11 Aralık 2017 Pazartesi

Önce Ben mi ?

11 Aralık 2017 Pazartesi

Bugün size bir şeyden bahsetmek istiyorum. Bize öğretilmiş, kişisel gelişim kitaplarında, seminerlerinde, tüm kişisel gelişim içeren konuşmalarda bahsedilmiş önce 'BEN' kavramından.
Evet Ben, önce Ben, Benim düşüncelerim, Ben'im istediklerim gibi gibi bir sürü cümle sayabilirim size.3 yaşında bir çocuk annesiyim bildiğiniz üzere ve 29 yaşındayım.Bir kadının farkındalık yaşı derler ya hani işte o yaşların başındayım. Çocuğuma vermek istediklerim, öğretmem gerekenler, nasıl daha bilinçli bir çocuk yetiştirebilirim düşünceleri ile geçen zamanlardayım.

Ben kaygısı gütmeden yaşamaya çalıştım hep bu yaşıma kadar, benim istediklerimden çok ne verebilirim le geçirdim hayatımı. Şimdi bir dönüp bakıyorum çevreme, insanlara nasıl bu hala geldik diye düşünüyorum.

Bir kere kimse kimseyi sevmiyor artık sevmeyi de geçtim saygı diye bir kavram kalmadı. Elinde en ufak bir güç olan, az biraz sözü geçen ya da sayılan biri olan birilerini ezmeye, birilerini işinden etmeye hatta ve hatta toplumdan silmeye çabalar bir halde.



Ne zaman oldu bütün bunlar nasıl bitti bu çevremizdeki insanları düşünmeme hali diye düşünürken  bize öğretilen önce Ben kavramı insanlığımızı elimizden aldı diye düşünmeye başladım. Sosyal medya da takip ettiğim bir çok arkadaş var yüz binlerde, milyonlarda takipçili arkadaşlar bunlar. Bir sorun mu oldu atıyorum kargo poşeti yırtık geldi, atıyorum alışveriş yaptığı bir mağaza da haklı veya haksız bir olay yaşadı hop sosyal medya da linç ediyor firmayı veya çalışanı. Ondan sonra marka koruma programı dahilinde bu şahısa hediyeler, özürler vs vs. Bende yapılan haksızlık karşısında durmayı, hakkımı aramayı çok çok iyi bilirim ama karşında da insanlar olduğunu, herkesin bir hata yapabilitesi olduğunu, ve hatta en ufacık bir ihmal veya hata sonucu insanların ölebildiğinin bilincindeyim bu nedenle benim için hata, ihmal bazı durumlarda göz ardı edilebilir gibi geliyor bana.

Mesela ben çok fazla kitap okurum, blog öncesinde bazı forum sitelerinde dost sohbetlerinde kitap konusu geçtiğinde mutlaka yazar veya kitap hakkında yorumum olur. Blog açtıktan sonra burada da okuduğum kitaplardan bazılarını yorumluyorum. Bir çok  kitap yorumu yapan Blogger veya sözlük takip ediyorum.İnanın okuduğum yorumlardan sonra durup ben mi yanlış okuyorum yada anlıyorum diye düşünmüşlüğüm bile var. Bazı Bloglar da kesinlikle kitabı okumadığına emin olduğum bir kaç yorum bile gördüm ki yine yazarı linç eden yorumlardı.

Günlük hayatınıza bir bakın, neler neler var şahit olduğumuz farkında olduğumuz yada olamadığımız.Hani hep şikayet ettiğimiz, hayıflandığımız konular var hepinizin bildiği. İşte yaşlılara -  hamilelere - çocuklu yolculara yer verme meselesi,hastanelerde öncelik vermemiz gereken durumlar, çocuklarımızın park sıraları vs. vs. inanın bir çok örnek sayarım size hepside önce ben dediğimiz için yaşanan olaylar.

Kendi kendime düşünüyorum bu konuyu bu aralar çocuğuma Ben kavramını nasıl anlatmalıyım, nasıl aşılamalıyım ona insanlara değer vermesi gerektiğini, nerede Ben nerede karşımdaki insan diyeceğini kafamda yüzlerce sonu gelmeyen soru var. Ama şunu çok iyi biliyorum ki ben içinde insanlığını, merhametini ve karşılıksız sevgisini yaşayabilen bir evlat yetiştireceğim. Buna inanıyorum, elimden geleni de yapacağımı biliyorum. Arkanda gülen bir yüz bırakmak, insanlara saygılı davranmak, gerektiği yerde kendini düşünerek hakkını savunmak, büyüklerinin veya küçüklerinin hakkını gasp etmemek bunlar benim hayatımda ki önemli kavramlar biliyorum  ki kızımda böyle büyüyecek. Sonuç olarak hep söylerim belki denk gelmişsinizdir Kendi yapamadığımız veya olamadığımız şeyleri çocuklarımıza dayatamayız biz neysek onlarda o olacaklar.


