31 Aralık 2016 Cumartesi

Asude...

31 Aralık 2016 Cumartesi

Benim Şurimsine - şurinalarla ilgili instada dolanırken keşfettim Asude'yi. Emit fuarının da katkısıyla kitapların dış tasarımları, isimleri dikkatimi çekti ve  D&R 'dan hemen tüm kitaplarını aldım.


Resmen o piti piti yöntemiyle seçim yaparak DAİMA AŞK KAZANIR' a başladım. Başlarda çok kendimi veremediğimden mi, anlayamadığımdan mı bir garip bağlamadı beni kitap ama 2. bölümden itibaren deli gibi yine elimden bırakamadan bir solukta okudum . Ortalarına doğru çok büyük bir pişmanlık yaşadım çünkü yazarın Pabucumun Ajanı serisinde ki baş rolleri var kitapta. Bıraksam mı diğerine başlasam mı derken bırakamadım ve okudum.Rüyanın dik duruşu,Tekin'in karanlıklığı bir o kadar merhameti ve nefreti bana duyguların hepsini yaşattı.


Sonraki hedef Pabucumun Ajanı, 2 kitaptan oluşan seriyi  de çok beğendim.Diğer kitapta okuduğum üzere sonunu bilerek başladım ama yaşananlar, olaylar  bir merakla bitirdim kitabı. Olaylar günümüz zamanında geçtiği  ve tabi ki baş rolde aşk olduğu için çok sürükleyici ve dikkat çekici. Deniz 'in cadalozluğu ve Tuna'nın katılığı beni çileden çıkartsa da çok güzel bir kitap olmuş.

Sırada Dikkat Aşk Çıkabilir ve Babam İflas Edince var. Onlar hakkında da yazacağım bakalım beni daha ne hikayeler bekliyor...


Aşkla kalın....


Devamını Oku »

28 Aralık 2016 Çarşamba

New year, new hopes :)

28 Aralık 2016 Çarşamba

Bir yıl daha bitti, düğünler, doğumlar, bayramlar, cenazeler, tatiller, işe yetişme çabaları, akşam saatinde ne yemek yapacağım ben şimdi düşünceleri, Masal kızın maceraları, fatura ödemeleri, pazar kahvaltıları, cumartesi aksiyonları bir telaş bir acele koskoca bir sene geçti gitti....

Yine ömürden bir sene gitti diye düşünürdüm ben normalde ama şuan kızım 1 yaş daha büyüdü 3. Masallı yılbaşı diyorum kendi kendime.Sahi biz Masal yokken ne yapıyormuşuz, nasıl zaman geçiriyormuşuz, akşamları -  hafta sonları ne yapıyormuşuz. Annemle gün içinde 1 saat telefonda ne konuşuyormuşum ben Masal doğmadan önce şimdi hiç birini hatırlamıyorum.Halbuki o zaman da hızlı akıyordu , yine yılbaşı geliyordu, yine büyüyorduk ama şimdi daha bir anlamlı her şey.

Benim bu Yıldan umutlarım var, hayallerim var her sene olduğu gibi aslında ama düşünüyorum da hepsi Masal kızın üstüne kurulmuş hayaller bu sene.Öncelikle kızımın kendine güveninin gelmesini ve artık kendi başına yürüyebilmesini diliyorum 2017 'den. Bu sene daha az hastalanmasını ve hızla büyüyüp etrafımda koşturmasını bekliyorum. Aile huzurumuzun, sağlığımızın bozulmamasını, Dünya'nın içinde bulunduğu bu saçma sapan insanlığa sığmayan hallerden bir an önce kurtulmasını, hasta olan, her türlü derdine çare bekleyenlerin umutla dolmasını, borçlarla uğraşanların ferah bir hayata kavuşmasını, anne olmayı bekleyen tüm dostlarımın bu sene evlerinin cennet bahçesine dönüşmesini, evlenmeyi bekleyen tüm arkadaşlarımın hayırlı kısmetlerinin çıkmasını, ailesi ile ilgili problem yaşayan can dostlarımın bir an önce huzura -  mutluluğa kavuşmasını, iş bekleyenlerin iş, aş bekleyenlerin aş, aşk bekleyenlerin de aşkla dolmasını temenni ediyorum 2017'den.

