24 Ağustos 2017 Perşembe

13 Ağustos Yalova Blogger Buluşması Gıda sponsorlarımız

24 Ağustos 2017 Perşembe

Bir kaç post önceki yazımda da ( tık tık )  bahsettiğim üzere süper bir gün geçirdiğimiz Ramada Yalova Otel 'de gerçekleşen Yalova Blogger Buluşmamızın şimdi geldik sponsorlar bölümüne. Bahsedip bahsetmediğimi hatırlamıyorum ama tam tamına 59  Sponsor lu bir etkinlik gerçekleştirdik.Tahmin edersiniz ki bir yazıda hepsini anlatmak sizi de beni de yorar o yüzden bugün sizlere bize sponsor olan Gıda firmalarından bahsedeceğim.


Öncelikle bizi kırmayıp etkinliğe katılan, yanımızda olan tüm sponsor firmalara bir kez daha teşekkür ediyorum.

Etkinliğimizin en bonkör sponsoru olan Mutlu Makarna her birimize birer koli makarna gönderdi.Kargocu arkadaşlar bile market mi açıyorsun abla hayırdır diyerek teslim ettiler kolileri. Makarnayı çok fazla tüketen biri olmasam da hepsi ile farklı sunumlar hazırlamak için sabırsızlanıyorum.Yakında Yemek tarifleri köşesiyle sizlerle olacağım :)


Bir diğer sponsorumuz Mutluluk denince akla hepimizin aklına gelen meşhur şarkısı ile çocukluğumuza damga vuran, benimde atıştırmalık tüketimim de büyük yeri olan ETİ idi.Her birimiz için yeni çıkartığı ürünlerden oluşan bir paket yolladılar.


Bildiğiniz üzere şuanda en popüler olan gıdaların başında gelen organik gıdalar hepimizin tercihi ve tavsiyesi. Yine etkinliğimizde bizlerle olan GRUNN organikte bizler için organik Fındık ezmesinden yolladı.Katılan tüm arkadaşlarımın hemencecik bitirdiği yenilerini sipariş verdiği ürünü bende bu pazar kahvaltısına saklıyorum. Teşekkürler Grunn :)


Buradan da sosyal medyadan da hatta özel hayatımda da sürekli bahsettiğim malumunuz bir diyet hikayem var. Yakın zamanda büyük bir başarıyla verdiğim 14 kilo zaferimin içinde sabah kahvaltılarında severek kullandığım FORA ZEYTİN etkinliğimizde Fit Fora zeytinle bizler leydi.
Kendilerine bizleri kırmadıkları için çok teşekkür ederiz.


Etkinliklerin hemen hemen hepsinde yer alan Dr.Ouetker de 4 farklı ürünü ile aramızdaydı o gün. Oldum olası tatlının her şekline aşık biri olarak beni en mutlu eden sponsorumuzdu kendileri.
Hepsini ayrı ayrı deneyip ballandıra ballandıra anlatacağım:)


98 den beri sofralarımızda olan YAYLA BAKLİYAT 'ta etkinliğimizin sponsorlarından biriydi. Her birimiz için Karışık sebzeli, Chialı, Kinoalı Bulgur çeşitlerinden göndermişler. En yakın zamanda sofralarım da yer alacaklar. Teşekkürler Yayla Bakliyat.


Daha önce yazılarımda bahsettiğim, kızımda güvenle kullandığım HÜNNAP etkinliğimizde de bizleri yalnız bırakmayan firmalarımızdan dı. Çok detaylı bir yazıyla kendilerini anlattığım yazım içinde bir Tık ;)


Etkinlik gününe kadar çok merak ettiğim diğer bir firmamızda BEEO arı ürünleriydi.
BEEO Arı ürünleri İTÜ Arı Teknokent firmasının bir ürünü.Ödüllü Propolis ten tutunda bir çok üründe ve alanda ödülleri olan bir firma. Kendilerine hem etkinliğimize sunumları ile katılımlarından dolayı hemde bizlere verdikleri hediyelerinden dolayı çok teşekkür ederiz. Beeo arı ürünleri için sizlerle ayrıntılı bir yazı paylaşıyor olacağım  :)



