29 Kasım 2016 Salı

İletişim

29 Kasım 2016 Salı

Mail; 
          esrabayindir@antistravel.com 

          esr_bayindir@hotmail.com
       
          esramasalcihan@gmail.com


Facebook;


Twitter;



İnstagram;


Devamını Oku »

2 Yaş sendromunun tamda ortasında bir kelebek


Masal kızda aslında uzun zamandır olan ama bu ara tavan yapan bir durumla karşı karşıyayız.
Her şeye tutturarak ağlaması, anlamsız haykırışları, durduk yere çığlık atarak bir şey istemesi, sürekli gezmek istemesi, uzanabildiği uzanamadığı her yeri karıştırma, izin vermediğim halde bağımsızlığını kanıtlarcasına gözümün içine baka baka yaptığı yaramazlıkları, su içerken bütün suyu bi anda üstüne dökmesi, uyku saatlerindeki değişiklikler,elindeki oyuncakları atma- fırlatma,  mama saati geldiğinde yemek yemek istememesi ve yemeği görünce öğürmeleri ve daha bir çok hareket.Anladım ki biz büyüyoruz ve anne babaya bir şeyler kanıtlamak istiyoruz. Bununda tıptaki adı 2 Yaş Sendromu...



Bir kaç haftadır bende konu ile ilgili araştırıyorum, okuyorum ve tamamen tüm semptomlara uyan bir kelebekle baş başa olduğumuzu idrak ediyorum. Ebeveynler olarak yapmamız gerekenleri daha dikkatle okuyup anlamaya uygulamaya çalışıyorum umarım bu dönemi rahatlıkla onu da üzmeden atlatacağız.

Araştırmalarımdan öğrendiğim, yapmamız gerekenler;

  • Anne baba olarak bu dönemin psikososyal gelişimde önemli bir basamak ve doğal bir süreç olduğunu bilin, çocuğun davranışlarını normal karşılayın.
  • Çocuğunuz ahlaki ve toplumsal kuralları öğrenmeye henüz hazır değildir. Çok katı kurallarla eğitim ve terbiyeden kaçının.
  • Çocukla inatlaşmayın.
  • Çocuk ısrarla bir şeyi almak ya da yapmak için tutturursa, işin kolayına kaçarak istediğini yapıp, krizi önlemeye çalışmayın. İlginizi ona yoğunlaştırmadan, sakince bekleyin. Olumsuz davranışı bittiğinde ilginizi gösterin, anlayacağı dille neden istediğini yapmadığınızı belirtin. Ağlayarak ya da tepinerek istediği şeyi almasına ya da yaptırmasına asla izin vermeyin.
  • Çocuğa bağırmak, cezalandırmak ya da şiddet uygulamaktan kesinlikle kaçının.
  • İnatlaşan, tutturan, huysuzluk yapan çocuğa temel yaklaşım ilgisini, dikkatini başka yöne çekmektir. 2-3 yaş çocuğunun dikkatini başka yöne çekmek çok kolaydır.
  • Çocuğun tuvalet eğitimi için en uygun zamanı kollayın. Çocuk bunu sözel olarak ve hareketleriyle ifade ediyorsa tuvalet eğitimine başlanabilir. Sırf zamanı geldi diyerek çocuğun hazır olmadığı bir dönemde eğitime başlamak ve tuvalet eğitiminde çocukla inatlaşmak büyük hatadır.
  • 2-3 yaş çocuğu sorgulama dönemindedir. “Bu ne?” “Niye?”, “Neden?” sorularını bıkıp usanmadan size soracaktır. Ne kadar yorgun olursanız olun çocuğun sorularını yanıtsız bırakmayın, terslemeyin. Çok daralırsanız, çok yorgun olduğunuzu, dinlenmeye ihtiyacınız olduğunu, sorularını sonra cevaplayacağınızı söyleyin.
  • 2 yaş dönemindeki çocuklar karanlık, köpek, yılan, gök gürültüsü gibi şeylerden korkarlar. Onların korkularına saygı duyun, gerekli önlemleri alın. “Korkacak bir şey yok” yerine “Ben senin yanındayım, seni korurum” mesajını verin.
  • “Düşersin”, “ Canını acıtırsın”, “Hastalanırsın” gibi uyarılarla çocuğu fazla korkutmanız, cesaretsiz ve güvensiz olmasına yol açabilir.
  • Çocuğa karşı kullandığınız “hayır” ları mümkün olduğunca azaltın. Onun yerine alternatifler sunun. “Dışarısı çok soğuk, dışarıda salıncakta sallanamayız ama odanda oyuncaklarınla oynayabiliriz” gibi.