Kendim için pek fazla dileğim yok aslında dedim ya Masal iyi olsun ben zaten iyiyim.Bu sene benim ve çekirdeklerim için, ailem için, ülkem için güzelliklerle dolu, mutlu, huzurlu, sağlıklı bir yıl olsun.....

Sevgiyle...







Devamını Oku »

24 Aralık 2016 Cumartesi

Havuz problemi de neymiş Kusma problemi yanında....

24 Aralık 2016 Cumartesi

Bizim Masal kızın doğduğundan beri olan, büyüdükçe geçeceğine artan bir Kusma problemi var.
Bizi tanıyanlar bunu çok iyi bilir çünkü mutlaka gittiğimiz evlerde veya mekanlarda birebir yaşamışlardır. :) artık bizimle kimse görüşmek istemeyecek dermişim. Korkmayın artık profesyoneliz biz gözünden anlayıp anında doğru yere yetiştirebiliyor, evinizi batırmıyoruz.

Masal 1 buçuk yaşına kadar çok güldüğünde, ağladığında, koşturup yorulduğunda hele ki hasta olduğunda hiç bir şekilde midesini dolu tutamıyorduk. Grip olmasına, ilaç kullanmasına, o hasta hallerine üzülürken öksürükle birlikte bütün yediklerini çıkarması beni benden alıyordu.Şimdi biraz daha büyüdükçe gülünce veya koşturunca kusmuyor ama hemen öksürük başlıyor. Kendisi de alıştı artık hemen su şişesini arıyor. Ama ağladığında özellikle doktor kontrollerinde doktor odalarının her birine en az bir defa mutlaka bu deneyimi yaşatmışızdır.
Mama yemek istemeyen Masal Yapmışlar.....


Bir başka kusma sebebimizde katı gıdalardan kaynaklı maalesef. Hiç bir şekilde blender kullanmama rağmen Masal Kız büyük parçalı  yada çok koyu kıvamlı yemekleri yemekte hala zorlanıyor  su takviyesiyle  durduruyoruz mide bulantımızı. Bir keresinde doktorumuza bu konuyu danıştım o Masalın bilerek böyle yaptığını söylüyor evet bazen yemeğini hazırlarken yada önüne koyduğumda canı yemek yemek istemiyorsa öğürmelerine şahit oluyorum zaman zaman  ama çocuk koşup eğlendikten sonrada kusuyordu yani mantıken eğlendikten sonra neden yapsın ki böyle bir şey diye düşünüyorum. Velhasıl kelam okuyorum araştırıyorum çocuklar kusarak yada öğürerek biz gözlerinin içine bakan anne babaları kullanabiliyorlarmış. Evet dediğim gibi Masalında bunu denemeye çalıştığının , bazen kullanmak istediğinin farkındayım ancak kesinlikle ha tamam kustun bunu yapmayalım demiyorum. Kullandığını kabul etmek istemiyorum belkide ama bu durumunda bir öfke gösterisine dönüşmesini istemiyorum. Bu nedenle bazı teknikler geliştirdik;


- Öncelikle çok sakin oluyoruz, hiç bir şey yokmuş gibi davranıyoruz.
- Sadece kustuğunda değil öğür düğünde de  'bak kuş geçti' -  ' aaaaa orda ne varmış' vs demeyip görmezden geliyoruz yada kusabilirsin kızım ama bu yemek yenecek kaçamazsın diyorum (Birazcık tehdit )
- En önemlisi de yemeğin sonundaysak eğer öğürmeye başladığında doyduğunu farz edip aferinler ve alkışlar eşliğinde noktalıyoruz yemek saatimizi.
- Ağladığında öğürmeye başlıyorsa eğer, gerçek bir ağlama değilse o yine sadece biraz su içmek ister misin diye soruyorum bazen sinirden su şişesini bile fırlatmış lığımız var.
-Doktor kontrollerinde muayene bitene kadar kendini yırtarcasına ağladığından hemen öğürmeye başlıyor bizde artık muayenesi biter bitmez Masal kızla odadan çıkıyoruz o ağlama da bi nebze durduğundan bazen kusmadan doktordan dönebiliyoruz.
-Koşup yorulduktan veya zıpladıktan sonra öksürmeye başladığında da sadece oturmasını sağlayıp su vermekle yetiniyoruz.