Daha yazacak söyleyecek çok örnek var ama sizlerinde yorumlarını merak ediyorum. Bu şekilde denk geldiğiniz, Ben kavramının yarattığı sorunlar, problemler yada her neyse adı çevreniz de fark ettiğiniz neler var merak ediyorum.


Sevgiyle kalın....

Devamını Oku »

4 Aralık 2017 Pazartesi

Yılbaşı Hediyeleşme Etkinliği

4 Aralık 2017 Pazartesi


Selam dostlar,

Yılbaşının yaklaştığı, yeni bir yıla gireceğimiz hepimizin birer yaş daha alacağı 2018 e çok az bir zaman kaldı.Tüm sosyal medya, bloglar, gazeteler ve daha bir çok mecrada reklamlar, yayınlar hatta firmaların hediye gönderimleri başladı.Benim içim kıpır kıpır olur her yılbaşı döneminde, seviyorum yılın en ışıltılı zamanlarını. Ama şunu da söylemeden geçemeyeceğim ben Noel i değil yeni bir yılın gelişini kutluyorum.

Çünkü ben umut dolu yaşıyorum, yeni yıldan da bir çok hedefim ve isteğim var. Yeni bir kere yeni bir şeyi kim sevmez ki. Dünya da Türkiye'de yeni yılda değişmesini istediğim bir çok hayalim ve umudum var. Umarım 2018 başta ailemize, sonra ülkemize ve milletimize tabi ki Dünyamıza çok iyi gelir.



İşte tüm bu duygularımın başladığı dönemde  hem biraz nostalji olsun, hemde bu kadar şey paylaştığımız Blogger dostlarımızla birbimize somut birer anımız olsun diye bir hediyeleşme etkinliği yapmaya karar verdim.Bir iki Blogger dostumdan da olumlu dönüş alınca start vermeye karar verdim.

Yapılacaklar çok basit, katılmak isteyen blogger arkadaşlarımız postun altına yorumlarını bırakırlarsa 25 Aralık ta yapacağım eşleşmeyi ertesi gün açıklayacağım ve birbirimize hediyelerimizi göndereceğiz.Eskiden sınıflarımızda yaptığımız Yılbaşı çekilişleri gibi.Geçen senelerde bende katılmıştım böyle bir etkinliğe ve çok mutlu olmuştum kendi adıma.Tabi ki beni takip ediyor oluşunuzu ve Post'u G+ yapmanızı hatırlatmama gerek yok ;)

Konsept olarak  Yılbaşı konseptindeyiz ve herkesin bütçesine uymasını istediğimden hediye konusunu sınırlandırmak istiyorum hem kimsenin kimseye hakkı geçmesin hemde herkes mutlu olsun amaç. Yani uzun lafın kısası Yılbaşı konsepti çerçevesinde 1 Kupa, 1 çikolata ve 1 de kozmetik ürünü şeklinde sınırlandırmak istiyorum.Kozmetik ürünü olarak bu işin sınırı olmadığından herkes kendi bütçesine ve arzusuna göre dilediği şekilde değerlendirebilir. Dileyen eşleşmesine göre istediği hediyeyi, notu içinden geleni ekleyebilir.


Konuyla ilgili söylemem gereken bir şey olmadığını düşünüyorum ancak varsa sorunuz zevkle yanıtlayabilirim. Umarım bol katılımlı ve bol hediyeli bir etkinliğimiz olur herkes mutlu olur.

Sevgiler...
Devamını Oku »

28 Kasım 2017 Salı

Cennetin Bir' İNCİ günü

28 Kasım 2017 Salı
Nasıl başlasam anlatmaya neler söylesem diye kitap bittiğinden beri düşünüyorum. Süreyya ve İnci'nin hikayesinden bahsediyorum. Kitap çıkartığını duyunca ön siparişle hemen aldım kitabı ve çok kısa zamanda elimde oldu. Öncelikle şunu söyleyeyim ki Süreyya'nın İnciden önce yaşadıkları, hissettikleri, İrem bana çok tanıdık gelen ve benzer hikayelerimizin olduğunu gösterdi.Tabi bir çok yerinde konuşsana kızım Süreyya diye içim içimi yedi ben o kadar sessiz kalamazdım bir çok şeye.