Sevgiyle...


Devamını Oku »

23 Kasım 2016 Çarşamba

Bağışlanan her organ yeni bir hayattır.....

23 Kasım 2016 Çarşamba


Yıllardır yapmak istediğim, bir türlü fırsat bulamadığım çokta bilgiye sahip olmadığım işlemi sonunda yaptım, Organlarımı bağışladım.

Ben bir çok yanlış bilgiye sahipmişim onu anladım bu işlemi yaparken mesela sadece bir form doldurman gerekiyormuş herhangi bir test vs gerekmiyormuş. Tüm organlarımı bağışlayacağım derdim ancak gerçekten tüm organlarımı bağışlayamadım maalesef çünkü Kol, bacak, saçlı deri, deri gibi seçeneklerde var içinde ve onları bağışlamak içimden gelmedi daha doğrusu benim bir Kızım var ve beni olur da öyle görürse diye korktum. O yüzden Kalp,  Kalp kapağı, Böbrek, Karaciğer, Akciğer, Pankreas, İnce Barsak, Kornea ve Uterus 'bağışı yaptım.

Bence her insan yapmalı, hayat kurtarmak, birine şifa olmak öldükten sonra da dua almak çok güzel bir şey.Ben Yalova Atakent hastahanesi 'nden gerçekleştirdim işlemi ve hemen kartımı alıp cüzdanıma koydum.

Organ bağışı ile ilgili öğrenmek istediğiniz her türlü bilgiyi hastahanelerden ve TÜRKİYE ORGAN BAĞIŞI VAKFI 'ndan alabilirsiniz.



Sağlıkla kalın....
Devamını Oku »

Masal'ın kıyafet seçimi

Kızıma alışveriş o doğduğundan beri en sevdiğim şeylerden biri benim için. Daha küçükken bebek mağazalarından çıkamayan her kıyafeti kombinleyip, birde mutlaka ona uygun ayakkabı, mama önlüğü ve şapka alan bir manyaktım. Kızımın biraz daha büyümesi ve artık ortopedik ayakkabı giymeye başlamasıyla ayakkabı alışverişimiz  kısıtlandı ama kıyafet alışverişimiz tam gaz devam ediyor.


Masal doğmadan önce, genç kızlığımda dahil olmak üzere deli misali o mağaza senin bu mağaza benim alışveriş çılgınlığım hep vardı. Aynı şekilde ayakkabı ve çanta kombinlerim kendimde de vardı ama insan anne olunca ve kız çocuğa sahip olunca her şeyi ona almak istiyormuş anladım. Annem de bayramlarda 3 ümüzü de baştan aşağı giydirir kendi ya bi üst ya bir ayakkabı alır dönerdi demek ki annelik iç güdüsü bu işler.


Kızıma alışveriş yaparken etekler, bluzlar  gibi kokoş şeylerde alıyorum ancak daha çok oyun oynarken, yerlerde yuvarlanırken rahat edebileceği şeyler tercih ediyorum.Zaman zaman erkek çocuğu gibi giydiriyorsun diyenler olsa da kızımın rahatı insanların düşündüklerinden çok daha önemli.Bende tüm yaşamım boyunca güzel olmak adına kadınların çektikleri çileye karşı olduğumdan kızıma da bu yönde alışverişler yapıyorum. Rengarenk şeyler de tercih ediyorum gri,siyah ve tonlarını da tercih ediyorum. Birde en karşı olduğum konu var ki bebeklerini genç kızlar gibi giydiren anneler, kesinlikle böyle bir şey tercih etmiyorum ve etmeyeceğim onlar daha çok küçük ileride zaten yaşlarına uygun giyinecekler, makyajlarını yapacaklar gereksiz geliyor bana.