Masal mutlu biz mutlu, siz çok mutlu olun.....


Devamını Oku »

Korkuyorum....

Blog yazmaya başladığımdan beri hiç bu kadar uzun süre ara vermemiştim.
Ama ülkemiz de her gün olan olaylar, şehit haberleri, suikastler derken içimden hiç yazmak gelmedi.
Halbuki yılın en sevdiğim zamanlarındayız her sabaha olumsuzluklara inat midemde kelebekler, gözümün önünde büyüyen meleğimle uyanıyorum.

Korkuyorum aslında bir gün bir yerde sevdiklerimin, evladımın başına bir şey gelmesinden korkuyorum. Evsiz barksız sokaklarda kalmaktan, vatansız,ailesiz kalmaktan korkuyorum. Anne olunca bu korkularımın artması da ayrı bir konu insan bir evlada sahip olunca büyüyormuş, olgunlaşıyor muş aslında daha iyi anlıyorum bunları. Rabbim hepimizi korusun....


Sağlıcakla kalın....


Devamını Oku »

8 Aralık 2016 Perşembe

Çalışıyorum o halde varım....

8 Aralık 2016 Perşembe

Anne olmak şu hayatta başıma gelen en güzel şey. Tarifi, cümlelere dökülüşü çok zor olan bir duygu benim için. Midende kelebekler uçarken yemyeşil kırlarda koşmak gibi derim belki ama o kırlarda derin çukurlar belki uçurumlarda var derim herhalde tarifi yok anlayacağınız.

Bir büyüğüm ben hamileyken annelik kalbinin bedeninin dışında atması gibi bir şey demişti. O zaman çok anlayamamıştım sanırım ama doğum yaptığım anda anladım ki ne kadar haklıymış.Sadece kalbim değil, beynim de bedenimden ayrı işlemlerini yapıyorlarmış meğer.

Masal'a kronolojik 6, düzeltilmiş 4 Aylık olana kadar ben baktım sonrasında malum hayat şartları işime geri döndüm. Aslında bu kadar bile bakamayacaktım normalde ama Masal kızın zamansız doğumu, kuvöz derken bende iş değişikliği yaptım, bu nedenle süremiz biraz daha uzadı.

İşe başlayacağım günün bir önceki gecesi kaç saat ağladım bilmiyorum. Hıçkırıklarım duyulmasın diye şekilden şekile girip ağladım o gece. Meğer ne kadar zormuş işe başlamak, bebeğini bırakıp günün 8 - 9  saati  çalışmak. Hala gün içinde kokusu gelir burnuma can kızımın. En zor zamanlarımda, stresin tavan yaptığı, işlerimin içinden çıkılamaz hal aldığı zamanlarda akşam kavuşma anlarımızı geçiriyorum içimden ve rahatlıyorum. Bizim anneannemiz bu iş için gönüllü olunca bakıcı vs aramak zorunda kalmadık ama ben zaten bakıcıyla kesinlikle yapamazmışım. Masal özel bi bebekti hep mama saati, uyku saati, hastayken hava alma süreleri derken normal bebekler gibi büyümedi.Gerçi herkesin bebeği kendine özel ve önemli ama  yaşadıklarımız, kaybetme korkumuz bizi biraz daha hassas ve dikkatli davranmaya sevk etti sanırım.

Anne olmak zor çalışan anne olmak çok daha zor. Birincisi bebeğini kendi doğrularına ve kurallarına göre büyütemiyorsun, bebeğinin en özel en güzel zamanların,ilklerini kaçırıyorsun. Hele de hastaysak ömrümden ömür gidiyor,geceleri uyumadan işe geldiğim günler mi istersiniz, hasta yavrumu doktora götürüp anneanneye bırakıp işe geri dönmek zorunda olmak mı. Ama ben çalışan bir anne olmama rağmen suçluluk duygusu hissetmiyorum.Bebeğimle iş dışında kalan zamanımı kaliteli geçirmeye çalışıyorum, yani 24 saat evde olan ama çocuğunla oyun oynamayan, eğlenmeyen anneler biliyorum bu nedenle ben kızım için çalışıyorum ve kalan zamanımda tamamen onunlayım diyebiliyorum. Mesela evdeki bir anne günün belli bir kaç saatini yemek yapmak için harcarken biz çalışan anneler bu süreyi minimum seviyede kullanabiliyoruz ve geri kalan zamanımızı sevdiklerimize ayırabiliyoruz. Bizim evde kış geldiğinde birazcık zaman sorunsalı yaşanıyor maalesef çünkü Masal kız erken uyuyor, yemek yapma yeme - yedirme sürelerinden sonra 1 - 2 saat vaktimiz kalıyor ailece geçirebileceğimiz.
 Toplantıdan geç döndüğüm uyurken bulduğum Masal Kız (9 Aylık)