Sonrasında o çok kıymetli mücevherini boynuna taktığında Süreyya Doktorun Down Sendromlu olduğunu biliyor muydunuz sözüne, Bebeğinizi almak zorundayız ile başlayan bizim hikayemizde de bir çok şeyin benzer olduğunu gördüm.

Kitabı okurken de Masal'a hamile kaldığımda aklımdan geçen korkularım, hamilelikte yapılması gereken testleri yaptırmayışım hepsi geçti gözümün önünden. Yaptırmadım çünkü benim için hiç önemli değildi sonucu ne olur sa olsun benim bebeğimdi beni seçmişti. Süreyya'nın da düşüncelerinin benzerliği, bebeğine sımsıkı sarılışı, sevgisi, merhameti bir çok duygusunu hissetmek çok ama çok keyifliydi.

Okurken bir çok yerinde ne kadar açık sözlüymüş Süreyya, ne kadar dürüst ve ne kadar kompleksizmiş dedim kendi kendime, hayatının bir çok olayını ve duygusunu filtresiz anlatmış. Ben kendi adıma Sürayya'yı ve İnci'yi tanıdığıma çok sevindim. Umarım annesi gibi bir kız olur İnci, nice upuzun sağlıkla geçen bir ömrü olur. İnci Özel bir çocuk ve benim hayatımda da çok özel bir yere oturdu bu kitapla birlikte.

Süreyya'nın amacını, hislerini,  bebeğini büyütürken yaşadığı korkuları, karşılaştığı zorlukları, acımasız insanları, bebeğinin maruz kalabileceğini düşündüğü sıkıntılarını hepsini ve daha fazlasını  kitapta bulabilirsiniz. Bence Süreyya sadece Türkiye de değil  Dünyada amacına ulaşacak.
Keşke İnci yakınımda olabilse de Masalla birlikte büyüse diyorum şimdi İnciye baktıkça.

Gözlerinin içi hep ışıldasın, hep kaybolsun o güzel gözlerin gülerken güzel İnci...

                                   


Sevgiyle...

İnciler nasıl oluşur bilir misiniz?
İçlerine küçük bir kum tanesi kaçtığında istiridyeler bundan büyük rahatsızlık duyar ve kendilerine özgü bir salgı oluşturmaya başlarlar. Bu salgı, küçük kum tanesinin etrafında ipeğimsi bir koza örer. Aradan zaman geçtikçe bu koza sertleşir ve ortaya muhteşem parlaklıkta bir inci çıkar. İşte, Süreyya ile güzeller güzeli kızı İnci’nin hikâyesi de tam olarak böyle başlamıştı.
Tekirdağ’dan Hakkâri’ye uzanan zorlu hayat mücadelesini, günün birinde İnci gibi değerli bir mücevhere sahip olmak uğruna verdiğinden habersiz olan Süreyya, kızını kucağına aldığı o büyük günde doktorun ağzından dökülen sözcüklerle hayatının bir kez daha altüst olduğunu sanmıştı. “Down sendromlu olduğunu biliyor muydunuz?”
Hayır, bilmiyordu… Ama öğrenecek ve herkese istiridyenin içindeki İnci’nin masalını anlatacaktı. +1 kromozom fazla ya da eksik olmanın bir fark yaratmadığını, büyük bir farkındalık yaratarak tüm dünyaya öğretecekti. En önemlisi de İnci’lerin ne kadar güzel güldüğünü ve koskoca evrende evlat kokusuyla yarışabilecek başka hiçbir koku olmadığını gösterecekti yüz binlere…
Cennetin Bir’İnci Günü, bir annenin istiridyenin içindeki inci misali küllerinden yeniden doğuşunun masalını anlatırken, evlat sevgisinin ötesinde hiçbir gücün olmadığını bizlere bir kez daha hatırlatıyor. Ve İnci’nin ışığı, her sayfada yürekleri biraz daha aydınlatıyor.

(Tanıtım bülteninden)




Devamını Oku »

24 Kasım 2017 Cuma

BLACK FRIDAY'DA SİBER SALDIRGANLARA DİKKAT

24 Kasım 2017 Cuma
Aslında uzun zamandır yazmak istediğim bir yazıydı ancak geçen hafta yazdığım yazımı Black Friday'e saklamayı tercih ettim.

