın bir konumda. 

Bangkok turunu incelerken göreceğiniz gidilmesi gereken yerlerden bir tanesi Sea Food Market turu, bildiğimiz balık marketi gibi düşünebilirsiniz.Balığını seç sonra ye tarzı yerler. Yalnız seçerken dikkat edeceğiniz iki nokta var birincisi sevgili meslektaşlarım rehberlerin her söylediğine inanmamak, ikincisi gördüğünüz balık fiyatlarına pişirme parasının dahil olmaması. Özellikle o bölgede balık pişirilmeden tüketildiği için pişirtmek istediğinizi özellikle söylemeniz gerekmekte.

Patpong gece pazarı yine çin pazarı gibi tanınmış markaların çakmalarının bulunduğu bir pazar genelde ekstra tur olarak satılsa da bence gidilecek daha güzel yerler var. Pazarın yakınlarında Bangkok'un meşgur Go - Go barları ve Ping Pong barları mevcut. Çocuklu aileler olarak çok fazla tercih etmeyeceğimiz görüntü ve manzaralara sahip.

Bangkok 'ta Pattaya, Phung Nga koyu,ko phi phi, ko samui, Wat arun, Grand palais, Fil safarisi, Timsah Çiftliği, Gül bahçesi, Yılan çiftliği, Ahşap atölyesi gezilebilecek yerler arasında. Özellikle Pattaya bolca denize girebileceğiniz bembeyaz kumlara sahip efsane plajlara sahip ancak gece hayatı olarak Pattaya sonsuz bir eğlence ye sahip, gece barlarda başlayan bu sonsuzluk gündüzleri plajlara da yansıdığından çocuklu aileler için doğru bir tercih olmamakta.

Bangkokta 'da yiyecek kültürü yine uzak doğu tarzında kahvaltıda yağ, bal,reçel,yumurta, mısır gevreği, yeşil çaylı kekler, pirinç lapası gibi yiyeceklerin yanında envai çeşit meyve tüketebilirsiniz.
Yemeklerinde acı - tatlı - ekşi - tuzlu olarak 4 ana lezzet karışımı olarak önünüze gelmekte  ve tabi ki bol baharatlı. 

Yüzen çarşı Tayland'ın en önemli turistik noktalarından birisidir. Tay stili teknelerle yaklaşık 25 - 30 dakikalık bir tur olarak geçekleşir.Yüzen çarşıda yerel halk taze meyve sebze, hediyelik eşya gibi ürünler satarlar burada bir parantez açıp Tayland a giderseniz meyvede bile pazarlık yapmanız gerektiğini belirtmek isterim Tuk tuk çılardan, meyve satanlara kadar herkes sizden ne kadar çok para alabilirim peşinde o yüzden mutlaka pazarlık yapın.

Bangkok  Blue Saphir ve Yakutta dünyanın en önemli üretici ve bu taşların işlenip satıldığı bir çok mücevher mağazası var.

Bangkok tan sonra yaklaşık 3 saatlik bir yolculukla Hong- kong 'a geçilebilir. Hong - Kong'un ihtişamı daha hava limanını uzaktan görmenizle başlıyor.Denizin ortasında Lantau adası üzerine yapılmış inanılmaz bir görselliği olan hava limanı tüm ihtişamı ile karşılıyor sizi.Hong - Kong nufusunu genelde çinliler oluşturuyor ve kesinlikle çok kalabalık bir şehir.İnsan kalabalığı, araba kalabalığı, bina kalabalığı hangi yönden bakarsanız bakın kalabalık bir şehir.

Hong - Kongta dünyanın en yüksek binalarını görebilirsiniz. Dünya markalarının içinde bulunduğu avmler hem yer üstünde hem yer altında konumlanmış durumdalar.Bu kadar çok mağazayı ve markayı dünyanın az yerinde bir arada görebilirsiniz. Hong Kong un önemli caddeleri ve meydanları var mutlaka görülmesi gereken mesela Canton Road, Kimberly Cad.( bu caddede kebap bile bulabilirsiniz).

Bu şehre geldiğinizde mutlaka gitmeniz gereken bir yer varsa orası da Victoria tepesi. Hong - Kong un tüm ihtişamını görebileceğiniz bir seyir terası,Hint okyanusu görebileceğiniz gezinti alanları mevcut ve tabi ki alışveriş merkezi :)

Hong - Kong ta denize girebilmek için tercih edilen Repulse Bay koyu. Casinoların bulunduğu, residance ve Marinaların bulunduğu güzel bir sahil kasabası.

Hong - kongta bir çok batıl inanç var bunlardan bazıları Thin Hau tapınağının duvarında bırakılmış yuvarlağın içinden geçtiğinizde uzun yaşayacağınıza inanılıyor.Sonra bu tapınakta bulunan heykellerinden kaplumbağayı okşadığınız da sağlık, budha heykelinin göbişini okşarsanız şans, balığın ağzına para atabilirseniz de para geleceğine inanılıyor. Bu heykellerin başında bir sürü turist görebilirsiniz.


Aberdeen bence çok şirin bir yüzen köy.Yüzen köy diyorum çünkü teknelerde yaşayan yerli halk ve yine restaurantlarla dolu bir kanal burası. Yine görülmesi gereken değişik bir yerleşim yeri.

Ocean Park genelde turlarda ekstra olarak satılan Disneyland'dan önce kurulmuş bir tema park.İçinde hayvanat bahçesi, lunapark ve hayvan labaratuarı gibi bölümleri olan ocean park'ta roller coaster apayrı bir manzaraya sahip.

Ohhh bitti sevgili okur, yazarken sizi sıkmamaya, bana göre gidilmesi gereken yerleri Çocukla Uzak Doğu dosyası adı altında kısa kısa  anlatmak istedim.Birde kısa bir dip not vereyim size ben henüz bu nadide şehirlerimizi gezmedim. Turizmci olmak bunu gerektirir diyerek hiç bir yerden kopya çekilmemiş yıllardır insanlara anlattıklarımı derledim sizler için. Hem sizler için hemde bir gün hafızam yavaşlarsa okuyayım diye yazdım. Hani çok okuyan mı çok gezen mi bilir derler ya buda benim cevabım olsun bir nevi.

Hepinize sevgiler...
Devamını Oku »