Daha önce deneme fırsatı bulamadığım ama bir çok alanda kullanımı olan ve benimde yakın zamanda yapmak istediğim makaronlarım için tam da ihtiyacım olan üründe sevgili sponsorumuz NATURELKA POWDERS dan geldi. Kendileriyle çok renkli işlerimiz olacak teşekkürler Naturelka:)



Yine çokça adını duyduğum, kitaplarda bile bir çok kez adı geçen AHMAD TEA 'da etkinlik sponsorlarımız arasındaydı. Bu üründe pazar kahvaltısında denenecek, balkon keyfinde bana eşlik edecek ürünlerden bir tanesi.Teşekkürler Ahmad Tea 



Ve bence her diyet yapan yada kilosunu kontrol altında tutan biz kadınlar için gerekli bir çay. (Bu çayla ilgilide kullandıktan sonra sizi detaylı bilgilendireceğim mutlaka) THERALİNE -  Full & Fast yanisi tokluk hissi veren çay. Bana denk gelmesi bir işaret mi bilemiyorum ama iyiye yorup kullanmaya başlıyorum.Teşekkürler Theraline....



Bu kadar yiyeceğin üzerine tabi ki olmazsa olmazımız Türk Kahvemiz de KEF KAHVE 'den geldi.
Kendileri sunum içinde bizlerle olacaklardı ancak yaşadıkları talihsiz bir olay sonucu etkinlikte aramızda olamadılar. Kendilerine hediyelerinden dolayı çok çok teşekkür ediyorum.



Daha önceki postum da paylaştım ancak bu resmi profil resmi yapasım var ki haksız da sayılmam muazzam güzellikte ki cupcakeleri ile bizlerle olan Mutlugün Kurabiyecisi  ne de kocaman teşekkürler.
Ha bu arada Mutlugün Kurabiyecisi Yalova'da Haticupcake  adında bir Cupcake dükkanı açtı.Yalova'ya yolu düşen herkesin mutlaka tadına bakması gereken cupcakeleri var. Ben diyeti bozup bir kaç tanesinin tadına bakmış olabilirim :)



Bizlerle olan, günümüzü renklendiren tüm sponsorlarımıza çok teşekkür ederiz.
Vakit ayırıp okuyan, aman ne okuyacağım deyip geçen herkese de ayrıca  teşekkür ederim.
Seviyorum her birinizi.....

Devamını Oku »

22 Ağustos 2017 Salı

Kullanım Kolaylığı ve Estetik Bir Arada

22 Ağustos 2017 Salı

Derin dondurucuların faydalarını anlatarak zamanınızı almayacağım, uzun süreli gıda depolama için başka bir seçeneğin olmadığını zaten biliyorsunuzdur. Henüz bilmiyorsanız da, bu yılki Kurban Bayramı’nda öğreneceksiniz zira etleriniz buzdolabı içerisinde en fazla bir hafta dayanacak! Yani ister et, isterse de diğer gıdalar için uzun süreli depolama yapmak istiyorsanız, bir derin dondurucu kullanmanız gerekiyor. Bu bakımdan iki seçeneğiniz var: yatay ve dikey derin dondurucu modelleri. Yatay olanlar bir sandığı andırıyor ve kapakları üst kısımda yer alıyor. Dikey olanlar ise aynı bir buzdolabı gibi: Kapakları ön kısımlarında bulunuyor ve (isminden de tahmin edebileceğiniz gibi) dik şekilde kullanılıyorlar. Ben, tercihimi dikey derin dondurucu modellerinden, hatta daha net söyleyecek olursak, UED 5170 DTK A++ modelinden yana kullandım.

                                                               

Neden derseniz, her şeyden önce Uğur Soğutma markası güven veriyor. 60 yılı aşkın bir süredir derin dondurucu üretiyorlar ve bu nedenle benzersiz bir uzmanlıkları bulunuyor. Unutmayın, bu cihazları on yıllar boyunca kullanmak için alıyorsunuz ve he sağlamlıkları, hem de servis ağlarının yaygınlığı önem taşıyor. Uğur Soğutma, her iki bakımdan da beklentilerimi fazlasıyla karşılıyor. Gelelim tasarıma: UED 5170 DTK A++, dikey bir derin dondurucu modeli. Ben bu tasarımı seviyorum zira kullanması daha pratik geliyor: Aynı bir buzdolabı gibi rahatça kullanabiliyor, hatta buzdolabının yanına koyarak uyumlu ve estetik bir görünüm elde edebiliyorsunuz (ben öyle yaptım, tavsiye ederim). 