Özellikle biz kadınların heyecanla beklediği, gaza gelip gerekmediği halde hatta belki de evde aynısından olduğu halde deli gibi alışveriş yaptığımız o malum günde dikkatinizi çekmek istediğim başka bir konu var.

Black friday 'de Siber Saldırganların % 80  arttığını biliyor muydunuz ?  Bu güne özel kurulmuş 32.000 'den fazla Sahte Black Friday uygulaması olduğunu peki?

Bu uygulamaların amacı kullanıcıları aldatmak, alışveriş yapan kişinin kredi kartı bilgilerine erişmek, Facebook ve Gmail oturum açma bilgilerini ele geçirmek ve kötü amaçlı yazılımlar indirmek gibi bir çok tehdidi barındırıyor. Daha da kötüsü bu uygulamar App Store ve Google Play gibi resmi uygulama mağazalarında yer alıyor.Yani uygulama mağazasından aldıklarımız da da büyük sıkıntılar var buda başka bir konu ki nasıl orada bulunabiliyorlar?

Her zaman olduğu gibi insanların zaaflarından veya boşluklarından yararlanmak isteyen bir çok kişi veya kuruluş mevcut. Peki Siber saldırılardan ve dolandırıcılardan korunmak için ne yapmalıyız.Esasen sadece bugüne özel değil her İnternet alışverişinde geçerli kuralları Global güvenlik yazılımları şirketi Bitdefender Antivürüs, bilgisayarlarımız ve akıllı telefonlar ile güvenli alışveriş için önemli ipuçları paylaştı.İşte bu ipuçları biz teknoloji çağı insanları için önemli hadi buyurun bir bakalım;

1. Sahte uygulamalardan korunmak için mağazanın web sitesini ziyaret ederek uygulamaya bağlantı verip vermediğine bakın. Sahte Black Friday uygulamalarından korunmanın en kolay yolu, mobil tarayıcınızdan mağazanın resmi web sitesine giderek uygulamaya bağlantı verip vermediğini kontrol etmektir. Birçok mobil tarayıcı, eğer bir web sitesinin halihazırda bir uygulaması varsa, üst veya alt kısımda sayfayı uygulamada açmak isteyip istemediğinizi soran bir mesaj verir.


2. Black Friday temalı içeriklere hemen kanmayın, gelen maillerin adresini ve doğruluğunu kontrol edin. Kötü niyetli kişilerin göndereceği linklere tıkladığınız anda tüm kişisel bilgileriniz dolandırıcıların eline kolayca geçebilir. İyi niyetli gibi gözüken e-postaların arkasında da kötü planların olabileceğinden şüphe edin. Düşünmeden gireceğiniz linkler sizi virüs bulaştıran sitelerin avı haline getirebilir.


3. Abartılı kampanya, indirim ve hediye tekliflere itibar etmeyin, güvensiz ağlar üzerinden sahte satın almalara yönlendirebilecek linklerden uzak durun. Eğer gördüğünüz bir kampanya gerçek olamayacak kadar cazipse, büyük bir olasılıkla gerçek değildir. Kampanyanın gerçek olduğunu düşünüyorsanız yeni bir tarayıcı açarak web sitesinin adresini doğrudan bu adres çubuğuna yazın. Doğrudan marka tarafından duyurulan fırsatlara güvenin. Her ne olursa olsun online alışverişiniz için mutlaka düşük bakiyeli bir sanal kart kullanın.


4. Bildiğiniz ve güvendiğiniz adreslerden alışveriş yapın. Daha önce denediğiniz ve memnun kaldığınız yada kendini kanıtlamış online alışveriş sitelerinden alışveriş yapın. Alışveriş yaptığınız sitenin SSL sertifikası kullandığından emin olun. Güvenli ve şifrelenmiş bir web sitesi adresi HTTP ile değil, HTTPS ile başlar ve adres çubuğunda kilit simgesi görünür.


5. Verdiğiniz bilgilere dikkat edin. Alışveriş yaptığınız site siparişiniz için gerekli bilgiler dışında çok daha fazla soru soruyorsa, bu özel soruları cevaplamayın ve alışverişinizi sonlandırın. Bazı kötü amaçlı yazılımlar, çevrimiçi formlara satır ekleyerek siber suçluların özel bilgilerinizi çalmasına neden olabilir.