İş yerime gelen ailelerin çoğuna bakıyorum da ojeler, süsler püsler çocukları masumiyetten çıkaran, gereksiz bir şey geliyor bana, yapmayın ileride zaten fazlasını yapacaklar bırakın bebekliklerini, çocukluklarını çocuk gibi yaşasınlar.



Devamını Oku »

19 Kasım 2016 Cumartesi

Vichy Ideal Soleil Lait Enfant SPF 50+ 300 ml Çocuklar İçin Güneş Koruyucu Yüz ve Vücut Sütü

19 Kasım 2016 Cumartesi

Masal'ın çok hassas cildinden bahsetmiştim daha önce, bu nedenle geçen yaz başında beni bir telaş aldı.Güneş ışınlarınlarından gezmeyi çok seven kızımı nasıl koruyacağım. Araştırmadığım güneş kremi, koruyucular, güneş sonrası kremler kalmadı diyebilirim.


Vichy bunların içinde en beğendiğim güneş koruyucu krem oldu. Bir kere Mexoryl ve mineral birleşimiyle UV ışınlarına karşı bir filtre görevi görüyor. Parfüm ve Paraben içermiyor ki bu benim için çok önemli. En dikkat ettiğim özelliği de Hipoalerjenik olması ve gözleri irite etmemesi. Bir de bu kremi aldığımda öğrendiğim Nankomedojenik olması da ayrı bir özellikmiş yani gözenekleri kapatmayan bir krem. Güneşe çıkmadan hemen önce sürdüğüm kremin dokusu akışkan ve kolay uygulanıyor çünkü kıpır kıpır ve dokunulmaktan çok hoşlanmayan kızım sevmiyor böyle işlemleri.. Kum da oynarken kumlar vucudumuza yapışıp bizi sinirlendirmiyor, ve suya da dayanıklı ama tabi ki krem sürme işlemimizi havuz ve denizden sonra tekrarlıyoruz.

Detaylı bilgi için;  http://www.vichy.com.tr/solaires/Y%C3%9CKSEK-KORUMALI-V%C3%9CCUT-VE-Y%C3%9CZ-S%C3%9CT%C3%9C-gunes-korumasi-UV-isinlari-UVA-UVB/p6208.aspx



Devamını Oku »

18 Kasım 2016 Cuma

Deli

18 Kasım 2016 Cuma

Daha önce yazdığım Şurimşine ve Şurina 'nın yazarı Gülsen Kılıçaslan 'ın kitabı 'Deli' kesinlikle okunması gereken bir kitap. Ben hayatımda ilk defa bir kitabı okurken ağladım.Benim duygusal anıma mı geldi bilemiyorum ama hüngür hüngür ağladım. Aşk romanı severlere yeni tavsiyem mutlaka okuyun...

Sevgiler.....
                                         





Devamını Oku »

17 Kasım 2016 Perşembe

17 Kasım Dünya Prematüre günü...

17 Kasım 2016 Perşembe
Meleğim, aşkım kızımın günü bugün, 2 yıl önce tanıştığımız prematüreliğin bugün gününü kutluyoruz.

Prematüre annesi olmak çok farklı bir şey çünkü öncelikle 1- 0 yenik başlıyorsun hayata bebeğinle, herkes bebeğini doğumdan bir kaç saat sonra kucağına alırken sen günlerce, aylarca bekliyorsun.Herkes bebeğini hemen emzirmeye başlarken sen süt sağma makinaları ile ağlaya ağlaya süt sağıp bebeğine şifa olsun diye dualar ediyorsun, herkes bebeğinin kokusunu koklarken sen yoğun bakımdaki dezenfektan kokusunu onun kokusu diye ciğerlerine çekiyorsun. Herkes hastahane odası süsler ziyaretçi beklerken sen hiç kimse gelmesin istiyorsun. Anne adayları aylar öncesinden alışverişlere başlarken sen evde bi kaç parça bebek eşyası olmadan doğuma alınırsın çünkü daha çok zamanın  vardır ve kafanda planların vardır.Herkes her yerde bebeğinden bahsedip mutlu  olurken sen arayanlarla konuşmak bile istemezsin. Sosyal medyada doğum fotoğrafları, bebek resimleri paylaşılır sen bebeğinin resmini gizli gizli çekersin yoğun bakımda, ki eve döndüğümde bakabileyim dersin.Çok bilirim o elimdeki dezenfektan kokusunu koklayıp, telefonumun ekranını öptüğüm, yüzünü bedenini sevdiğim resimleri. Hala hastahaneye bebek ziyaretine gittiğimde bir düğüm oturur boğazıma, nefes bile almak zor gelir o anlarda....