Ben çalışan bir anne olarak kızıma örnek olacağımı düşünüyorum. Öğreneceği ilk şey kendi ayakları üstünde durmak olacak , okula giderken çantasını hazırlamayacağım kendi hazırlayacak  sürekli tepesinde durup ödevlerini hatırlatmayacağım kendisine,yapmak isterse yapacak istemezse sonuçlarına kendi başına katlanacak, ev anahtarıyla erken tanışacak mesela, belki kaybedecek kapı da kalacak ama onu da öğrenecek.Belki bana çok kızacak küçükken, çalışmamı istemeyecek ama büyüyüp te  birey olduğunda her işi kendi başına yapabildiğinde ve ayaklarının üstüne erken basabildiğinde teşekkür edecek biliyorum. Belki de kendimi kandırıyorum kim bilir :)


Sevgiyle.....



Devamını Oku »

1 Aralık 2016 Perşembe

Doktor mu kontrolü ???

1 Aralık 2016 Perşembe
Bazen düşünüyorum da bebekken her şey çok daha kolaymış, Masal hanım küvöz macerasından çıkıp eve geldikten sonra her hafta Bursa'ya doktor kontrollerine gitti, daha minicik ve doğduğunun farkında olmadığından çok kolay geçiyordu muayenelerimiz. İyi ki de öyleymiş çünkü Rop muayenesi, ultrasonlar, gelişim testleri, ilaçlı MR çekimi, fizik muayeneleri gibi bir çok alengirli kontrolümüz vardı o dönemler.

Gel gelelim ki Masal kız büyümeye her şeyi anlamaya başladı işte o zaman doktora gitmek kabusa dönmeye başladı bizim evde. İlk zamanlar daha az olan doktorla karşılaşana kadar hiç bir sorun çıkartmayan can kızım, şimdilerde hastaneye girmemizle başlayan, doktorun olduğu katta artan, doktor odasında tavan yapan bir cazgırlık yapmaya başladı. Cazgırlık diyorum çünkü kesinlikle dokunulsun istemiyor, ağlıyor, bağırıyor ve tabi ki kusuyor :) Bu kusma mevzumuzu ayrı bir postta anlatacağım mutlaka.

Masal 1 yaşındayken ağır bir grip geçirdi, yani ciddi bir öksürük başladı. Yalova 'da bir özel hastanede gittiğim yeni doğan doktorumuz çok fazla önemsemedi bana göre çünkü normal girip ilaçlarıyla geçirmeye çalıştı ancak biz erken doğduğumuz ve bu nedenle ciğerlerimiz ve bağışıklığımız çok gelişmediğinden en ufak bir grip ciğerlerimize inip hırıltı ve ciddi öksürükle 1 gece de ağırlaşabiliyor. Tabi ki antibiyotik kullanmayınca durum felaket oldu. Masal kız öksürmek ten bir yudum su dahil içemez duruma geldi, eğer yiyebiliyorsa öksürük nöbetinde şiddetli kusmalar başladı.Çocuğum 2 gün içinde resmen kilo verdi bir gece öksürüğü ile baş edemeyince apar topar farklı bir hastanenin acilinde aldık soluğu ve bal kızıma sakinleşmesi için bir iğne yapıldı, o iğne sayesinde kusmaktan ve öksürmek ten yorulan minik kelebek uykuya daldı ama tabi bize yine gece nöbetleri.Ertesi gün gittiğim ve şuan hala devam ettiğim Zeytin tıp merkezi İshak hocamız bizi önce fırçaladı sonrada kızıma antibiyotiği 8 adet iğne şeklinde verdi , öksürüğün hafiflemesi içinde 2 tane kortizon iğnesi yazdı. İşte o günlerden sonra bizim için doktora gitmek hatta kendi muayene olmasa da beyaz önlük ve sedyeyi aynı anda görmek ciddi krizlere sebep olmakta. Zaten o iğnelerden sonra da yürümeyi ciddi anlamda bıraktı bal kızım onuda gelecek günlerde gideceğim Nöroloji muayenesinden sonra detaylı anlatacağım.