6. Ücretsiz ve halka açık Wi-Fi erişim noktalarından uzak durun. Siber saldırganlar tarafından kontrol edilen ücretsiz bir Wi-Fi ağına bağlandığınızda cihazınızdaki kritik bilgileri farkında olmadan dolandırıcılara kaptırabilirsiniz. Eğer evinizin internetine bağlı değilseniz ve online bir işlem yapmanız gerekiyorsa, mobil veri ağınızı kullanın. Eğer bir Wi-Fi ağına bağlanmak zorundaysanız, mobil güvenlik çözümü içeren bir VPN ile bağlantı kurduğuna emin olun.



7. Verilerinizi yedekleyin. Bilgisayarınızın virüs saldırısı sonucunda çökmesi gibi tehlike durumlarında veri kaybını önlemek için, bilgilerinizi düzenli bir şekilde yedeklemeyi unutmayın.


8. Hesap özetlerini ve kredi kartı ekstrelerini kontrol edin. Online alışveriş yaptıktan sonra hesap özetinde yada kredi kartı ekstresinde şüpheli bir harcama görürseniz hemen bankanızla iletişime geçin.


9. İşletim sisteminizin ve antivirüs yazılımınızın güncel olduğundan emin olun. Güncellemeler sizi dolandırıcılığa ve zararlı yazılımlara karşı koruyacaktır. Bilgisayarınızı fırsat buldukça olası virüs bulaşmalarına karşı tarayın.



10. Bilinen, ödüllü ve kapsamlı bir güvenlik çözümü kullanın. Tek seferde Windows, Mac OS ve Android cihazlarınızı korumak istiyorsanız, Bitdefender Total Security Multi-Device 2018 sizin için mükemmel seçimdir. Bitdefender Total Security Multi-Device 2018 ürünü, en gelişmiş zararlı yazılımlara karşı bile zırhlı koruma sağlar ve birden fazla platformda bulunan cihazlarınızdaki kişisel verilerinizi sistem performansını düşürmeden korumak için tasarlanmış özelliklere sahiptir.


İşte sevgili okur yapmamız gerekenler aslında çok basit ancak, yararlı şeyler.Benden size tavsiye Black Friday'de siber saldırganlardan korunmak için  her zaman kinden daha dikkatli olmalıyız. Sizce de öyle değil mi ?


Devamını Oku »

23 Kasım 2017 Perşembe

Blog Keşif Etkinliği

23 Kasım 2017 Perşembe
                                     
Herkese Merhabalar,

Bildiğiniz üzere bir var bir yok karabatak gibi bir yaz dönemi geçirdi sevgili bloğum. Geçenlerde bir Blog keşfine çıktım ki ne bloglar açılmış, kimler neler yazmış , ben neler kaçırmışım gözlerime inanamadım.Yeni yıla girmeye hazırlandığımız şu günler de de dedim ki bir toparlanayım, kimler neler yapıyorlar, eski dostlardan kimler var bir görelim diyerek bu etkinliği başlattım.

Tek yapmanız gereken Bloğumu İzleyicilerden ve GFC 'den takip etmek, ve en önemlisi g+ yapmanız. Yorum olarak blog isminizi ve yazdığınız konuyu bana bildirmenizi de rica ediyorum ki postu güncelleyip listemi hazırlayayım. Bir sürü yeni dost tanımak için sabırsızlıkla bekliyorum.


                                       