Daha bu liste uzar gider ama Rabbime binlerce kez şükürler olsun sapa sağlam bi çocuk bahşetti bana. Kokusuna doyamadığım, yüzüne bakmaya kıyamadığım, ömrümü ömrüne hiç düşünmeden adayacağım Allah'ım dualarımı dileklerimi kabul etti bizi kavuşturdu, umarım tüm kuvöz yolu bekleyen annelerimiz bebeklerine sağlıkla kavuşur.  Rabbim kimseyi evladıyla sınamasın.

Can kızım, Bal kızım, Benim minik mercimeğim iyi ki benimsin, iyi ki varsın, günün kutlu olsun annecim.....

12.08.2014  Masal 2 günlük...

Devamını Oku »

15 Kasım 2016 Salı

Otri bebe

15 Kasım 2016 Salı

Masal daha hastanedeyken bir arkadaşımda görmüştüm bu aleti, başta o nedir ya ne alaka dedim ama inanılmaz güzel ve kullanışlı olduğunu  anlamam uzun sürmedi.

Masalın ufak doğuşu, hastane ortamından sonra eve gelişi ile sık sık burnumuz tıkandı bir dönem ve bizde hemen denemeye başladık, öncesinde biraz serum fizyolojik damlatıp sıvılaşmasını sağladığım goduşlarımızı kolayca temizliyorduk.Ama sonra doktorumuz Selçuk bey bize çok fazla kullanımda burundaki kılcal damarlara zarar verebileceğini anlattı, bizde artık bunu sadece hastalandığımızda kullandık.

Amma şuan Masal kesinlikle bunu kullanmama izin vermiyor, ne kadar burnu tıkalı olursa olsun otriyi görünce ağlamaya ve kaçmaya başlıyor bende zorla hiç bir şey yaptırmadığım için yapmıyorum sadece burnuna damla damlatıp kendi kendine akmasını bekliyorum.

Sağlıkla....





Devamını Oku »

Hastayız

Havaların soğumasıyla birlikte Bal Kızım öksürmeye başladı, önce hapşuruk ve biraz burun akıntısı başlamış gün içinde anneannesinde gece öksürükten ne kendisi uyudu ne bizi uyuttu ve tabi ki istifraları başladı.Cumartesi sabahı hemen doktorumuz da aldık soluğu.

Masal bebekliğinden beri çok güldüğünde, ağladığında veya öksürdüğünde hemen istifra eder doktorlarımıza danıştık bu konuyla ilgili ancak bilerek yaptığını söylüyorlar, çünkü bunların hiç biri yokken bile mama gördüğünde yemek istemiyorsa öğürmeye başlıyor minik fare.

 Doktorumuzun teşhisi Kurup 'tu bu sefer, bir kere daha olmuştuk biz bu kurupu :) Antibyotiğe gerek kalmadan Mukoral ve Aferin verdi doktorumuz. Ve tabi ki her zaman kullandığımız Ventolin ve pulmikort tedavisine başladı.Masal hastalandığı ilk günden beri her seferinde kullanıyor bu ilaçları ve en tıkanık zamanlarımızda uyuyamazken hava makinesiyle bu ilaçları kullandığımızda rahatlıyor. Neyse ki bu sefer 2 günde atlattık öksürüğümüzü şuan ilaçlarımıza devam ediyoruz, bir iki güne onları da bitireceğiz. Hep söylüyorum hep söyleyeceğim çocuklar hasta olmasın.........

Sağlıklı günlere.. :)


Devamını Oku »

14 Kasım 2016 Pazartesi

Kelebeği güçlendirme çabaları....

14 Kasım 2016 Pazartesi



Masal hanımın sık sık gribe yakalanması ve bağışıklığımızın da çok düşük olması sebebiyle doktorumuz bize immuzing şurup önerdi geçen yıl.
Kış başı başlayıp Mayıs ayına kadar kullandık bence faydası var masal bunu kullanınca hastalanmıyor mu tabi ki hastalanıyor ama iştahı artıyor ve gribi daha kolay atlatıyor. Kesinlikle doktorunuza danışmadan kullanmayın.