Şimdi önümüzde olan Nöroloji muayenesine aylardır hazırlık yapıyorum biliyorum ki fayda etmeyecek ama  denemekte yarar var. Öncelikle hiç konusunu açmıyorum doktor olaylarının evde hiç bir şekilde doktor, hastahane gibi konular konuşmuyoruz. Birde her yerde okuduğum ve etkili olduğunu söyledikleri doktorculuk oyunu oynuyoruz Masal babası ve bana koldan ve bacaktan şırıngasıyla iğne yapmaktan başka hiç bir şeye katılmasa da büyük bir zevkle iğneyi saplıyor bize.
Arada sırada ağzını kontrol etmeyi deniyorum dişlerine bakalım, diline bakalım gibi oyun vari sözlerle klasik bir şey haline getirmeye çalışıyorum. Birde doktora soracağım soruları yazmaya başladım, çünkü Masal kızın bağrışları ve ağlamaları arasında benim kafamdaki sorular tamamen uçup gidiyor. Birde eğer böyle doktor fobisi olan, doktor görünce fırtınaya dönüşen bir evlada sahipseniz kesinlikle tek başınıza doktora gitmeyin hiç bir şey soramadığınız gibi doktorun anlattıklarından da hiç bir şey anlamıyorsunuz, o nedenle biz ya anneanneyle yada hem anneanne hem babayla gidiyoruz randevulara, Masalın muayenesinin ardından birimiz Masalı kapıp odadan çıkıyoruz diğerimiz doktora soruları rahatlıkla sorup cevapları da dinleyebiliyoruz...

Velhasıl kelam bal böceğini doktora alıştırana kadar çok zorlanacağımız belli ama ben sabır ve tatlı dille her şeyin aşılacağına inanıyorum ve bu doğrultuda da öğrenmeye, araştırmaya devam ediyorum.

Aşağıda yine psikolog tavsiyelerini de bilginize sunuyorum umarım sizlere de yardımcı olur.

Sağlıkla kalın....


MUAYENE KORKUSU NASIL YENİLİR?
Doktor ziyaretlerinin sorunsuz geçmesi ve verimli olması hem bizim hem de sizin karşılıklı arzumuz.  Onların sağlık kontrollerine alışması ömür boyu sağlıklarına sahip çıkmaları için çok önemlidir.   Bazen öyle korkularla gelip, zor bir muayeneden geçiyorlar ki bir daha doktora gelmez izlenimi doğuruyorlar!   Ne kadar az ağlarlarsa o kadar yararlı bir muayeneden geçerler.  
Bakın anne babalar olarak doktor korkusunu azaltmak için neler yapabilirsiniz :

1-  MUAYENE OLACAĞINI SÖYLEMELİ Mİ?
     SÖYLEMEMELİ Mİ?
Çocuğunuzun yaşı ‘gerçekleri paylaşmak’ açısından son derece önemli.  2-3 yaş arasında algılama ve mantıkla yorumlama kabiliyeti çok iyi olmadığından fazla açıklamalar, fazla endişeye o da fazla paniğe neden olmakta.  Küçük çocuklara doktor abla/abinin beklediği, iyi durursa bir sürprizi olduğu söylenebilir.  Aşı konusuna girmeye gerek olmayabilir.  Doktorunuz uygun bir dille aşıyı  açıklayabilir. 
Yalan yok!  Oyuncakçıya gidiyoruz deyip kandırmak ve doktora gitmek onun için büyük bir hayal kırıklığı olur.  ‘ Senin …….  Doktoruna  gideceğiz.  Sonra da istediğin oyuncağı alırız’ mesajı çok daha gerçekçi bir yaklaşım olur.
Sorarsa anlatın; fazla detay korkutabilir.  Sormuyorsa fazla detay onun hayal dünyasında korku filmine dönüşebilir.
DOKTORUN KIZAR!  DOKTOR İĞNE YAPAR!   Terbiye ederken  uyarı olarak doktorları  kesinlikle kullanmayın.  En sık yapılan hata budur!  Çocuğunuzla ilgili diğer kişilerin de bu söylemlerden kaçınmaları gerekir.  Doktor onların ‘İYİ’ olmasını amaç edinmiştir. 