KİŞİSEL - LİFE STYLE - YAŞAM BLOGLARI

-ELİF TOBUR  www.eliftobur.com

-KUCUK DOKUNUSLARLA HAYAThttp://kucukdokunuslarlahayat.blogspot.com.tr/

-KELİMELERİM VAR www.kelimelerimvar.com

KIRIK ŞEMSİYE www.kiriksemsiye.com

İDİLOB www.idilob.com

SOSYAL MEDYA KAFE www.sosyalmedyakafe.com

TUURULZ  tuurulz.com

-BEYDA'NIN KİTAPLIĞI https://beydaninkitapligi.blogspot.com.tr/

HAYATA GENÇ BAKIŞ http://hayatagencbakis.blogspot.com.tr/

-ANNESİNİN PRENSESİ https://esilammm.blogspot.com.tr/

-ŞEYDA'NIN GÜNLÜĞÜ  www.seydaningunlugu.com

-BUGÜNÜN NOTU http://bugununnotu.blogspot.com.tr/

PİANİST https://gulmekicinagla.blogspot.com.tr/

- EFSANIN GÜNCESİ http://efsaninguncesi.blogspot.com.tr/

- ESRA TAKIM https://esratakim.blogspot.com.tr/

- RUHUNA RENK KAT www.ruhunarenkkat.com

- BLOGDA YAZAR http://blogdayazar.blogspot.com.tr/

- DOĞAL YOLLAR  www.dogalyollar.com

- KELEBEK ETKİSİ http://kelebeketkisi39.blogspot.com.tr/

- PRİSMATİC http://prismaticdiaries.blogspot.com.tr/

- SAADET SEZER https://sezersadet.blogspot.com.tr/

- THE SAGLAM'S http://thesaglams.blogspot.com.tr/

- HERTELDENŞEF http://herteldensef.blogspot.com.tr/

- GÜZEL VE KÜLTÜRLÜ  www.guzelvekulturlu.com

- DELİ KIZIN BOHÇASI https://delikizinbohcs.blogspot.com.tr/

- HAYAT CIVILTISI http://hayatciviltisi.blogspot.com.tr/

- ERTELEMEK YOK ETMEKTİR https://buyuklutuf.blogspot.com.tr/

- ARİF ÖZTÜRK https://arifozturkk.blogspot.com/

- BLOGRUZ  www.blogruz.com

- RUHSA'DAN İNCELER https://ruhsa.blogspot.com.tr/

- MOBİL MERKEZİM https://mobilmerkezim.blogspot.com.tr/

- HAVADAN SUDAN http://rabia-serteli.blogspot.com.tr/

- ARADA SAÇMALAMAK LAZIM https://aradasacmalamaklazim.blogspot.com.tr/

- BİR FİLM İZLEYELİM Mİ https://birfilmizleyelimmi.blogspot.com.tr/





EDEBİYAT BLOGLARI 

MAVİ VE EDEBİYAT http://maviveedebiyat.blogspot.com.tr/

KİTAP GÜNEŞİM https://kitapgunesim.blogspot.com.tr/

- FİLM AVCISI https://sonfilmavcisi.blogspot.com.tr/

- OKUDUĞUM KİTAPLAR https://kitapokurum.blogspot.com.tr/

- BURASI HAYAL KAHVESİ http://burasihayalkahvesi.blogspot.com.tr/




GÜZELLİK - KİŞİSEL BAKIM - SAĞLIKLI YAŞAM - MODA BLOGLARI 

KADINA DAİR HERŞEY  http://kucukdokunuslarlaguzellik.blogspot.com.tr/

-CANSU YILDIZ http://thecansuyildiz.blogspot.com.tr/

-AY BAYAN KUAFORU https://aybayankuaforu.blogspot.com.tr/

YELİZ'İN KEŞİFLERİ www.yelizinkesifleri.com

- FULL IN BLOG http://fullinblog.blogspot.com.tr/

-CİLT VE MAKYAJ BAKIMIM http://ciltvemakyajbakimim.blogspot.com.tr/

- BEAUTY BY GİZZY www.beautybygizzy.com

- MARY'S LİFE www.maryslife.net

- DERYA'NIN SPOR GÜNLÜĞÜ www.deryaninsporgunlugu.com

DERİAS WORLD https://deriasworld.blogspot.com.tr/




GEZİ BLOGLARI 

- KUŞLARIN İZİNDE www.kuslarinizinde.com





Devamını Oku »

22 Kasım 2017 Çarşamba

Saklama Rehberi

22 Kasım 2017 Çarşamba
                                          
Besinlerin kullanım ömrünü nasıl uzatabileceğinizi biliyor musunuz? Peki ya onları ne kadar uzun bir süre boyunca saklayabileceğinizi? Eğer siz de benim gibiyseniz, birkaç temel gıda dışındaki hiçbir besin için net bir fikriniz olmadığına eminim. En basitinden, sizce elma ne kadar bir süre saklanabilir? Lezzetini, sertliğini ve tazeliğini yitirmemesi için ne yapmak gerekir? Oturup her besin maddesi için internette araştırma yapmanıza gerek yok: http://saklamarehberi.com, tüm bu bilgilere tek bir kaynaktan ulaşmanızı sağlıyor.