UED 5170 DTK A++ yalnızca 46 kilo, yani kimseyi çağırmama gerek kalmadan bir köşeden diğerine kolayca taşıyabiliyorum. İç hacmi 170 litre, sadece benim değil, komşularımın gıdalarını bile depolamaya yetiyor! A ++ enerji sınıfında olduğu için, neredeyse hiç elektrik harcamıyor. En sevdiğim özelliği de, elektrik kesintilerinde bile içindekileri 15 saat boyunca korumaya devam edebilmesi oldu. Sık sık kesinti yaşanan bir yerde oturuyorsanız, emin olun bu özellik çok işinize yarayacak. Satın almak için https://satis.ugur.com.tr/item/ued-5170-dtk-a/100028 adresini kullanmanızı tavsiye ederim, peşin fiyatına 12 taksit yaptırarak kredi kartınızla alabiliyorsunuz. Geniş iç hacimli, dayanıklı, pratik ve uygun fiyatlı bir derin dondurucu arıyorsanız, UED 5170 DTK A++ modelini gönül rahatlığı ile tavsiye ediyorum.

                                     

Bir boomads advertorial içeriğidir.

Devamını Oku »

19 Ağustos 2017 Cumartesi

Aşkın Büyüsü

19 Ağustos 2017 Cumartesi

Yine yeniden bir Özlem Çorapçı kitabıyla buradayım.Serinin son kitabı Aşkın Büyüsü. Serinin tüm kitaplarının içinde var olan Güzel ve bir o kadar da sinir bozucu Hande'nin hikayesi bizlerle.

Hande tüm kitaplarda özellikle Canım Azra 'nın hikayesinde kötü kalpli ama sonradan Azra ile buzları eriten sonrasında feci bir vefatla hepimizi kahreden bir kadın.

Handenin nasıl güzel ve naif bir karakterden bu kadar hırslı ve acımasız bir karaktere dönüştüğünü okuduğumda inanılmaz şaşırdım. Neler de yaşamış hande gerçekten çok üzüldüm.

Çok spoiler vermek istemiyorum aslında kitap yorumlarında ama inanın okumaktan pişman olmayacağınız güzellikte tüm seri ben elimden bırakamadan heyecanla okudum hepsini.

Kerem ve Handenin başlarda sıkıntılı başlayan ama sonrasında deli gibi aşık bir adam ve kadının hikayesinde kaybolmaya çağırıyorum sizi.

Aşkın büyüsü kitabında birde ismini diğer kitaplarda sıkça duyduğumuz ancak tam olarak hikayesini anlayamadığımız İpek ve Kara kedi Defne Kara'nın olayını da iyice anlayabiliyoruz.


Aşağıya Tanıtım bültenini de bırakıp, sevgilerimi yolluyorum sizlere...


Aşkla Seven Adamlar! Seri tehlikeli sarışın Hande ve buz adam Kerem’in tutkulu aşkı ile kaldığı yerden devam ediyor. "Aşk bazen nefrettir ama nefretini bile seversin." Hiçbir şeye benzemez aşkın acısı. Tepeden tırnağa ruhun değişir. Nefret köklerini sinsice kalbine salarken intikam gülleri filizlenmeye başlar. Simsiyah güller... Dikenleri sert, acı dolu ve tehlikeli güller... Tıpkı Hande Çakır gibi; cezbedici, büyüleyici, acımasız, tehlikeli... Ruhunu aşka teslim ettiği gecenin sabahında dönüşü olmayan bir intikam büyüsüne karar verdi. Pişmanlık, aşkın en güzel intikamıdır. Ruhunun her bir zerresini yakar, kavurur. Kalbinin infazını verir. Aşkın büyüsünde yanar, kor olursun. Kerem Salman -buz adam- aşkın büyüsü tüm ruhunu ele geçirdiğinde anlamıştı, bir saman alevinin bir ömür boyu ruhunu kavuran pişmanlığı olacağını. Aşkın Büyüsü; intikam ve pişmanlığın birbirinde hüküm sürdüğü, karşı konulamaz bir tutkunun hikâyesi. 
Hande ile yanacak, Kerem ile kül olacaksınız. (Tanıtım Bülteninden)
Devamını Oku »