İmmuzinc Şurup

İmmuzinc şurup, çinko, mürver, propolis ve C vitamininden oluşan şuruptur. Vücudun enfeksiyon ve diğer dış etkenlere karşı bağışıklığı güçlendirmede kullanılır. İçinde bulunan çinko maddesiyle büyümede gecikme, saç dökülmesi ile seksüel olgunlaşmada gecikmeyi önlerken, mürver ve propolis maddeleriyle de nezle ve gribe karşı antibiyotik özelliği göstermektedir. Bitkisel bir ilaç olduğu için doktor kontrolünde kullanılması gerekir.


İmmuzinc şurup hakkında bilinmesi gereken özellikler
  • İlacın yapımında kullanılan maddelerden herhangi birine alerjiniz bulunmaktaysa ilacı kullanmamanız gerekir.
  • Hamilelik ve emzirme durumunda doktora danışılmadan kullanılmamalıdır.
  • Bitkisel bir ilaç olduğundan kullanırken doktor tavsiyesi ile almanız ve dozunuzu doktor kontrolünde almanız gerekir.
  • Eğer astım hastalığınız varsa bu ilacı kullanmadan doktorunuza bildirmeniz gerekir. Bu durumda ilaç kullanımı size faydalı olmayabilir ve ilacın kullanım dozu hastalığınıza göre derecelendirilir veya özel gözetim altında tutulmaya ihtiyaç duyabilirsiniz.
İmmuzinc Şurup Kullanış şekli
  • İlacın kullanımı doktor tarafından  gözetilmeli ve verilen derecesi kadar kullanılmalıdır.
  • Şurup her kullanımdan önce mutlaka çalkalanmalıdır
    • Dibinde tortu kalırsa bunu herhangi bir şekilde sorun etmemek gerekir.
    • Her kullanım için ölçüm kaşığı kullanmanız tavsiye edilir. Eğer ölçüm kaşığın yoksa eczacıdan temin edebilirsiniz.
    • Unuttuğunuz bir doz varsa hatırladığınız an bu dozu alabilirsiniz. Eğer diğer dozun kullanım zamanında hatırlarsanız unuttuğunuz dozu almayabilirsiniz.
    İmmuzinc Şurup İlacın yan etkileri
    • Alerjik reaksiyon belirtileri 
    • Nefes alıp vermede bozukluk
    • Dil, dudak, yüz ve boğazda şişkinlik
    • Mide ağrısı ve kurdeşen
    Genellikle çocuklarda görülen bağışıklık sistemi ile ilgili hastalıklarda kullanılmaktadır. İçinde kendine has aroması ve kokusu bulunmaktadır. Fazla doz alımında  acil bir servise başvurmanız tavsiye edilir. Ayrıca başka ilaçlar ile etkileşimi mümkündür. Bu nedenle hekiminize kullandığınız reçeteli ve reçetesiz  ilaçlar, kullandığınız diğer alternatif tıp metotları hakkında bilgi vermeniz gerekmektedir. Doktorunuza danışmadan başka bir ilaç kullanmamanız tavsiye edilir.

    Hangi koşullarda muhafaza edilmelidir?

    İlacı oda sıcaklığında;sıcaktan ve nemden uzak olacak şekilde saklayınız. İlacın kapağı açıldıktan sonra buzdolabında muhafaza etmeniz gerekmektedir.

Devamını Oku »

12 Kasım 2016 Cumartesi

Şurina....

12 Kasım 2016 Cumartesi

Evet önceki postlarda da söylediğim gibi Şurimşine'nin 2. kitabına başladım ve iki akşamda bitirdim.Ben bayıla bayıla elimden bırakmadan okudum. Aşkı, tutkuyu, sadakati ve gerçek adamlığı anlatan çok güzel bir kitap tekrar yazarını tebrik ediyorum.Aşk romanı severlere duyurulur...




Devamını Oku »

10 Kasım 2016 Perşembe

Aşkların en güzeline....

10 Kasım 2016 Perşembe

Hayat arkadaşım, seçtiğim hayatım, bugünüm, yarınım can kocam. Şansım, bahtım, yolum, yol arkadaşım, sırdaşım, en iyi arkadaşım.....