Türkiye’nin ilk ve en büyük derin dondurucu üreticisi olan Uğur Soğutma tarafından hazırlanan (ve tamamen ücretsiz şekilde kullanılabilen) sitede; hamur işleri, süt ürünleri, meyveler, sebzeler ve et ürünleri ile ilgili merak ettiğiniz her bilgi yer alıyor. İlk olarak, tüm bu besinlerin ideal kullanım sürelerinin ne olduğunu, daha sonra da bu kullanım süresini nasıl uzatabileceğinizi öğreniyorsunuz. Tahmin edebileceğiniz gibi, derin dondurucu kullanmak tüm gıda maddelerin daha uzun süre dayanmasını sağlıyor. Ancak, örneğin karidesi derin dondurucuda saklayabilir misiniz? Peki ya yazın aldığınız, lezzetli ve sulu bir karpuzu derin dondurucuya koyup, kışın yiyebilir misiniz? Tüm bu soruların ve çok daha fazlasının cevaplarını Saklama Rehberi web sitesinde kolayca bulabiliyorsunuz. Hepsi bu kadar değil: Sitenin “Alternatif Bilgiler” bölümünde, evde kolayca hazırlayabileceğiniz birbirinden lezzetli tarifler yer alıyor. Evde nasıl mocha yapabileceğimi, meyvelerin kararmasını nasıl önleyebileceğimi, hatta unsuz kekin nasıl yapılacağını bile öğrendim. Laf aramızda, kot pantolonların derin dondurucuda temizlenebileceğinin de haberdar oldum! (Kotu fırçaladıktan sonra bir poşete koyup derin dondurucuda 1 gün boyunca bekletiyorsunuz.  Şaşırtıcı, değil mi?)

Türkiye’nin ilk gıda saklama rehberi olan http://saklamarehberi.com, beni şaşırtacak ölçüde bir içeriğe sahip ve her birini okumaktan büyük keyif aldım. Eğer sizin de bir derin dondurucunuz varsa, bu siteyi muhakkak ziyaret etmelisiniz. Derin dondurucunuz yoksa bile gıdaları nasıl daha sağlıklı tüketebileceğinizi, ne kadar uzun bir süre boyunca saklayabileceğinizi ve basit, pratik, lezzetli tarifler ile ipuçlarını Saklama Rehberi web sitesinden öğrenebilirsiniz.
Bir boomads advertorial içeriğidir.
Devamını Oku »

20 Kasım 2017 Pazartesi

Her Şeyin Başı Merkür

20 Kasım 2017 Pazartesi

Hayat mottosu ''Kimse Sanmasın Kendini Hint Kumaşı bir gün gelir biri vurur makası'' olan Elif Akay'ın  iş hayatına kafa üstü çakılışını anlatan, eğlenceli, muzip,komik ve güzel vakit geçire bilmenizi sağlayan uzun zamandır okuduğum en zekice yazılmış kitap.

Ayşe Balıbey Tanıl yani Ayşenin Bavulu olarak ta tanıyanlarınız olabilir Türkiye'nin ilk ve şuanda tek Astrolojik Komedi Romanını çıkarttı. Ben okurken çok eğlendim ve çokta güldüm.


Aslandan, kaplandan hiç anlamadan ortadoğu savaş muhabiri olmayı hayal edipte uyuz yayın yönetmeni tarafından gazetenin Burç bölümüne konan zekice planlarıyla ve ortağı optikle ortalığı kasıp kavuran Elif benim gönlümü fethetti.

Eğlencelik, yüzünüzü gülümseten tatlı bir kitap okumak isterseniz mutlaka bir bakın derim. Tanıtım bültenide aşağıda hadi bir bakın...

Keyifli okumalar ;)

“Çilemse çekerim, kaderimse gülerim” Merhaba! Söğütlüçeşme metrobüs durağından Elif Akay ben. Çiçeği burnunda bir gazete çalışanıyım. Ofiste sandalye yerine tabure, bilgisayar yerine hesap makinesi verdiler elime, o derece seviliyorum. Kurumsal bir beyaz yakalı gibi giyinmeyi asla beceremiyorum, belden sıkmalı balon eteğim ve gülleci vücudumda azap çeken karpuz kollu gömleğimle tam bir patatese benziyorum. Ama olsun, gazeteciyim ben. Hem de göğü delen plazaların birinde! Çalışma arkadaşlarımın en sevdiği atasözü: Kahve içmeden ayılamıyorum! Neden? Çünkü kendileri Brezilya göçmeni! Kütüğünü sorsan Kars’tır, Çorum’dur; iki göbek ötede nenesi sabah namazından sonra ekmek pişiriyordur ama o kahvesiz ayılamaz! Gidip canımı dişime takıp Gazetecilik okudum, hem de okulu ikincilikle bitirdim. Prestijli bir gazetede Ortadoğu muhabiri olup haki çantamla Maliki, Talabani, Gulyabani’yle röportaj yapacağımı sanırken kendimi Astroloji köşesi yazarken buldum. Üstelik yıllarca gazetenin burç köşesini yere serip salça ekmek yemişim, ne aslanı bilirim ne kaplanı. Zalim genel yayın yönetmenim ve onun yalaka sağ kolu ise kara bahtıma kör talihime tüy dikti. Ama ben de Elif Akay’sam bu iş burada bitmez. Kimse sanmasın kendini Hint kumaşı, bir gün gelir biri vurur makası!
(Tanıtım Bülteninden)
Devamını Oku »