16 Ağustos 2017 Çarşamba

45 Saniye de Kaybolan Hayatlar

16 Ağustos 2017 Çarşamba
45  Saniye de kaybolan, yarım kalan hayatlarla büyüdük biz. Göçük, artçı, enkaz, hasar, akut kelimelerini öğrendik bir gecede. Bir gecede yüzlerce canı kaybedip, yası öğrendik biz. Yalova,depremin en güçlü hissedildiği, belkide en çok yıkımın olduğu belkide en çok hayatın kaybedildiği şehirlerden biriydi.

17 Ağustos 1999 Tarihe en kara gün olarak geçerken, bizim hayatımızda da büyük izler bıraktı. Çok değil 10 - 11  yaşlarındaydım bende. En ufak kardeşim sokaklarda, engebeli bahçelerde yürümeyi öğrendi, bahçede etrafına çarşaflar çekilmiş yerlerde uyuduk gecelerce, orada leğenin içinde yıkanmaya, temizlenmeye çalıştık günlerce.
                                     

Günlerce, haftalarca ORADA KİMSE VAR MI? SESİMİ DUYAN VAR MI ? sözleriyle yankılandı kulaklarımız.Çok acı hikayeler, çok acı sonlar yaşadık, gördük, duyduk biz. Sevdiklerine bir şey olmasın diye onların üstüne kapanan ,evlatlarını kurtarmak için komodine saklayan ana - babalar gördük biz.Yerinden kıpırdayamadan can veren insanlar, kaçmaya bile fırsatı olmamış nice kaybolan hayatlar Hepsi hafızamda hepsi kalbimin bir köşesinde

Ekmek sıralarına, sebze, ilaç dağıtımlarında sıralara girdik. Bütün iş yerleri kapalı, fırınlar kapalı, pazar yeri yok hiç bir şeyin olmadığı bir güne uyandık biz. Hastane desen acil hastalar hastane bahçesinde, daha hafif olanlar hastane yakınlarında top sahasında boylu boyunca yan yana yatırılmış durumda.Okullar hasarlı olduğundan çadırdan sınıflarda, sıralarda 3 kişi oturup ders gördük biz.

Her enkazın başında umutla bekleyenler, acı haberi alıp yıkılan feryat edenler, umudu kaybolup dolu dolu gözlerle dualar edenler. Etrafta sessizlik, herkeste bir umut, acı, gözyaşı daha bir çok duygu vardı o sabah.

Umarım Allah bir daha bizlere böyle büyük acılar, kayıplar yaşatmaz. Rabbım tüm sevdiklerimizi, evlatlarımızı korusun sevgiyle kalın.


Unutmadık, Unutmayacağız....
17.08.1999
03:02

Devamını Oku »

13 Ağustos Yalova Blogger Buluşması

Aylardır uğraştığım(ız) Blogger etkinliğimiz sonunda gerçekleşti. Aylardır diyorum çünkü gerçekten yaklaşık 2,5 ay süren her noktasını düşünmeniz gereken bir olay bu Blogger etkinliği.Bende böyle bir işe girişince anladım.  Önce hangi mekanda olacağı ile  başlayan sonrasında davetli listenizi hazırlamakla devam eden ve en en en zoru sponsor firmalarınızı belirlemek ve iletişime geçmekle son güne kadar devam eden bir olaylar zinciri.
Bitti mi sandınız hayır, sponsor firmalardan gelen kolileri takip etmek, ürünleri tek tek kontrol etmek, onları taşımak, saklamak günü geldiğinde tekrar taşımak, hazırlamak düzenlemek gibi zorlukları da var. Eş zamanlı yapılacak olan işlerimizde var tabi ki görsel tasarımları, yayın zamanları. Misafirlerinizin ulaşımları, geldikleri - gittikleri saatler. Sunuma gelecek firmaların ayarlanması, ikramlarınız diye size daha bir çok konu ve madde sayabilirim. Ama ben çok şanlıydım ki bu işte yanlız değildim. Çok candan, gerçekten çok zor zamanlarında bile bu iş için canla başla çalışan 3 fıstıkla beraberdim. Önce kocaman göbeğiyle sonra da oğluşuyla birlikte bizimle olan kirmizirujumuz, başından sonuna bizi listelere boğan en kıdemlimiz evren ablamız,  ekibin en cadalozu ve etkinlik günü anladık ki en çok konuşanı Berremiz  le birlikte çok sağlam bir ekip olduk.Etkinliğin her köşesinde herkesin bir izinin olması en güzeliydi.