Aşk nedir dediklerinde ilk aklıma gelenim, sol yanım, kalbim, nefesim, ömrüm iyi ki çıkarmış Rabbim seni karşıma, iyi ki tanımışım seni...

Merhametine, samimiyetine, sevgisine, duruşuna, bakışına aşık olduğum adam iyi ki doğdun, iyi ki varsın iyi ki beni bulmuşsun kızımın babası.Dün,bugün ve yarın hep aşk aşka, hep el ele, hep göz göze olmak dileği ile Seni çok bi çok seviyorum Masal kahramanım...

Seninle her şey mümkün, seninle her şey olması gerektiği gibi şükür sebebim.

Devamını Oku »

Kasım güzeldir 10. günü olmasa.....



Çok fazla söze gerek yok aslında iyi ki Türk'üm, iyi ki Mustafa Kemal Atatürk'ün torunuyum. Bir kadın olarak sana çok şey borçluyum yaptığın devrimlere, kadınlara verdiğin önem ve değere teşekkürler Atam. 


Devamını Oku »

Şurimşine



Hayatımda ilk defa bir kitabı 2 gece de bitirdim. İnanılmaz bir kitap olmuş gerçekten bayıldım.Aşk romanı severlere bayılabilecekleri bir aşk romanı tavsiye ediyorum. Şurimşine Lazcada canımın içi demekmiş Nemesis yayınlarından çıkmış Gülsen Kılıçaslan'ın kitabı  her anını gözümde canlandırabildiğim, roman kahramanlarının ruh halini yaşayabildiğim çok akıcı, sürükleyici yazılmış bir hikaye.Kitabın konusundan bahsetmek istemiyorum çünkü kesinlikle okunması gereken bir kitap, hayat gerçekten tesadüflerden ibaret, ya Sina Deniz le karşılaşmasaydı.....  Tebrik ediyorum Gülsen hanım'ı ellerinize, hayal gücünüze sağlık 2. kitaba bu gece başlıyorum bu aşkın sonunu çok ama çok merak ediyorum...

Devamını Oku »

Uçtu uçtu Demir ve Sare' nin 40 'ı uçtu......



Geçen cumartesi evimizi cennet kokuttu bu iki melek, Demir in halası Sare'nin de teyzesi olarak can dostlarımızı ağırladık. Masal tabi ki bebeklerle pek ilgilenmedi ama Hiranur ablamızla çoştu yine.

 Uzun zamandır onların hamilelikleri, doğumları, Masal hasta oldu derken ne çok konu birikmiş, çok keyifli bir gece geçirdik hep birlikte. Kuzularımın 40  sepetlerine de anneleri bayıldı , bende mutluluktan uçtum tabi ki.

Upuzun sağlıklı nice 40 günleriniz, 40 yıllarınız olsun çocuklar, evimizi güzelleştirdiniz teşekkür ederiz.
Sevgiyle.....



Demir bebeğin sepeti
Zeynep Sare'nin sepeti




Devamını Oku »

5 Kasım 2016 Cumartesi

Masal's Bro

5 Kasım 2016 Cumartesi


Geçtiğimiz ay halamızın yeni bebişi oldu ve Masal hanım 2. kez abla oldu.Masal yapısı gereği midir yoksa bu yaşta ki çocuklar böyle midir bilmiyorum ama kendinden küçüklerle pek ilgilenmiyor. Bizi en çok güldüren, oynatan rüzgar abimiz şuanda favorimiz, ileri de bir araya geldiklerinde muhteşem 4'lü olarak neler yapacaklar bilinmez ama ben kızımın 3 tane aslan parçası kardeşi olduğu için çok mutluyum.Ömrünüz, bahtınız, şansınız hep çok güzel olsun çocuklar hepinizi ayrı ayrı çok bi çok seviyoruz.