17 Kasım 2017 Cuma

17 Kasım Prematüre Farkındalık Haftası

17 Kasım 2017 Cuma

Türkiye 'de doğan her 10 bebekten 1'i Dünyaya Prematüre olarak geliyor ve hayata tutunmak için özel bir bakıma ihtiyaç duyuyor. Gözlerinizin önünde minicik bir kahraman kocaman bir savaş veriyor ve sizde bir prematüre annesi olarak o andan itibaren savaşçı bir anne oluyorsunuz.


Savaşmak, sabretmek, direnmek, beklemek, zaman hayatınızda ki en önemli kavramlar oluveriyor. Çünkü söz konusu canınız, canınızın bir parçası oluyor.İşte bende o minik savaşçılardan birinin annesiyim.28 haftalık ,1010 gr doğmuş bir pet şişe kadar boyu olan Masal 'ın annesiyim.

Biz prematüre anneleri çocuğumuzun gelişimi ve hastane süreciyle ilgilenirken bir de maalesef ki çevremizdeki insanların anlamsız soruları ve eleştirileri ile uğraşıyoruz.Biliyorsunuz işte her annenin başına gelen o sorular dan bahsediyorum. Emiyor mu? yada daha büyüdüğünde ne kadar emdi vah vah vah o kadarcık mı emdi, mama mı verdin, sütün gelsin diye uğraşmadın mı? Biraz daha büyüdüğünde ne kadar zayıf, neden yürümüyor, neden konuşmuyor, aaaa onu yiyemiyor mu?Yaşıtlarını ne zaman yakalayacak gibi gibi....

Ben artık zamanla bu soruların ve eleştirilerin beni etkilememesi gerektiğini, cevap vermemeyi, duymamayı öğrendim.Ama unutmadığım bir şey var ki bu sorular ve eleştiriler kalbimde tarifi olmayan kırıklara yol açtı.Benim bebeğim hasta değil, (ki hasta da olsa benim bebeğim) sadece erken doğdu, düşük doğum ağırlığıyla dünya ya geldi ve yaşıtlarından geride takip ediyor. Ha ileri de yaşıtlarını yakalar yada yakalayamaz hiç önemli değil. Benim yanım da ya nefes alıyor ya gerisi hiç te zannettiğiniz kadar önemli değil.

Ben ona bir kerecik dokunabilmek için 51 gün, sağma makinesi yerine bebeğimi emzirebilmek için 55 gün, alıp evime getirebilmek, kokusunu odama, ciğerlerime doldurabilmek için tam 65 gün bekledim.Sonrasında türlü doktor sıralarında hastane koridorlarında doktorların ağzından her şey normal cümlesini duyabilmek için haftalar, aylar, yıllar verdim.

İlk gülümsemesini, ilk kelimesini, ilk adımını, ilk boynuma sarılışını, ilk kahkahasını, ilk öpücüğünü, ilk cümlesini, ilk anne deyişini ve daha bir sürü ilkini normal annelerden çok zaman sonra yaşamanın ne demek olduğunu çok iyi biliyorum.

Dışarıdan bakıldığında genelde herkesin ve hatta bazı doktorların bile eleştirdiği korumacı tavrım, birbirimize bağlılığımız hepsi bu yüzden. Ben evladını doğurduğu andan itibaren evlat kaybetme korkusunu iliklerine kadar yaşamış, onu makinelere bağlı sevmeyi öğrenmiş, koluna, bacağına ve hatta kafasına açılmış damar yollarını gördükçe kahrolmuş, onun canının acıdığını düşündükçe aklını kaybetmenin sınırından dönmüş bir anneyim.

Öyle sizin uzaktan baktığınız kadar kolay değil yaşadıklarım.Saatlerce, sayfalarca anlatsam anlayamazsınız yaşadıklarımı. Ne yaşadıklarımın, ne hissettiklerimin, acılarımın tarifinin karşılığı kelime yok benim haznemde. Demem o ki prematüre deyip geçtiğiniz, farkındalığına dikkat çektiğiniz o bir haftada değil, ömür boyunca yaşayacağımız tüm zorlukların, güzelliklerin, fedakarlıkların adı bizim için prematüre....

Sevgiyle...
Devamını Oku »