Etkinlikle ilgili her bir detayı  sizlerle paylaşmak istediğimden sanırım bir kaç farklı postta anlatacağım bu serüveni. Ama önce bir kaç teşekkürüm var izninizle onları etmek istiyorum.

Öncelikle başından sonuna bana her konuda destek olan yukarı da saydığım 3 güzel dosta, Sonrasında kendi kendime mekana karar verip ben bu işi burada yapmak istiyorum dediğimde ben hiç kırmayan RAMADA YALOVA sahiplerine ve tüm çalışan arkadaşlara ama en başta her konuda aklıma bir şey geldikçe onu da darladığım en son gün bir rahat ol Esra diye fırça çeken çok sevgili arkadaşım Ramada Yalova Satış Pazarlama  Müdürü UFUK ÖZEN' e sonrasında ofisini Depo olarak kullandığım buna rağmen Ulaşım sponsorluğumuzu üstlenen çok sevgili Patronlarım Hakan & Merva GENÇER 'e. Ben misafirlerimize Yalova 'yı gezdirmek ve Yalova'dan  bir anı olacak hediyeler vermek istiyorum dediğimde hem hediyeleriyle bizi mutlu eden, hemde misafirlerimize birebir eşlik eden  Özel Kalem ve Protokol müdürü  Sn. HÜSEYİN ÇALIŞKAN' a ve tabi ki Yalova Belediye Başkanımız Sayın VEFA SALMAN 'a bir kez daha sizlerin huzurunda da teşekkür ederim. Sizler sayesinde çok güzel bir gün yaşadık.

Gelelim etkinliğin en güzel detaylarına  Anı panomuz, fotoğraf köşemizin mimarları Pınarın Şirin Atölyesi daha etkinliğe haftalar varken bu gördüğünüz tüm çiçekleri elleriyle yapıp inanılmaz güzel bir şekilde kargolayıp bana ulaştırdı. Tabi benim kafamda bir hayal ellerimde çiçeklerimle çalacağım ilk kapı olan Yalova Balon Evi de bu gördüğünüz muazzam tabloyu bana kusursuzca yaşattı. Öncelikle Pınar Hanım'a sonrasında da Münevver Hanım' a bu güzel dizaynı ve masamızdaki hediyeleri için çok  çok teşekkür ederim.


Biri bana bir pasta yaptırmak istiyorum, bir hayalim var benim dediğinde ilk kapısını çaldığım canım ablam Mutlugünkurabiyecisi 'de bütün telaşesinin yanında bizim için ismimize özel Masamızın en güzel ve özel parçası olan bu minik pastacıkları yaptı. Herkes en çok ta ben tadına bayıldık. Sizde hayalinizin pastasını yaptırmak isterseniz adına tık tık :)


 Ve benim en çok kahrımı çeken, son günde bile değişiklikler yaptırdığım canım arkadaşım Sedacım, Belki de sponsor olduğuna pişman oldun :) ama senin görsellerin ile  daha bir güzel oldu bu etkinlik. Sosyal medya da  paylaşılan, etkinlik alanının kapısından, masalarımızda ki masa kartlarına hatta sponsor firmaların paketlerinde bile imzası olan Lir Tasarım 'a da canı gönülden teşekkür ediyorum.

Tabi ki bu işin olmaz sa olmazları etkinliğe değer katan, sosyal medyada paylaşımları, blogların da yazdıkları her şey ile herkese ilham kaynağı, idol olan Blogger arkadaşlarıma da  kocaman teşekkürler. Sizler olmasaydınız biz bu kadar güzel bir gün geçiremezdik.