2-  
KILIK KIYAFETİ NASIL OLMALI? 
Rahat açılabilen, kolay çıkan pantolon veya etek.  Örneğin eşofman gibi lastikli bir pantolon.  Dar etek yerine fırfırlı bol bir etek.  Moda olan  dar paça  jeans doktor muayenesi için uygun değildir, yaşı kaç olursa olsun.
Önden açılan ve düğme yerine çıtçıtlı gömlek.  Düğmeleri açma girişiminiz bile çocuğunuzu korkutarak ağlatabilir. 
Boyun girişi dar veya boyunlu kazakları giydirmeyiniz.
Doktor odasına girmeden soğuk günler için çok katlı giydirdiyseniz altını ve üstünü tek kata indirmelisiniz.
Biz doktorların kıyafetine gelince:  Çocuk doktorları beyaz önlük giymez bunun nedeni de ‘beyaz önlük korkusunu’ yaratmamak, onarı ürkütmemektir.
3-  MUAYENE SAATİ NE ZAMAN OLMALI?
Mümkünse gündüz uykusuna denk gelmeyen bir saati tercih edin.  Eğer size uymuyorsa gündüz uykusunu o gün için  biraz erkene alın.
Küçük çocukların okul sonrası muayeneleri yorgun oldukları için daha zor geçer.  Yuvadaysa öğlen arasında muayene edilmesi daha iyidir.


4-  EVDE ‘DOKTORCULUK’ OYNAYIN
  • Çocuklar oyun  kurmaya 1.5 yaşından itibaren başlarlar.  Bu oyunlardan bir tanesi ‘doktorculuk’ olabilir.  Doktor çantası alıp sizi muayene etmesine izin verin.
  • Oyuncağın parçalarını doğru kullanın ki o da muayene sırasında aynı aletleri görüp bağlantı kurabilsin.
  • Evden çıkarken eğer bir ‘güven oyuncağı’ varsa onu da yanınıza alın.  Bu bir paçavra, oyuncak ayı veya ayrılamadığı bir biberonu olabilir
    5-  DOKTORA GİDERKEN’ KİTAPLARI OKUYUN
Muayene ile ilgili bir kitabınız olabilir.  Muayeneden bir gün önce doktorda neler olduğunu okuyup evde canlandırabilirsiniz.  Kitaptaki kahramanın doktorda başına gelenlerin üzerinden geçebilirsiniz.

6-  MUAYENE SIRASINDA NASIL TUTMALISINIZ ?
     Muayene sırasında üzerindeki giysiler tek kata indirilmiş olmalı. 
Nerede olmak istediğini belirleyin.  Muayene masası korkutuyorsa en güvenli yer kucağınızdır. 
Ağlamıyorsa kucağınızda sakin bir şekilde tutup yapılacakları siz de tekrarlayabilirsiniz. 
Onu bir oyuncakla meşgul ederek dikkatini dağıtabilirsiniz.  Yumuşak ve güven dolu sözlerle yabancı bulduğu ortamı ısıtabilirsiniz.
Ancak ağlıyorsa onu sabitleyerek muayeneyi kolaylaştırıp doktorunuza yardımcı olabilirsiniz.  Bunun için kollarının üzerinden kavramanız yeterlidir.  Sadece boğaz muayenesinde kollarının üzerinden bir kolunuzla sabitleyip diğer elinizle de başını ortada tutmalısınız
Sağlık kontrolünden korkmayan çocuklar sağlıklarına önem veren bireyler olarak büyürler.  Anne-babanın ve tüm yakınlarının katkılarıyla doktor korkusu çözülür.  En geç 4 yaşından sonra çocuklar sağlık kontrollerinde  rahat olmaya başlarlar.  Hatta öyle ki, kendilerini  doktor kılığında bile görmeye başlarlar.
                                                                                                                               (Yenidoğan ve Çocuk Hastalıkları Uzmanı Dr. Gülnihal Şarman)




Devamını Oku »