 Ege -  Rüzgar -  Arda 

Devamını Oku »

Pişik sorunsalı


Masal hassas cilde sahip, en ufak bir dokunuşla vücudu kızaran bir bebek.Doğduğundan beri bir çok kez pişik oldu bir sürü kremler, pudralar denememe rağmen önüne geçemedim.En son eczacımın tavsiyesiyle hem koruyucu hemde kimyasal olmayan bu kremi denedim ve  Masal'ın sürekli pişmesinden eser kalmadı. Aslında bize yoğun bakım doktorumuz bir karışım önerdi içindeki maddeler le çok benzer oda çok etkili ileri ki günlerde onu da paylaşacağım. O karışımı inatçı ve geçmeyen pişiklerde kullanıyorum.Neyse gelelim Sudocrem 'e, sudocrem yoğun kıvamlı kokusu da pudramsı bir krem.Sadece pişik özellikli değil daha bir çok anlamda kullanımı varmış, ben henüz başka amaçla denemedim ama kısa zamanda deneyip, tecrübelerimi yazacağım.

*ufak kesiklerde
*Egzamada
*Yatak yaralarında
*Güneş yanıklarında





Sevgiyle kalın.....


Devamını Oku »

3 Kasım 2016 Perşembe

Masal kızın odası

3 Kasım 2016 Perşembe

Bal bebeğimin odasını bir çok anne gibi doğumdan önce planlayamadım ben. Masal'ın erkenden gelişi, kuvöz maceramız, anneanne evinde kalmamız derken neredeyse 4   aylıkken odamızı hazırlamak aklımıza geldi.

Odamızı Çetin dedemiz ile birlikte İnegöl'den aldık.Benim modelim belliydi aslında düz beyaz Country tarzı bir şey istiyordum.Bütün mağazaları gezmeme rağmen tabi ki ilk gördüğümü beğenip aldım.Ben çok çocuk odası tarzı düşünmedim genç kız odası gibi bir şey hayal ettiğimden bu tarzda seçimler yaptım.

Gardırobumuz 2,5 kapılı 3 çekmeceli  orta bölüm askılardan alt ve üstte birer raf olacak şekilde tasarlanmış.yarım olan kapakta da 3 raf mevcut. bana göre gayet kullanışlı ama ileride daha büyük bir dolaba ihtiyacımız olacak sanırım.

Bu takımı beğenmem deki asıl sebep işte bu konsol.Tam anlamıyla bayıldım. 3 çekmecesi ve dolabının içindeki 2 rafıyla tam bizlik.:)


Yatağımızı da hep büyüdüğünde kullanabileceği türden istedim.Çünkü ileride mobilyanın tarzına uydurmak zor olacaktı.Birde bu yatağı alırken öğrendim ki bu yatak büyüdüğünde yani beşik özelliğini kaybettiğinde şuanda kafes olan bölüm çalışma masası oluyormuş  yanda gözüken dolabı da şifoniyer olduğunda  genç kız odamızda hazır olacak.

Ben emzirme koltuğu gibi bir şeyi çok gereksiz buluyorum bu nedenle böyle bir koltuk tercih ettim, ileride yatağının yanına veya şifoniyerin önünde kullanabilsin istedim minik tırtılım...

Gelelim aksesuarlarımıza, yazımın başında da dediğim gibi ana tema genç kız odası olunca çok ayıcıklı, çiçekli, böcekli şeyler kullanmıyorum. Bu askıda evlenirken anneannemden çaldığım bir askı aslında koyu kahve rengiydi ama ellerimle 3 kat boya geçerek beyaz yaptım.Üzerine de 2 yaş doğum günü tütüsünü koydum :)

Bizim evin en büyük aksesuarları resimlerdir, anılar, fotoğraflar çok önemlidir bizce, bu nedenle kızımızın odasında da film şeridinde  doğumundan hastane çıkışına kadar olan farklı zamanlardan resimleri var.



 

Avizemiz, masa üstü gece lambamız ve tüllerimiz de babaannemizin hediyesi.....



Mobilyalarımız beyaz, duvarlarımız pembe bizde halı seçimimizi pembeden yana kullandık.
Ve tabi ki  evimizin en büyük aksesuarı bal kızımız....



Masal kız çok minik olduğundan  ilk zamanlar için böyle bir beşik aldı bize anneannemiz, neredeyse 1 yaşına kadar bu prenses yatağında,yatağımızın hemen yanında uyudu.
Bebeğime anneannesi baktığı için ve öğlen uykularında anneanne yatağında yatmak büyüdükçe tehlikeli olduğundan  birde park yatak edindik :) 


Devamını Oku »