                           


Yalova Blogger Buluşması'na değer katanlar;



Son teşekkürlerim de öncelikle canım eşime, bu süreçte en çok o yoruldu desem yeridir çünkü bütün kolileri elleriyle taşıdı önce eve sonrasında da etkinlik alanına. Evet çok söylendi falan ama sağ olsun canım Kocam iyi ki var :). Haftanın her günü benimle birlikte uyanıp, bütün bir günü anneannesiyle geçiren canım bebeğim Masal kızımdan ondan bir gün çaldığım için önce özür diliyorum sonrasında da o gün çok akıllı ve uslu durduğu için teşekkür ediyorum ve tabi ki annem hafta da bir gün dinlenebildiğin pazar günün de de yine torununa baktığın için binlerce kez teşekkür de sana ediyorum.

Aşağıya günün en sevdiğim fotoğrafını da bırakıp sizi daha fazla sıkmadan kaçıyorum buralardan. Bir sonraki postta sponsor firmalarla dönene kadar kendinize iyi bakın, bir de beni özleyin :)

                                       
Devamını Oku »

12 Ağustos 2017 Cumartesi

Hoş geldin Ömrüme, İyi ki geldin.

12 Ağustos 2017 Cumartesi
Seni uyuttuktan sonra yanına gelip gelip kokunu içime çekiyorum ben, sen oynarken çaktırmadan tüm hareketlerini mimiklerini beynime kazıyorum ben, yemek yerken, su içerken, elimi tutup ta yürürken, birlikte kahkaha atarken, seni gıdıklamam için türlü cilveler yaparken, seni almaya geldiğim her akşam 'annesiii' diye koşarken sen ben her anını hafızama işliyorum.

Biz bundan 3 sene önce 820 gr başladık bu yolculuğa, Allah bana, bize en büyük mucizesini yaşattı. Doktorların bile hiç umutlu olmadığı, herkesin bana acıyarak baktığı dönemleri sen -  ben - baban birbirimize inanarak, tutunarak atlattık, ve tüm sevenlerimizin dualarıyla.

Şimdi geçmişe bakıyorum da ne zor zamanlar atlattık, kaç kabuslu geceler, günler geçmiş üstünden.Hiç bitmeyecek sandığım saatler yaşadık biz sen kuvözden çıkıp ta evine gelene kadar hayat durmuştu bizim için varsa sen yok sa sen. 




Şimdi sen dolu dolu 3 yaşındasın Bal bebeğim.Dün gece mumlarını üflerken her şey gözümün önünden hızlıca akıp geçti. Rabbime binlerce kez şükürler olsun ki seni bana bağışladı. Bundan sonrasında da Allah bizi birbirimize bağışlasın canım kızım.

İyi ki geldin, hoş geldin ömrüme sefalar getirdin.
İyi ki doğdun Can parçam
İyi ki varsın, iyi ki bizim kızımızsın .....


Devamını Oku »

17 Temmuz 2017 Pazartesi

Gecemin Yıldızı

17 Temmuz 2017 Pazartesi
Özlem Çorapçı kitaplarından bir tanesiyle daha buradayım sevgili okur. Hepinizi, güzel yorumlarınızı çok özledim. Ramazandı, Bayramdı,Yazın gelmesiyle birlikte yoğunlaşan işlerim di derken biraz ayrı kaldım buralardan. Ha birde 13 Ağustos hazırlığım var. Ne şimdi bu 13 Ağustos diyeceksiniz hemen açıklayayım Yalova Blogger etkinliği olur kendileri. Baktım beni kimse etkinliğe çağırmıyor bari kendim yapayım dedim :)  Şaka bir yana etkinlikten sonra sizinle paylaşacak çok şey var kafamda bekleyin görün.

Asıl konumuza dönelim bu ayrı kaldığım dönemde bir sürü yeni kitap okuyup bitirdim öncelikle Aşkla Seven Adamlar Serimi bitirdim. O serinin kitaplarından biri olan Gecemin Yıldızı daha önce okuduğum GENÇ PATRON kitabında Bora ve Azra'nın yakın arkadaşları, GÜN IŞIĞIM kitabındaki Mert 'in annesi ve babasının hikayesi anlatılmakta.

Okurken Aylin 'in ailesine sinir olduğum kadar hiç bir şeye sinir olmadım desem yeridir. Çok bahsetmek istemiyorum aslında kitaptan çünkü sürprizi bol bir kitap sonu hiç beklemediğim şekilde bitmesi de ayrı bir konu.

Kitap baştan sona sıcacık bir aşk romanı okumanızı kesinlikle tavsiye edeceğim güzel bir hikaye.Her zaman ki gibi size bol kitaplı, yeni hikayeli güzel günler diliyorum ve tanıtım bültenini aşağıya bırakıyorum.

Kocaman sevgiler.


"Mutluluk, her zaman çok uzakta değildi. İlla her acı bitmeyecek diye bir kural da yoktu. Bir adam canını acıtırken başka bir adam o acıları dindirebilirdi. Öyle de olmuştu. Tüm acılarım, onca kederim bu adamın kollarında son bulmuştu. Bugün geçmişime baktığımda, tek güzel şeyin Yiğit Ertürk olduğunu görüyordum."

Sevginin bu hayatta aşılamayacak engelleri nasıl aştığının, saf ve masum kalplerin bir araya geldiğinde nasıl mucizeler yaratacağının öyküsüydü Aylin ve Yiğit'in yaşadıkları aşk.

Kötülüğe karşı; inadına sevgi, inadına tutku, inadına güzellik, ama illa da aşk...
(Tanıtım Bülteninden)
Devamını Oku »

7 Haziran 2017 Çarşamba

Vicdan azabı cennetim

7 Haziran 2017 Çarşamba
Bundan 4 yıl önce ''benim gece hayatım bitmez, çocuk anneanneye ben gecelere'' sözü evet bana aitti. Şimdi yazarken bile kahkaha attım resmen....

Ahhh ahhh sevgili okur geçen haftalarda eşim ve arkadaşlar program yaptık gece gezmesine gideceğiz. Mehmet Erdem gelecekmiş bizde severiz sesini gitmeye karar verdik.Gideceğimiz gün gelene kadar hiç bir şey anlamamışım ben meğer akşam oldu ofisten çıkıp direk eve gitme fikri boğazıma bir yumruk bıraktı önce. Arabayla giderken çok zorlandım anneme uğrayıp Masalı alıp konseri iptal edip eve gidesim var o derece. İnanılmaz mutsuz ve huzursuz bir şekilde gittim geceye yolda giderken pedagog'umuzun söyledikleri geçti hep aklımdan hatta nasıl geçtiyse içimden telepatik olduğunu düşünüyorum ki mesaj attı kendileri nasılsınız diye tabi ben depresyona girdim o ara yazdım da yazdım oda beni rahatlattı sağ olsun.


Konsere mi gittim, eziyet çekmeye mi gittim  orası şüpheli ama konserin bitişini bile beklemeden kızıma koştum neyse ki ertesi gün pazardı da doya doya bal pamuğuyla vakit geçirdik.

O akşam eşime de dedim o akşamdan sonra her seferinde kendime de sordum biz sadece anne -  baba olmuşuz artık başka bir vasfımız, eğlencemiz gülecek sebebimiz kalmamış gerçekten de öyle.Bizim Pedagog maceramız da bu nedenle başlamıştı zaten artık çok daha iyi görebiliyorum.


Onu ilk hissettiğimiz anda hatta varlığından haberdar olduktan hemen sonra başlayan bu annelik içgüdüsü, vicdan, sorumluluk, koruma duygusu anne olmamızı sağlayan en önemli şeyler.

Bunu kendimize yapmamalıyız belki de hem çocuklarımızın duygusal gelişimi açısından, hem öz güven sahibi olmaları açısından hepimizin bazen teneffüslere ihtiyacı var. Eşlerimizle baş başa veya kız kıza kendimize, duygularımıza zaman ayırmalıyız. Bunu sık sık kendime hatırlatsam da kendim ile çelişiyorum belki de çalışan bir anne olarak yeterince zaman ayıramadığımdan bütün bu vicdan azabım. Her ne olursa olsun anne olmak dünyanın en güzel şeyi...


Sevgiyle kalın....

Devamını Oku »